Ressam Dr. Öğretim
Üyesi Nuran Say’ın Sanko Sanat Galerisi’nde 7 Şubat’ta açtığı “Kam, Kadın, Dokuma
Üçlemesi” temalı 16’ncı kişisel resim sergisi 28 Şubat’a kadar
gezilebilecek.
Ankara’daki atölyesinde sanat çalışmalarını sürdüren Dr.
Say, yurtiçi ve yurtdışında Florida, Venedik, Paris, Tiran ve Ürdün’de çok
sayıda karma resim sergisine katıldığını anımsatarak, “Türk kadını olarak kendi
kadın atalarımı resmedip gençlere tanıtmayı görev biliyorum” dedi.
Resim sanatını, içinde doğduğu kültürün değerlerini dünyaya,
kendi toplumuna ve gençlere aktarmak için bir araç olarak gördüğünü anlatan Dr.
Say, “Bu nedenle farklı bir teknik kullanıyorum. Önce ülkemin kadınlarını yağlı
boya, sulu boya ve kara kalem olarak resmediyorum. Sonra onların ürettikleri
dokumalarla ya da ata inançlarıyla bütünleştiriyorum” şeklinde konuştu.
Kadın ataların ürettiği kirkitli dokumaların (halı, kilim,
cicim, zili, susma) tek başına yaşam biçimi ve sanat eseri olduğuna vurgu yapan
Dr. Say, “Daha bilinçli ve gelişmiş toplumlar için anne-baba ile eğitimcilere
büyük görev düşmektedir. Geçmişi bilmeyen toplumlar, gününü yaşayamaz,
geleceğini oluşturamaz. Bu nedenle geleceğimiz olan gençlerimize geçmişimizi
gerek sanat gerekse tarih yoluyla doğru anlatmayı görev bilmeliyiz” ifadelerini
kullandı.
Dr. Say, “Ben bir Türk kadınıyım bundan onur ve gurur
duyuyorum. Kendi kadın atalarımı resmedip gençlere tanıtmayı görev biliyorum”
diyerek sözlerini tamamladı:
Nuran Say’ın 25 eserinin yer aldığı sergi, Sanko Sanat
Galerisi’nde, 28 Şubat’a kadar her gün 10.00 – 22.00 saatleri arasında
gezilebilecek.
Kam, Kadın, Dokuma Üçlemesi
Kam: Türklerin gök tengiri inancına göre, Tengiri tarafından
seçilmiş kişiye verilen isim.
Görevi: Seçilmiş “Kut” luk verilmiş lider ile Tengiri
arasında bilgi taşımak. Kandaş toplulukları bir arada tutmak. Ata ruhlardan
aldığı bilgileri insanlarla paylaşmak.Şifa bilgileri vermek.
Manyak: Kamların ata ruhlardan aldıkları talimatlarla
hazırlayıp dini ritüeller sırasında giydikleri elbise
Dokuma: Türklerin her alanda kullandıkları ürün. Mimari,
duvar resmi, mobilyası, koruyuculuğu temsil eden, yün, keçi kılı, gibi
malzemelerden “ıstar” tezgahında kirkitle sıkıştırılarak elde edilen kullanım
araçları.
Kadın:Türklerde ata, ana saygın kişi.
Kam, Kadın, Dokuma ayrılmaz bir bütün. Anadan kıza aktarılan
sözlü bilgi, tekrar edilerek üretilen dokumalar.
Nuran Say
Kastamonu’da 1957 yılında dünyaya gelen Say, 1986-1987
İstanbul Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil Ana Sanat
Dalından mezun oldu. 1987-1988 öğretim yılında Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim
Fakültesi Resim-İş Eğitimi Bölümüne, Tekstil Tasarım ve Temel Tasarım
derslerini vermek üzere Öğretim Görevlisi olarak atandı.
1990-1991 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler
Enstitüsü Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı Marmaris Yöresi Kirkitli Düz El
Dokumaları konulu yüksek Lisans, 1998-1999’da Niğde Bor İlçesi Bekdik Kilimleri
isimli tezi ile doktora programını tamamladı. Resim Eğitimi Konusunda
uzmanlaşarak 2002-2003 Yılında Yrd. Doç. Dr. kadrosuna atandı.
Bölümünde verdiği derslerin yanı sıra, Ankara, Kastamonu,
Çankırı, Alanya, İstanbul, Bulgaristan ve Gürcistan’da 15 kişisel resim sergisi
açtı. Yurt içi ve yurt dışında Florida, Venedik, Paris, Tiran ve Ürdün’de çok
sayıda karma resim sergisine katıldı.
Kültür Bakanlığı DÖSİM Uzmanlar Kurulu üyeliği, AKM Arış ve
Gazi Eğitim Dergisi, hakem kurul üyeliği yaptı. Yurt içi ve dışında özel, resmi
kurum ve kuruluşların koleksiyonlarında çalışmaları bulunan Say, makale, kitap,
bildiri, konferans, proje, alan araştırmaları, hakemlik görevleriyle de
bilimsel ve sanatsal çalışmalarına devam etmektedir. GESAM ve SAKÜDER üyesi,
özgün eser TÜBİTAK ödülü sahibidir.















