Türkiye Metal
Sanayicileri Sendikası (MESS), metal sektöründe devam eden toplu iş sözleşmesi
görüşmelerinde anlaşma sağlanması hedefiyle önemli bir adım attı.
MESS’in revize teklifinde Eylül 2019 tarihinden itibaren
geçerli olacak ilk altı ay için ücret artışı teklifi, yüzde 8’e yükseltildi.
Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS), metal
sektöründeki 200 üye işletmedeki yaklaşık 130 bin çalışanı kapsayan toplu iş
sözleşmesi görüşmelerinde uzlaşma sağlanması hedefiyle ücret artışı teklifini
revize etti. Eylül 2019’dan itibaren geçerli olacak ilk altı ay için MESS’in
ücret artışı teklifi, dönem enflasyonu olan yüzde 6 seviyesindeydi. MESS, yüzde
8 olarak revize ettiği teklifini işçi sendikalarına iletti.
MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi’nde işverenleri MESS,
çalışanları ise Türk Metal, Birleşik Metal-İş ve Özçelik-İş Sendikaları temsil
ediyor. Sözleşmenin ilk altı ayı için Birleşik Metal-İş yüzde 34, Türk Metal ve
Özçelik-İş ise yüzde 26 oranında ücret artışı talep etti. Bu yüksek ücret
artışı tekliflerine yönelik MESS’in revizyon talepleri, işçi sendikaları
tarafından reddedildi.Yasal müzakere sürecinde ve ardından gelen arabulucu
aşamasında uzlaşma sağlanamadı. MESS’in revize teklifini ilettiği son toplu
görüşmede de işçi sendikaları yüksek ücret artışı tekliflerinde ısrarcı
oldular. MESS, masada uzlaşı için çözüm odaklı yaklaşımını sürdürerek işçi
sendikalarıyla görüşmelerine devam ediyor.
‘Uzlaşı için adım atıyoruz’
Metal sektörünün sıra dışı bir dönemden geçtiğine değinilen mess açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
“Dünyadaki korumacılık dalgası ihracatımızı olumsuz
etkilerken, üretimde ve satışlarda da daralma yaşanıyor. Metal işkolundaki
olumsuz ekonomik koşullara rağmen, sektörümüzün ülkemiz sanayisinde oynadığı
kritik rolü göz önünde bulunduruyoruz ve sözleşmeyi uzlaşıyla imzalamaya yönelik
bir adım atıyoruz. Dönem enflasyonu olan yüzde 6 seviyesindeki ücret artışı
teklifimizi revize ederek %8’e yükseltiyoruz.
İşçi sendikaları da
adım atmalı
Milyonlarca memur ve kamu işçisinin bu yıl enflasyon
artışının üzerine ek bir zam almayacağını hatırlatan MESS, “İşçi sendikaları
yüzde 26’dan yüzde 34’e varan ücret zamları talep ediyor. Bu oran, enflasyon
artışına ek olarak yüzde 20 ile 28 arasında artış yapılması anlamına geliyor.
Kamu zamlarının 10 katı, 6 aylık enflasyonun ise 5 katı oranında ücret zammı
isteniyor. Bu tekliflerin ülke gerçekleriyle uyuşmadığını görüyoruz. İşçi
sendikalarının bu gerçekleri değerlendirerek tekliflerini gözden geçirmeleri
gerektiğini düşünüyoruz” ifadesini kullandı.
‘İstihdamı ve çalışma barışını koruyalım’
Çalışanlar için sürdürülebilir refah sağlanması gerektiğini
vurgulayan MESS açıklamasında, “Amacımız, metal sanayinin büyümesini ve
gelişmesini sağlamak. Yılda iki milyon araç, 30 milyon beyaz eşya, 40 milyon
ton ham çelik üreten bir sektör olmayı hedefliyoruz. İki yıl önce çok yakın
olduğumuz bu rakamlara ulaşarak istihdamı artırmak ve herkes için
sürdürülebilir refah sağlamak istiyoruz. Çalışma barışını koruyarak,
sektörümüzün ve ülkemizin önünü açacak bir sözleşmeyi uzlaşıyla imzalamak
istiyoruz.” denildi.
‘İstihdamı artırmaya yönelik tekliflerimizi
koruyoruz”
MESS’in, istihdamı destekleyen, uluslararası geçerliliği
kanıtlanmış düzenlemelerin toplu sözleşmede yer almasına yönelik tekliflerinin
korunduğu da açıklama belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Toplu iş sözleşmemizin üç yıllık olması önem taşıyor.
Rekabet içinde olduğumuz ülkelerde üç yıldan başlayıp 5-6 yıla çıkan sözleşme
yürürlük süreleri bulunuyor. Her iki yılda bir toplu iş sözleşmesi masasında
olmamız nedeniyle yatırımcılar iki yıl sonrasını göremiyor.
Bunun dışında; esnek çalışma modellerinin uygulanmasını ve
çalışma sürelerinin piyasadaki dalgalanmalara göre belirlenmesini istiyoruz.
Esnek çalışma sayesinde, işletmeler istihdamı artırabiliyor. Denkleştirme
süresinin çalışanın onayı aranmadan dört ay olarak uygulanmasını ve telafi
çalışmasının toplu sözleşmede yer alarak onay aranmadan uygulanmasını teklif
ettik. Deneme süresinin de dünya gerçeklerine uygun şekilde dört aya
çıkarılmasını talep ediyoruz.
Çalışanların iş performansını gözetmeden ikramiye veren tek ülke biziz. Performanstan bağımsız ikramiye verilmesi işyerinde adaleti bozuyor. Daha çok çalışanın daha fazla kazanması amacıyla, ikramiyenin fiili çalışma süresine göre yılsonunda ödenmesini öneriyoruz.”















