Her yıl 1 Ekim tarihi, Dünya Yaşlılar Günü olarak anılıyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Barış
Metin, yaşlanmaya dair önemli değerlendirmelerde bulundu.
Ruh ve beyin, birbirinden bağımsız değil!
“Ruh ile beyni birbirinden ayırmamak gerekir” diyen Doç. Dr.
Barış Metin, “Ruh dediğimiz şeyi yaratan organ aslında beyindir. Yani ruhun
yaşlanması, aynı zamanda beynin yaşlanmasıdır. Bu nedenle ruhum yaşlı diyen
gençlerin beyni de risk altında olabilir. Bu gibi durumlar genelde Tükenmişlik
Sendromu ve depresyon denilen hastalıklarda görülür. Bu durumlarda kişideki
tükenme hissine ek olarak beyin de hızlı yaşlanır. Sinir hücreleri yani
nöronların sayısı hızlıca azalır. Tükenmişlik ve depresyon uzun süreli olursa
demans yani bunamaya da neden olabilir” uyarısında bulundu.
Depresyon ve madde kullanımı, beyinde yaşlanmayı
hızlandırıyor
Beyinde yaşlanmayı hızlandıran ve yavaşlatan çeşitli
faktörler olduğunu ifade eden Doç. Dr. Barış Metin, şunları söyledi: “Beyinde
yaşlanmayı hızlandıran faktörlerin başında; depresyon, bunamalar ve bağımlılık
yapıcı toksik maddeler gelir. Bu hastalıkları olan ve toksik madde kullanan
bireylerin beyninde daha hızlı yaşlanma ve küçülme görülür. Beyin nöronları
sağlıklı bireylere göre daha hızlı ölür, beynin hacmi azalır ve içindeki sıvı
miktarı artar. Yaptığımız bir çalışmada bağımlılık yapıcı madde kullanan
bireylerin beyinlerinin sağlıklı bireylere göre çok daha küçülmüş olduğunu
bulduk. Beyni yaşlanmaktan koruyan faktörlerse kendini iyi hissetme, keyif
alınan işler yapma, mutlu olma duygusu ve egzersizdir. Beynini sağlıklı
aktivitelerde sürekli kullanan bireylerin beyni genç kalmaktadır. Spor yapan
bireylerin beyinleri de yapmayanlara göre daha sağlıklı ve büyük olur.”
“Beyin hacminin küçülmesi, fonksiyon azalması anlamına
gelmez”
Yaşlandıkça beynimizde önemli değişiklikler meydana
geldiğini belirten Doç. Dr. Barış Metin,
“Bu değişiklikler genelde beynin fonksiyonlarında azalma
şeklinde bilinir. Aslında tam olarak böyle değildir. Yaşlandıkça beynin hızlı
karar verme ve bellek gibi fonksiyonlarında azalma olurken, mantık yürütme,
analiz etme ve bunlara bağlı karar verebilme yetenekleri artar. Beyin yapısına
baktığımız zaman yaşlanmayla birlikte bir miktar küçülmeden söz edilebilir.
Ancak hacimce küçülme her zaman fonksiyon azalması anlamına gelmez. Beyin
fonksiyonunu belirleyen ana etmen sinaps yani nöronlar arası bağlantı sayısıdır.
Sağlıklı yaşlanmada beyin nöronlarını kaybederken sinaps’lar yoluyla tecrübe
kazanır ve öğrenir. Yaşlandıkça öğrenme sanıldığı gibi durmaz. Beyin her yaşta
yeni sinaps yapabilme özelliğine sahiptir” diye konuştu.
Sağlıklı beyin yaşlanmasından korkmayın!
Nöroloji uzmanı Doç. Dr. Barış Metin, “Bütün organlarımız
gibi beyinde de yaşlanma görülür. Ancak beyin yaşlanmasının normal yaşlanma ve
anormal yaşlanma olarak iki tipi vardır” diyerek sözlerini şöyle tamamladı:
“Normal yaşlanmada beyinde hücre (nöron)sayısı azalır. Ancak
bu azalma fonksiyonlarda kayba neden olmaz. Yani beyin kendine yetecek kadar
nöron ve sinapsı korur. Anormal yaşlanma ise bunama gibi nörodejeneratif
hastalıklarda görülür. Bu hastalıklarda nöron sayısı çok hızlı azalır. Bu durum
da kişinin bellek, dikkat gibi yaşamını idame ettirmesine yarayan
fonksiyonlarında ciddi kayıplara neden olur. Sağlıklı beyin yaşlanması
korkulacak bir durum değildir. Yaşlandıkça bazı fonksiyonlarımızın eskiye göre
daha zayıf olması doğal bir süreçtir.
Depresyon hastalığından korunun!
Öncelikle yaşamdan beklentimiz, hayallerimiz, umutlarımız,
ideallerimizin olması, yakınlarımızla birlikte mutlu bir yaşam sürmemiz,
kaliteli sosyal ilişkiler kurmamız, çalışmamız ama gerektiğinde dinlenmeyi
bilmemiz bizi beyin yaşlanmasına karşı korur. Beyin yaşlanmasını hızlandıran
depresyon hastalığından özellikle korunmalı ve varsa bir uzmana başvurmalıyız.
Sağlıklı beslenme, tek tip beslenmeden kaçınma beynimizi korur. Bunun yanında
fiziksel egzersiz ve spor da beyni yaşlanmaktan kurtarır.”















