Kahramanmaraş İl Müftüsü Celal Sürgeç, Miraç Kandili dolayısıyla yayımladığı kutluma mesajında, “Miraç, bir arınma ve Allah'a yükseliştir. Allah' a yükselmenin yolu heva ve heveslerinden, hırs ve intikam duygularından, öfke ve gazaptan, kibir ve gururdan vazgeçerek Rabbimizin yolundan ayrılmamaktır” dedi.
Kahramanmaraş İl Müftüsü Celal Sürgeç, Miraç Kandili
dolayısıyla kutlama mesajı yayımladı. Müftü Sürgeç mesajında şu ifadeleri
kullandı;
“2 Nisan 2019 Salı gününü Çarşamba gününe bağlayan gece,
mukaddes bir yolculuğun ve Peygamber Efendimizin bütün insanlığı temsilen
Cenab-ı Hakkın yüksek huzuruna kabulünün ifadesi olan Miraç Kandilini idrak
etmiş olacağız. İsra ve Miraç; Peygamberimiz (SAS)’in önce Mescid-i Haram’ dan
Mescid-i Aksa’ ya oradan da Yüce Mevla’nın sonsuz ayet ve kudretini müşahede
etmek için semaya kadar uzanan içerisinde pek çok ilahi hikmet ve bereketi
barındıran manevi bir yolculuktur. Miraç, bir arınma ve Allah' a
yükseliştir. Allah' a yükselmenin yolu heva ve heveslerinden, hırs ve intikam
duygularından, öfke ve gazaptan, kibir ve gururdan vazgeçerek Rabbimizin
yolundan ayrılmamaktır. Bugün miracın yücelme ve yükselme anlamlarını dikkate
alarak kişinin, toplumun ve bütün insanlığın maddi-manevi yükselişi üzerinde
yeniden düşünmeliyiz.
Sevgili Peygamberimizin (SAV) Miraç' tan hediye olarak
getirdiği Bakara suresinin son ayetlerinde Rabbimiz bizlere sorumluluklarımızı ve zaaflarımızı birlikte
hatırlatmaktadır. Sorumluluk bir emanettir ve emaneti omuzlarında taşıyan bütün
insanlar, her türlü kin ve öfkeden, haset ve fesattan, gurur ve kibirden uzak
durarak bütün insanlara hatta bütün mahlûkata karşı mütevazı olmak zorundadır.
Zira Efendimiz’ in (s.a.v) ifadesiyle tevazu yüceltir, kibir düşürür, gurur
aldatır, haset bitirir. Nefsimizin zaafları bizi her türlü yüceliş ve
yükselişten alıkoyar.
İslam dininde Allah'ın kullarının birbirine üstünlüğü
yoktur. Güç, kuvvet ve kudret yalnız ve yalnız Allah'ındır. Başımıza gelen her
musibeti ve felaketi, bizler acaba Allah'ın gücüne gidecek bir hatamız mı oldu,
bir gönül mü kırdık, diye kendi nefis muhasebemize vesile bilir ve son
nefesimize kadar bu sorumluluk duygusuyla hareket ederiz.
Yeryüzünün bütün canlılarına olduğu gibi yaratılmışların en
seçkini ve şereflisi olan insana hürmet etmeye, İnsanın ve bütün canlıların
hukukunu korumaya mecburuz. Bizler hayatımızın her anında birbirimizin
rakipleri değil yardımcıları ve şahitleriyiz. Dolayısıyla fert, cemiyet ve
toplumsal düzeni korumakla görevli olan herkesin, hepimizin birbirimizin
hukukunu koruması en mukaddes görevlerimizin başında gelir.
Bu kutsal gün ve geceler bizlere, bireysel ve toplumsal
olarak iman, ibadet ve ahlak bakımından kendimizi yenileme, geleceğimizi
Allah’ın rızası doğrultusunda planlama ve ümitlerimizi tazeleme fırsatları
sunar. Bu fırsatları ganimet bilerek, günahlarımızdan temizlenmek için
Rabbimize tövbe etmeli, rızasına uygun yaşayabilmek için O’ndan yardım
istemeliyiz. Unutmayalım ki içtenlikle yapılan dua ve tövbe, kendimizi bulma ve
bilmenin, bir başka deyişle bize “şah damarımızdan daha yakın olan” Yüce
Yaratıcımızın huzuruna kabulün en güzel yollarından biridir.
Ayrıca İsra ve Miraç mucizelerinin gerçekleştiği mübarek bir
mekan olarak da belirtilen Mescid-i Aksâ ve Kudüs Şehrinin İsrail’in işgalinden
kurtulması da en büyük temennimizdir.
Bu duygu ve düşüncelerle tüm Kahramanmaraşlı
hemşerilerimizin Miraç Kandilini tebrik ediyor, bu gecede Yüce Allah’a açılan
ellerin, yapılan dua ve yakarışların, İslam âleminin birlik, dirlik, güven ve
beraberliğine, toplumsal birlikteliğimizin güçlenmesine, başta İlimiz olmak
üzere bütün ülkemizin, İslam âleminin ve insanlığın barış ve huzuruna vesile
olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyor, vatanımız, bayrağımız, namusumuz ve
ezanlarımıza halel gelmemesi için canını seve seve feda eden tüm şehitlerimize
Allah’tan rahmet, geride kalanlarına sabır ve metanetler, gazilerimize acil
şifalar diliyorum.”














