2014 yılında hayata geçirdiği ‘cepte pos’ uygulamasıyla
aylık kotalar ve sabit maliyetler nedeniyle POS yatırımı yapmak istemeyen
KOBİ’ler, küçük işletmeler ve bireysel girişimcilere can suyu olan Ödeal,
sürdürülebilir büyüme yolculuğuna inovatif yaklaşımıyla devam ediyor. Bu yılın
ilk yarı sonuçlarına göre, 81 ilde 69’dan fazla sektörde hizmet
vererek, 25 bini aşkın işyerine ulaşan firma, üye işyeri
sayısını yüzde 37, işlem adedini yüzde 100 ve cirosunu yüzde
67 artırdı. Ödeal’ın toplam üye işyeri sayısının yüzde 71’ini
bireysel girişimciler ve şahıs şirketleri; geri kalan yüzde 29’luk kısmını
ise, limited şirketler ve kooperatiflerle, dernekler oluşturuyor.
“Start-up”tan, sektörün güçlü oyunculuğuna uzanan yolculuk…
Konuyla ilgili bir açıklama yapan Ödeal Kurucu Ortağı Fevzi
Güngör, bir start-up”tan, sektörün önemli oyuncularından birisi haline
geldikleri dört yıllık Ödeal yolculuğunu 3 fazda özetleyerek, şunları söyledi:
“Yolculuğumuz, 2014 yılı Eylül ayında ‘Ödeal Cepte POS’ ile başladı.
Bu sayede, yalnızca büyük kurumlar değil, küçük esnaf ve kendi hesabına
çalışanlar da herhangi bir sabit maliyete katlanmak zorunda olmaksızın kredi
kartı ve banka kartından tahsilat yapabilmeye başladılar. Burada çok ciddi bir
sıkıntıyı çözdük. İkinci fazda ise, zaman içinde gelen talepler doğrultusunda,
Profilo iş birliği ile ‘Ödeal POS’ adını verdiğimiz, Türkiye’nin masaüstü
yazar kasalara bağlanma özelliğine sahip ilk ve tek POS cihazını çıkardık.
Böylece ‘Ödeal POS’ ile, anlaşmalı bankalar için tek POS üzerinden taksit
imkanına ek olarak; tüm bankalar için aynı komisyon oranı gibi farklı
avantajlar sunmaya başladık. Başka bir ifadeyle, ödeme sistemlerine hem yeni
bir bakış açısı getirdik ve hem de pazardaki faaliyet alanımızı genişletmeye
başladık. Üçüncü faza ise bu sene geçtik ve yine Profilo ortaklığıyla ’Ödeal
Yazarkasa POS’ ürününü piyasaya sürdük. Bu yeni nesil yazar kasa POS
cihazı içerisine, Ödeal avantajları eklenerek, yazarkasa ile mobil olarak
tahsilat yapmak isteyen işletmelere çözüm sunduk. Kısacası, alışveriş
ekosistemini iyi okuduğumuzu düşünüyorum. Ve 2018 yarıyıl rakamlarındaki
ivmemiz de bunun en önemli göstergesi.” dedi.
Türkiye, dünyanın fintek finans merkezi olabilir.
Türkiye’de mobil tahsilat uygulamaları alanında hala büyük
bir potansiyel olduğunu da vurgulayan Güngör şunları söyledi:
“Türkiye, Dünya’nın Fintek finans merkezi olabilir. Bu konuda hem devlet hem de
özel sektör kanallında önemli girişimlerde bulunuluyor, adımlar atılıyor.
Yenilikçilik, müşterilere yakınlık, inovasyon, uzmanlık, regülasyonlar, devlet
teşvikleri ve yabancı sermayeli girişimler gibi Fintek pazarının büyümesinde
etkili olan faktörlerin hepsi mevcut. Ülkemizin, yatırımcıların daha çok
ilgisini çeken, dünya markası Fintek şirketlerinin yer aldığı bir ekosisteme
kavuşacağına inanıyorum.”














