Yaz ayları ile birlikte hasadın toplandığı ve hasat sonrası
toprakta kalan kök ve saplardan kurtulmak için çiftçiler anız yakma
yoluna sıkça başvuruyor. Özellikle Kahramanmaraş’ın kanayan yarası olan
anız yakımı konusunda İl Müftüsü Celal Sürgeç, konu hakkında açıklama yaptı ve “bizler
içinde yaşadığımız dünyanın sahipleri değil emanetçisiyiz. Bu sebeple bizlerin
doğal komşuları olarak yaratılan canlıların her birisi bizlere emanet ve
üzerimizde hakkı vardır. Hepsinin doğal dengenin korunmasında faydalı görevleri
vardır. Bu itibarla dinen rahmet ve hürmete layıktırlar. Çünkü Onları yaratan
Allah’tır. O ruha o canı veren Allah’tır. O canı alacak olan yine Allah’tır.
İnsanda olduğu gibi onların da zamanı geldiğinde ruhları alınır” dedi.
İnsanlara zararı olmayan, insanın ölümüne sebebiyet vermeyen
kâinattaki ve tabiattaki canlıları herhangi bir şekilde öldürmek, telef etmek,
onların ölümüne sebebiyet vermek aynı derecede dinen günah olduğunu dile
getiren Sürgeç, şunları söyledi: “anız yakmak günahtır. Anız yakınca o anızın
içerisinde canlılar vardır. Bilerek veya bilmeyerek o canlıları yakmış,
öldürmüş oluyoruz. Dinen suç işlemiş oluyoruz. Bir canlının hayatına son vermiş
oluyoruz. Kâinat için faydalı olabilecekleri çalışmalarına veya kendi tabii
Müslümanlıklarına son vermiş oluyoruz. Dolayısıyla anız yakmak suretiyle o
canlıların ölümüne sebebiyet vermek büyük bir vebaldir. Çünkü anız yakan insan
Allah’ın yarattığı tarlalardaki milyonlarca karınca, böcek ve diğer canlı
varlıkları yakmış olur. Ki bu da Allah’ın gazabını ve azabını mucip bir
fiildir. Konu ile ilgili Peygamber Efendimizin (s.a.v.) çok şiddetli ikazı
bulunmaktadır:
Peygamberimizin sahabelerinden İbn-i Mes’ud şöyle diyor: Bir
gün Hz. Peygamber ile bir seferde beraberdik. Ateş yaktığımız bir yerde karınca
yuvası da yanmıştı. Hz. Peygamber bunu görünce pür hiddetle: “Karınca yuvasını
kim yaktı? Diye sordu. Ateşi biz yakmıştık cevabını verince Peygamber (s.a.v.)
bizi sert bir şekilde ikaz etti ve “( Dikkat edin ) ateşle azap etmek, ateşin
yaratıcısından başka hiç kimse için meşru olamaz.” Buyurdu ve canlı varlıkların
ateşle yakılmasının büyük bir günah olduğunu ifade etti. Peygamberimiz bir tek
karınca yuvasını yakanlar için bu şiddetli ikazı yaptığına göre binlerce
karınca yuvasını ve milyonlarca karınca, böcek vs. canlı varlıkları yakanların
durumunun nasıl olacağını iman ve vicdanı olan herkes düşünmelidir.”
Ayrıca Yaz mevsiminde biçilen ekinlerin tarlada kalan ve
anız denilen saplarının yakılması son derece tehlikeli sonuçlar doğuran bir
fiildir. Ciddi ölçüde hava kirliliğine, gökyüzünün dumanla kaplanmasına sebep
olmaktadır.
Anız yakmak atmosfere karbondioksit salarak küresel ısınmaya
da neden olmaktadır. Her yıl ülkemizde yakılan anızın hava şartları ve
tedbirsizlik yüzünden büyük çapta yangınlara, hektarlarca ormanın yanıp kül
olmasına da sebebiyet vermektedir. Toprağın verimini düşürdüğü de uzmanlarınca
ifade edilmektedir. O halde Allah’a ve Peygambere inancı olan her insan,
sorumluluk sahibi olmalı, tehlikeli, zararlı ve büyük günah olan anız yakmaktan
sakınmalıdır. İnsanların yaktığı milyonlarca canlı varlıkların vebalini ve
ahını almaktan uzak durmalıdır.”















