CSI ve Dexter gibi
dizilerde suç bilmecelerini çözmek için bilimi kullanarak adalet dünyasını
şekillendiren adli kimyacıların gizemli dünyasını mı merak ediyorsunuz? O zaman
bu fuar tam size göre…
İstanbul, 17-19 Nisan tarihleri arasında, kısa adı analytech olan Analiz&Laboratuvar Teknolojileri, Ekipmanı ve Kimyasalları Fuarı’na ev
sahipliği yapacak. Lütfi Kırdar Konre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleşecek fuara,
adli tıp ve genetik alanında kullanılan kimyasalları üreten ve satışını yapan
firmalar da katılacak. Kriminal dünyasının perde arkasındaki gerçek
kahramanlarla tanışabilir, olayları nasıl aydınlattıklarını sorabilirsiniz.
Sahi adli kimyacılar karanlıkta kalmış ve açıklanamaz olarak
nitelendirilen birçok olayı nasıl çözüyor?
BMS Kimya Genel Müdürü Metin Özer, kuşku dolu dünyanın
kapılarını sizler için araladı:
KİMİN ATEŞ ETTİĞİ NASIL ANLAŞILIR?
Ateşli silahların arkada bıraktığı barut, hem fiziksel hem
kimyasal özellikleri taşıyan parçacık modelleri içerir. Örneğin, barut, kimyasal
reaksiyona yol açan nitrit ve genellikle baryum içerir. Kimyasal reaksiyon,
mikroskopla giysi ve derideki barutu tespit etmek için kullanılır. Ateşli silah
kullanılıp kullanılmadığını tespit etmek için ilk yöntemlerden biri de eli
erimiş parafinle kaplamaktır. Parafin soğumaya bırakılır ve ardında elden
çıkartılır. Barut, deriden parafine geçer ve içinde disfenilamin olduğu için
parafin mavi ya da yeşil renk alır. Fakat bazı yaygın maddeler – idrar gibi-
testin hatalı bir şekilde pozitif çıkmasına yol açabilmektedir.
CİNAYETİ BÖCEKLER ÇÖZEBİLİR Mİ?
Bilinmeyen bir nedenle ölümün ardından kurbanın akciğerleri,
kanı, idrarı, vitreous humor (gözde lens ile retinanın arasında bulunan
jelimsi, renksiz ve ışığı geçiren yapı) ve mide içeriği zehir ya da ilaç izi
bulmak için incelenir. Vücudun etrafında bulunan böcekler de toplanır ve
incelenir. Bunlar da vücuttan ilaç ya da zehirleri absorbe etmiş olabilirler ve
aslında kimi zaman zehir izleri vücuttaki zehir konsantrasyonu tespit
edilebilir sınırlar altına düştüğünde etraftaki böceklerden tespit
edilebilmektedir.
CİNSEL SALDIRILAR BÖYLE AYDINLATILIYOR
Adli biyokimyagerler, saldırı içeren vakalarda vücut
sıvıları üzerine kan tipi ve enzim testleri uygularlar. Çok az bir kan, tükürük
ya da meni (sperm) numunesi elektroforezis ile ayrılabilir ve enzimatik analiz
için kullanılabilir. Tecavüz vakalarında giysi ya da kişi üzerinde bulunan meni
izleri önemli kanıtlardır. Meni bileşimi kişiden kişiye değişiklik gösterir.
Bazı kişiler asit fosfataz gibi enzimler salgılar ve diğer proteinler meni
sıvısında nadiren bulunur ve bu kimyasal maddeler kişilerin meni numunesi için
belirleyici özelliklerdir. Meni mevcudiyeti mikroskobik analiz ile sperm
hücresi tespiti yoluyla ya da prostata özgü antijenler için testin pozitif
çıkmasıyla da tespit edilebilir.
O SIVININ RENGİ MORA DÖNÜŞÜRSE…
Yumuşak yüzeylerde parmak izleri genellikle ışık ya da koyu
renkte toz yardımı ile görünürler, fakat çekler ya da diğer belgelerde
genellikle görünmezler. Görünmeyen parmak izleri genellikle ninhidrin kullanımı
ile görünür hale getirilir. Bu, terin içinde bulunan amino asitle reaksiyona
girer ve rengi mora dönüşür. Parmak izleri ya da diğer izler yüksek güçte lazer
ışığı kullanılarak da görünür hale getirilmektedir. Bazı parmak izleri kimyasal
maddelerle etkileşime sokularak lazer ışığı tutulduğunda parlamaları sağlanır.
Yapıştırıcılarda bulunan Cyanoacrylate ester dumanı parmak izlerini görünür
yapmak için floresan boyalarla kullanılmaktadır.
ADLİ KİMYANIN TARİHİ
Erken Mısır, Yunan ve Roma döneminde zehirler
kullanılmıştır. Demokritus belki de zehirler üstüne çalışma yapan ilk
kimyacıdır ve bulgularından bazılarını Hipokrat ile paylaşmıştır.
Zehirler hem cinayet hem de infaz için kullanılmışlardır.
Filozof Sokrates baldıran otu zehiri içerek ölmeye mahkum edilmişti.
Eski Roma uygarlığının M.Ö. 82’de zehirlenme karşıtı
yasaları vardı. Sistematik ve bilimsel ceza soruşturması geliştirilmeden önce
suçluluk büyük ölçüde özel kanıtlara ve işitilenlere göre belirlenirdi.
Arsenik Roma döneminin en tanınmış zehirlerindendi.
Fransa’nın erken dönemlerinde miras zehiri olarak biliniyordu. 1752’deki Blandy
davası zehir için gerçek kimyasal test yapılan ilk vakadır ve 1836’da
geliştirilen Marsh testi, kurbanın vücudunda arsenik olduğunu bilimsel olarak
gösteren ilk güvenilir analizdir.














