Türkiye Parkinson
Hastalığı Derneği, Abdi İbrahim firmasının koşulsuz desteği ile Dünya
Parkinson Günü kapsamında İstanbul ana merkez olmak üzere, Ankara, Antalya,
Bursa, Düzce, İzmir, Kayseri, Malatya, Mersin, Erzrurum, Sakarya, Sivas, Samsun
olmak üzere toplam 14 merkezde “Dünya Parkinson Gününde Harekete Geçmenin Tam
Zamanı” sloganı ile bilgilendirme ve dayanışma buluşmaları düzenledi. Yaklaşık
2000 hasta ve hasta yakınının katıldığı etkinliklerde, hastaların yaşadığı
belirtiler üzerinde olumlu katkı sağlayan fiziksel egzersiz, doğru beslenme,
konuşma ve yutma terapisi, doğru ve zamanında ilaç kullanımı konularında
uzmanlar hastalarla buluştu ve bilgilendirmeler yaptı.
İstanbul’da düzenlenen etkinlikte konuşan Türkiye Parkinson
Hastalığı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Raif Çakmur, Türkiye’de 150
bin civarında Parkinson hastası olduğunu ve artan yaşlı nüfusa bağlı olarak
önümüzdeki yıllarda Parkinson hastalığında artış yaşanacağını öngördüklerini
belirtti. Hastaların yapacakları düzenli fiziksel egzersiz, doğru beslenme,
ilaçlarını zamanında ve doğru dozda alması ile Parkinson hastalığı ile
mücadelenin daha kolay olabileceğini belirtti.
“Harekete Geçmenin Tam Zamanı” sloganından hareketle 9
Nisan’da İstanbul’da gerçekleşen toplantıya Türkiye Parkinson Hastalığı Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Raif Çakmur, Prof. Dr. Murat Emre, Prof. Dr.
Sibel Ertan, Prof. Dr. Haşmet Hanağası, Prof. Dr. Dilek İnce Günal, Prof. Dr.
Yaşar Kütükçü, Doç. Dr. Gülsen Babacan Fiyoterapist Doç. Dr. Aslı Güçlü Gündüz,
Yutma Terapisti Doç. Dr. Numan Demir, Konuşma Terapisti Öğr. Gör. Dr. Fatma
Esen Aydınlı katıldı. Toplantıda Parkinson hastalığı ile ilgili bilgiler
aktarıldı ve hasta/hasta yakınlarının soruları cevaplandı. Etkinlikte hasta ve
hasta yakınları hareket, denge, konuşma ve yutma konularında bilgiler edindi.
“Parkinson tipik olarak orta ve ileri yaşın hastalığıdır”
Toplantıda konuşma yapan Türkiye Parkinson Hastalığı Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Raif Çakmur, Parkinson hastalığının yavaş
ilerleyici, beyin hücrelerinde kayıp ile seyreden bir beyin hastalığı olduğunu
belirterek Parkinson hastalığının Alzheimer hastalığından sonra en sık görülen
nörodejeneratif hastalık olduğunu vurguladı. Parkinson hastalığının en erken
belirtilerinin enterik sinir sistemi, alt beyin sapı ve koku yollarında ortaya
çıktığını söyleyen Çakmur, koku duyusu kaybı veya azalması, uyku bozuklukları
ve kabızlık, sonraki aşamada ise titreme ve hareketlerde yavaşlama gibi motor
belirtiler görüldüğünü belirtti. Hastalığın genellikle motor semptomlarla tanı
aldığını ifade eden Çakmur, Parkinson hastalığının tipik olarak orta ve ileri
yaşın hastalığı olduğunu ve ortalama 60 yaş civarında başladığını vurguladı.
Hastalığın genç yaşlarda da görüldüğünün altını çizerken yaşlanma ile görülme
sıklığının arttığını ve erkeklerde görülme sıklığının daha fazla olduğunu
söyledi.
“Ülkemizde 150 bin civarında Parkinson hastası olduğunu
tahmin ediyoruz”
Dünyanın en kalabalık ülkelerinde, 2030 yılına kadar
Parkinson hastalarının neredeyse 30 milyona ulaşacağının tahmin edildiğini
belirten Raif Çakmur, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğer hepimiz 100 yaşının
üzerine kadar yaşayacak olursak muhtemelen bu hastalıkla karşı karşıya
kalacağız. Bugün için ülkemizde 150 bin civarında Parkinson hastası olduğunu
tahmin etmekteyiz. Türkiye, hızla yaşlanan toplumlar arasında sayılmakta. Artan
yaşlı nüfusa bağlı olarak önümüzdeki yıllarda ülkemizde Parkinson hastalığında
da bir patlama yaşanacağını öngörüyoruz. Başka bir deyişle önümüzdeki yıllarda
Parkinson hastalığı ile daha çok uğraşmak zorunda kalacağız. Bu hastalıkla
ilgili olarak toplumun bilinçlendirilmesi gerekiyor.”
Parkinson hastalığının tedavisinin günümüzde çoğunlukla
ağızdan alınan ilaçlarla yapıldığını, uygun özellikleri taşıyan bir grup
hastada farklı yöntemlerle uygulanan ilaçlar ve cerrahi tedavilerin de söz
konusu olduğunu söyleyen Raif Çakmur, “Hastalığı tamamen iyileştirici, kesin
bir tedavisinin henüz bulunmamasına karşın, kullanılan ilaçlar belirtileri
büyük ölçüde düzeltmekte ve birçok hastanın yaşamını aktif ve üretken bir
şekilde sürdürmesini sağlamaktadır. Böylece Parkinson hastalarının çoğu düzenli
tedaviyle uzun yıllar yaşayabilmektedir” dedi.
Parkinsonda hareket ve egzersiz vazgeçilmez ikili
Parkinsonda hareket etmek ve egzersiz yapmanın tedavinin
vazgeçilmezlerinden biri olduğunu belirten Çakmur, “Hareket ve egzersiz
gerekliliği hastanın tanı aldığı zamandan itibaren geçerlidir. Düzenli egzersizler,
tempolu yürüme, yüzme, aerobik gibi sporlar genel anlamda en çok tercih
edilenlerden. Ancak hastalık ilerledikçe ve özellikle denge bozukluğu, yürürken
kilitlenme, gövdede öne doğru eğilme, düşme gibi ilaca kısmen veya yetersiz
cevap veren daha karmaşık hareketler için daha programlı ve daha profesyonel
destek gerektiren egzersizler önem kazanıyor. Denge, yürüyüş ve duruşu
korumanın en iyi yolu egzersiz ve hareket etmektir. Dansın hastalığa etkisi
üzerine yapılan çalışmalarda dans kurslarına katılan hastaların katılmayanlara
kıyasla denge ve hareketliliklerinde ilerlemeler kaydedilmiştir. Müzik ve dans,
denge ve hareket sorunlarının azaltılmasında beyne yardım etmektedir” diye
konuştu.
“Dünya Parkinson Gününde harekete geçmenin tam zamanı”
Prof. Dr. Raif Çakmur, hastaların yaşam kalitesini
yükseltmenin sadece ilaç ve cerrahi tedavi gibi yöntemlerle mümkün
olamayacağını, hasta ve hasta yakınlarının sürece katkısının çok önemli
olduğunu belirtti. Hareket, denge, konuşma ve yutma terapisi beslenme ve dayanışma
gibi konularda hasta ve hasta yakınlarının çözümün parçası olmasını
istediklerini ve Parkinson’un zorluklarının ancak birlikte aşılabileceğini
söyleyerek “Parkinson Gününde Harekete Geçmenin Tam Zamanı” dedi.
Parkinson için yazılan ilk şarkı: “Sen Güçlüysen
Yenilmezsin”
Dünyada ilk kez Parkinson hastalığı için farkındalık
yaratmak amacıyla bir şarkı bestelendi. Bezm-i Alem Üniversitesi Hastanesi’nden
nörolog Prof. Dr. Gülsen Babacan Yıldız’ın Parkinson hastalığı için yazdığı
“Sen Güçlüysen Yenilmezsin” adlı şiiri, usta müzisyen Meltem Taşkıran
besteledi. Şarkının aranjmanını Eser Taşkıran yaptı. Meltem Taşkıran, şarkıyı
Parkinson hastalarından oluşan koro, Ladies & Gentlemen Vokal Grubu ve
atölye’M yorumcularıyla beraber stüdyoda seslendirdi. Şarkının video klibini
yönetmen Melih Vatansever çekti. Toplumun dikkatini Parkinson hastalığına
çekmek ve bu zorlu yolculukta hastaların yanında olma amacı ile yapılan bu
anlamlı projeye Abdi İbrahim koşulsuz destek verdi.
Parkinson Hastalığının Başlıca Belirtileri
Titreme
Hareketlerde yavaşlama
Yürürken kolları sallamama
Bir veya daha fazla ekstremitede katılık
Konuşurken mimikler ve jestler gibi hareketlerin kaybı
Yavaş, ufak adımlı veya ayak sürüyerek yürüme
Vücut duruşunun öne eğik şekil alması
Yumuşak ve alçak sesle, monoton konuşma
El yazısında küçülme, okunaksız olması
Ağızdan salya sızması, yutkunma güçlüğü
Halsizlik, yorgunluk
Ruh hali değişiklikleri, ruhsal çöküntü hali (depresyon),
nedensiz sıkıntılar
Kabızlık, aşırı terleme, tansiyon düşmesi
Ağrı, kas spazmları















