Yüzde 100 meyve sularında, meyvenin kendisinden gelen doğal şeker, zaman
zaman spekülatif yaklaşımlara yol açabiliyor. Ancak, Swansea Üniversitesi
öğretim üyesi Profesör David Benton’un detaylı araştırması, bu spekülasyonlara
neden olan ezberleri bozar nitelikte. Araştırma sonuçları, gıdanın tek bir
bileşene indirgenemeyeceği yönündeki bilimsel görüşle örtüşüyor.
İngiltere’de, 1991 ve 1992 yıllarında 14 bin hamile kadını kapsayacak
şekilde başlatılan ve sonraki dönemde çocuk ve ebeveynlerin sağlık ve
gelişimini takip eden bir araştırmanın detaylı analizi, meyve suyu eşittir
şeker ezberine karşı veriye dayalı bilimsel kanıtlar ortaya koyuyor.
Araştırma, hamilelik döneminde yüzde 100 meyve suyu tüketiminin, çocukların
daha ince ve daha uzun bir beden yapısına, daha düşük beden kitle endeksine
sahip olmaları arasındaki ilişkiye işaret ediyor.
Çocuklar 13 yaşına geldiğinde yapılan ölçümler, yüzde 100 meyve suyu
tüketen çocukların, farklı türde içecek tüketenlere oranla, daha fazla meyve ve
sebze yemeye eğilimli olduğunu gösteriyor. Bu sayede bu çocuklarda C vitamini,
demir, lif, karoten, tiamin (B1 vitamini), folat ve potasyum alımı diğerlerine
oranla daha fazla gerçekleşiyor.
Yüzde 100 meyve suyu tüketimi, 6 yaşındaki çocuklarda, özellikle de kız
çocuklarında, boy artışının yanı sıra, kilo ve beden kitle endeksine artışla
ilişkilendirilse de, 13 yaşından itibaren durum tersine dönüyor ve yüzde 100
meyve suyu tüketiminin kızlarda daha düşük beden kitle endeksiyle ilişkisi
belirginleşiyor.
Öte yandan ölçümler, yüzde 100 meyve suyu içen çocuklarda insülin
reaksiyonu ve açlık kan şekeri değerlerinin, içmeyenlere oranla daha iyi
olduğunu da gösteriyor















