Zamanının önemli âlimleri arasında yer alan Mehmet Alim Efendi, Maraş’ta müftülük görevinde bulunmuş ve 1730’lu yıllarda vefat ettiği tahmin edilmektedir. Ayrıca Sünbülzade Vehbi’nin dedesi veya dedesinin babası olduğu rivayet edilir. Alim Efendi, Arapça dini eserler vermiş ve çağının bilgi ve fazilet sahibi şahsiyetlerinden biri olarak tanınmıştır.
Alim Efendi’nin hayatıyla ilgili aktarılan menkıbelerden biri, onun kerametini gözler önüne serer. Rivayete göre, Alim Efendi’nin hanımı birkaç gün üst üste sofraya sadece peynir ve ekmek getirir. Hoca Efendi, hanımına: “Hanım, niçin yemek pişirmiyorsun?” diye sorar. Hanımı saygısından cevap vermez. Hoca Efendi tekrar sorunca, hanımı yağlarının tükendiğini söyler. Bunun üzerine Alim Efendi, bir kap getirir ve bahçeye iner. Zeytin ağaçlarından birinin yassı dalının alt kısmını çarpı işareti şeklinde çizerek “Bismillahirrahmanirrahim” diyerek elini sıvazlar. Dalın altından yağ akmaya başlar ve kap dolur. Hanımı daha büyük bir kap getirir; ancak Alim Efendi, önceki şekilde sıvazladığı dalı tekrar sıvazlayınca yağ akmaz. Hanımına: “Hanım! Şimdi bunu yiyelim, inşallah ileride paramız olunca çarşıdan alırız.” der.
Bu menkıbe, Alim Efendi’nin ilim ve keramet yönünü ortaya koyarken, onun Maraş halkı arasında saygı ve hayranlıkla anılmasına da vesile olmuştur.











