Bahar ayları
bazılarının hevesle beklediği bir zaman dilimi olmayabiliyor. Özellikle de
alerjisi olanlar bahar döneminde gün boyu ellerinde mendil, gözleri akar
vaziyette dolaşanlar için… Zira, havadaki polenler, alerjik bünyeyi etkiliyor.
Ama alerjik kişilerin riskleri bunlarla da sınırlı değil.
Polen alerjisi olanlarda gelişen iltihap, sinüzite de davetiye çıkarıyor.
Polenler nedeniyle bahar aylarında sıkça rastlanan çıkan sinüzit, kronik hale
gelmediği sürece kolayca tedavi edilebiliyor. Ancak, kronik sinüzitte
tedavisinin cerrahi müdahaleye kadar gidebildiğini belirten Acıbadem
Maslak Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Ertaş, sinüzit
ve uzun süren viral enfeksiyonlardan uçak yolculuklarına kadar hastalığa neden
olan etkenler hakkında şu bilgileri paylaşıyor.
Burun çevresindeki kemiklerin içerisinde yer alan hava
boşluklarına sinüs adı veriliyor. İnsan yüzünde yanaklarda, alında, gözler
arasında ön ve arkada ve ayrıca geniz bölgesinde olmak üzere beş çift sinüs
bulunuyor. Mukoza örtüsü ile kaplı olan bu hava boşluklarında mukozanın çeşitli
nedenlerle iltihaplanması sinüzite yol açıyor.
Farklı nedenleri var
Çeşitli etkenler sonucu sinüs kanallarının tıkanması
sinüslerin havalanamamasına, burada üretilen salgıların burun ve geniz yoluyla
boşaltılamaması da mukozada iltihaba neden oluyor. Peki, bu tıkanmaya neler yol
açıyor? Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Burak Ertaş, saman nezlesinden uçak
yolcuklarına kadar belli başlı 6 nedenin sinüslerin tıkanmasına yol açtığını
dile getiriyor. Bunlar şöyle sıralanıyor:
Alerjik rinit (Saman nezlesi)
Uzamış viral enfeksiyonlar
Burun eti büyümesi, burun orta duvar eğriliği, polipler,
çocuklarda geniz eti büyüklüğü gibi burun içinde tıkanıklığa yol açan sorunlar
Uçak yolculuğu veya dalışta basınç değişiklikleri
Tümörler
Diş hastalığı veya tedavi komplikasyonları
Bu belirtilere dikkat!
Sinüzitin en sık görülen belirtileri baş ağrısı, burun
akıntısı, burun tıkanıklığı ve yüzde doluluk hissi. Bunlara ek olarak ağız
kokusu, öksürük, kulak ağrısı veya basınç hissi, diş ağrısı, hafif ateş, koku
almada azalma ve yorgunluk gibi belirtiler de genel tabloya eşlik edebiliyor.
Kronik sinüzitler genellikle daha hafif belirtilerle seyrederken belirtiler en
yoğun olarak gece ve sabah erken saatlerde ortaya çıkıyor.
Ne zaman akut ne zaman kronik?
Ani başlayan ve dört haftadan daha kısa sürede tamamen
iyileşen sinüzitler akut sinüzit sınıfında yer alıyor. Bu tür sinüzitlerin
sıklıkla viral üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası geliştiğini söyleyen Kulak
Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Ertaş, enfeksiyonun 4 ila 12 hafta
arasında sürmesi durumunda “subakut sinüzit”; bir yıl içerisinde olup her biri
en az 7 gün ya da daha fazla süren ve dört kereden fazla tekrarlayan
sinüzitlere de “yineleyen sinüzit” adı verildiğini dile getiriyor. “Bizi asıl
düşündüren kronik sinüzit durumu” diyen Dr. Ertaş, durumun 12 hafta ya da daha
fazla sürmesi halinde cerrahi tedavi seçeneğinin masaya geldiğine dikkat
çekiyor.
Tedavi sinüzit tipine göre değişiyor
Akut sinüzitin tedavisinde erken tanı, antibiyotik
kullanımına gerek kalmadan burun pasajının açılmasını ve destek ilaçlarla
tedaviyi mümkün kılıyor. İyi tedavi edilmeyen ya da geç tanı konulan sinüzit
durumlarında ise sinüzitin göz ve beyinle ilgili komplikasyon ve hastanın yaşam
kalitesinde ciddi azalmaya yol açması riskleri nedeniyle daha yoğun ilaç
tedavisi gerekebiliyor. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Ertaş
yineleyen ve kronik sinüzitlerde ise ilaç tedavilerine cevap alınamaması durumunda
cerrahi tedavi tercih edildiğini belirtiyor. Cerrahi tedavi seçenekleri:
Çocuklarda geniz etinin alınması
Erişkinlerde varsa burun eti büyüklüğü ve orta duvar
eğriliğinin düzeltilmesi
Ve ayrıca sinüs boşaltımını bozan sinüs anatomik
sorunlarının ortadan kaldırılması (Endoskopik Sinüs Cerrahisi)
şeklinde sıralanıyor.















