Prof. Dr. Kebudi, meme kanserinin kadınlar arasında en sık görülen kanser türü olduğunu ve Batı ülkelerinde her 8 kadından 1'inde görülebileceğini belirtti. Bu yüksek risk, erken teşhis ve düzenli taramaların önemini daha da vurgulamaktadır.
Erken evrede teşhis edilen meme kanserinin, hastanın hayatta kalma oranını ve yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini belirten Prof. Dr. Kebudi, erken teşhisin sunduğu etkin ve çeşitli tedavi seçeneklerinin önemine dikkat çekti. Bu bağlamda düzenli tarama ve kontrollerin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Geçmişte meme kanseri cerrahisi, memenin ve kanserin ilk yayıldığı koltukaltı bölgesinin geniş şekilde alınmasını içeriyordu. Bu tür ameliyatlar, estetik sorunlar, kolda uyuşma, ağrı ve şişme gibi ciddi komplikasyonlara yol açabiliyordu. Ancak, son yıllarda radyoterapi uygulamalarının eklenmesiyle bu bölgelerde daha iyi sonuçlar elde edilmiştir.
Günümüzde meme kanseri cerrahisi, daha az invaziv yaklaşımlarla en iyi sonuçların alınmasını ve estetik görünümün korunmasını hedeflemektedir. Prof. Dr. Kebudi, bu gelişmelerin "Toplam Hayat Kalitesi" kavramını ön plana çıkardığını ve kanseri tedavi ederken hastaların yaşam kalitesinin de önemli bir faktör olduğunu belirtti.















