Sabri ülker vakfı her geçen gün daha Gıda, beslenme ve
sağlık konularında sağlıklı bir yaşam için çalışma yapıyor. Ve yeni yeni
önerilerini insanlara sunuyor.
Yeterli ve dengeli beslenmenin yanı sıra aktif olmanın
sağlıklı yaşamın olmazsa olmazları arasında yer aldığını hatırlatan Sabri ÜlkerVakfı, herkesin uygulayabileceği, küçük ama etkili tavsiyelerde bulunuyor.
Sabri Ülker Vakfı, yeni yıl için kendisine daha sağlıklı
olmak, vücudunu dengede tutabilmek ve hem düşünsel hem de fiziksel olarak daha
aktif olabilmek gibi hedefler belirleyenlere tavsiyelerde bulunuyor. Vakıf,
yeni hedefler ve dilekleri beraberinde getiren yeni yılda daha sağlıklı bir
yaşam sürmek isteyenlere hedeflerini gerçekleştirebilmeleri için bir yol
haritası niteliği taşıyan öneriler ile sağlık ve yaşam tarzını gözden geçirmeye
davet ediyor.
Kendinizi değerlendirin: Öncelikle besin seçimlerinizi,
fiziksel aktivitenizi ve vücut ağırlığınızı değerlendirin. Uyku düzeniniz
nasıl, stres altında mısınız? Değerlendirme yapmak, neyi değiştirmeniz
gerektiğinin farkında olmanıza yardımcı olur. Sabri Ülker Vakfı’nın
hazırladığı, yetişkinlerin beslenme ve fiziksel aktivite durumlarını
değerlendirmelerine olanak sağlayan ve aynı zamanda beslenme alışkanlıkları ve
yaşam tarzına göre şeker, kalp damar hastalıkları gibi kronik hastalıklara
yakalanma riskini de değerlendiren Dengeli Beslenme Testi’nden de
faydalanabilirsiniz.
Sağlıklı vücut ağırlığında olmayı ve bunu korumayı
hedefleyin: Vücut ağırlığınızın ideal sınırlar içinde olup olmadığını
öğrenmek için bir uzmana başvurabilirsiniz. Beden kütle indeksi gibi pratik
hesaplamalar da fikir edinmeniz için yardımcı olabilir.
Ulaşılabilir hedefler belirleyin, adım adım ilerleyin: Hedeflerinizi
yakalamak için acele etmeyin. Örneğin vücut ağırlığınız ideal değerlerin
altında veya üstünde olabilir. İdeal vücut ağırlığına ulaşmak için kazanmanız
veya kaybetmeniz gereken toplam ağırlığın yüzde 10’unu başarmayı hedefleyerek
yola çıkın. Hareketsiz bir yaşam sürüyorsanız, her gün egzersiz yapmak yerine
haftada üç gün 30 dakikalık yürüyüşlerle başlayın. Egzersiz günlerinin sayı ve
süresini arttırarak daha iyi bir hedefe ulaşabilirsiniz.
Aktif yaşayın: Dünya Sağlık Örgütü, sağlığı sürdürebilmek için haftada 150
dakika fiziksel aktivite yapmayı öneriyor. Gün içinde aktif olmak, daha fazla
adım atmak da sağlığı destekliyor. Siz de daha sağlıklı bir beden için yeni
yılda daha aktif olmaya özen gösterin.
Yeterli ve dengeli beslenin: Hangi besinleri ne
sıklıkla ve ne kadar tükettiğinizi belirleyin. Besin seçimlerinizi ve bu
besinlerin ne kadar besleyici olduğunu değerlendirin. Her gün taze sebze ve
meyve, haftada iki kez balık tüketmeye özen gösterin. Gün boyunca 2-2.5 litre
su tüketmeyi unutmayın. Tam tahılları tercih edin. Beslenmenizde tüm besin
gruplarından besinlere yer verin ve besin çeşitliliğini sağlayın. Kış aylarının
gelmesiyle birlikte hastalıklardan korunmak ve güçlü bir bağışıklık sistemine
sahip olmak için de beslenmenize özen göstermeniz gerekiyor;
Son dönemde yapılan çalışmalarda özellikle çocuklarda
düzenli probiyotik tüketiminin özellikle kış aylarında ateş, soğuk algınlığı,
nezle gibi belirtileri engelleyebileceği belirtiliyor. İçerisinde
probiyotikleri bolca bulunduran en güzel besinler yoğurt ve kefirdir. Her gün
düzenli olarak bu besinleri tüketmeye özen gösterin.
Özellikle çinko ve selenyum bağışıklık sisteminin
güçlenmesinde önemli rol oynar. Kabuklu deniz ürünleri, kırmızı et, tam tahıllı
ekmekler veya kahvaltılık gevrekleri çinko bakımından zengindir. Selenyum ise,
ay çekirdeği, pekmez, konserve ton balığı gibi besinlerde bulunur.
C vitamininden zengin beslenmeye özen gösterin. Portakal,
mandalina, kivi, balkabağı, koyu yeşil yapraklı sebzeler (roka, marul, maydanoz
gibi) ve patates gibi besinlerde c vitamini yüksektir.
Ceviz, balık, avokado, fındık, badem gibi besinlerin
içerisinde bulunan yağların vücut
direncini arttırdığı ve bağışıklığı güçlendirdiği biliniyor. Balık, badem,
ceviz gibi besinleri tüketerek veya salatalarınıza ekleyerek tüm bu yağların
gücünden faydalanabilirsiniz.
Yapılan çalışmalar yaz aylarında yeterince güneş
ışınlarından yararlanmış kişilerin, kışın enfeksiyonlar ve grip/nezle gibi
rahatsızlıklara yakalanma oranının çok düşük olduğunu gösteriyor. Düşük D
vitamini düzeyleri solunum yolları enfeksiyonları ile ilişkilendiriliyor. En
önemli kaynağı güneş ışığı olmasının yanında somon ve ton balığı da D vitamini
içeriyor.















