Yüz germe gibi amaçlara yönelik uygulanan estetik cerrahi prosedürlerine oranla dolgu enjeksiyonu çok daha ekonomik ve çok daha kısa sürede uygulanabilen bir yöntemdir. Dolgu enjeksiyonunun en büyük avantajlarından biri son derece basit bir enjeksiyon olması ve herhangi bir kesi yapılması gerekmemesi nedeniyle estetik cerrahi prosedürlerine göre çok daha hafif ve hızlı bir iyileşme sürecine ihtiyaç duyulmasıdır.
Dolgu İstanbul ve diğer birçok ilimizde sıklıkla tercih edilen prosedürlerden biri olup lokal anestezi altında gerçekleştirilir. Uygulama bölgesi ve hastanın kişisel özellikleri uygulama süresini etkilese de genellikle 20-30 dakika içerisinde dolgu enjeksiyonu tamamlanır. Dolgu enjeksiyonunun kalıcılık süresi de kişisel özelliklere göre değişiklik göstermekle birlikte genellikle 8-18 aydır.
Dolgu prosedüründe enjeksiyon doğrudan kırışıklıkların altına yapılarak bölge doldurulur. Bu sayede uygulama bölgesindeki kırışıklıklar ve çizgiler giderilmiş olur. Dudakların dolgunlaştırılması, dudak hattının belirginleştirilmesi, göz altındaki morlukların çöküklüklerin ve göz altı torbalarının giderilmesi, nasobial çizgilerle dudak üstü çizgilerinin giderilmesi, elmacık kemiklerinin belirginleştirilmesi, burun asimetrisinin düzeltilmesi, çenenin belirginleştirilmesi, burun ucunun kaldırılması, kaşların arasındaki ve alın bölgesindeki çizgilenmelerin giderilmesi için dolgu uygulamaları tercih edilebilir.
Ancak dolgu enjeksiyonunda kullanılan her malzemenin her tür kırışıklığın giderilmesi için kullanılması mümkün değildir. En etkili sonuçların alınabilmesi için uygulama alanı ve giderilmesi istenilen sorun özelinde en doğru dolgu maddelerinin tercih edilmesi gerekir. Bu nedenle dolgu enjeksiyonundan önce hastanın cilt tipi, ciltteki kırışıklığın tipi ve yeri gibi etkenler değerlendirildikten sonra kullanılacak olan dolgu maddesi belirlenmelidir.
Nadiren olsa ba bazı kişilerde dolgu enjeksiyonunda kullanılan maddelere karşı alerjik reaksiyon gelişmesi söz konusu olabilir. Bunun yanı sıra enjeksiyonun çok yüzeysel olarak yapıldığı durumlarda Tyndall etkisi olarak da bilinen mavimsi bir cilt rengi oluştuğu görülebilir. Bu renk değişimi 1-2 ay içerisinde giderilebilmekle birlikte eğer dolgu enjeksiyonu alanında uzman ve deneyimli olmayan kişilerce yapılırsa sinir felci ya da cilt hücrelerinin ölmesi gibi olumsuzluklarla karşılaşılması mümkündür.
Son derece hızlı ve kolay bir şekilde uygulanan bir prosedür olan dolgu enjeksiyonunda diğer tüm estetik uygulamalarda olduğu gibi belirli noktalara dikkat edilmesi çok önemlidir. Uygulamayı yapacak olan doktorun uzmanlığı, deneyimi ve işlemin steril bir ortamda geliştirilmesi en çok özen gösterilmesi gereken konuların başında gelir. Uzman Dr. Şafak Göktaş kendisine başvuran hastalarının ilk olarak şikayetlerini dinlemekte ve beklentilerini öğrenmektedir. Yaptığı değerlendirmelerin ardından hasta özelinde en uygun çözüm önerilerini sunmakta, operasyon sonucu ile ilgili olarak hastalarını açık ve net bir şekilde bilgilendirmektedir. Tüm prosedürlerini steril ortamlarda gerçekleştirmekte olan Uzman Dr. Şafak Göktaş ile safakgoktas.com adresinin yanı sıra mail ya da telefon aracılığıyla da iletişime geçebilirsiniz.
Daha Genç Bir Görünümün Yolu Medikal Estetik Prosedürlerden Geçiyor
Işık dolgusu İstanbul başta olmak üzere tüm metropollerimizde hemen her yaş grubu arasında giderek popülerleşen bir medikal estetik prosedürdür. Göz altı ışık dolgusu olarak da bilinen ışık dolgusu daha canlı ve daha genç görünün bir yüz ifadesinin elde edilmesi için uygulanır. Işık dolgusu hyaluronik asit içerikli bir dolgu maddesi kullanılarak uygulanır. Genellikle zaman içinde burun alt göz kapağı ve yanak arasında hacim kaybından dolayı ortaya çıkan morlukların, alt göz kapağı bölgesinde hafif-orta seviyedeki torbaların olduğu bölgelerin doldurulması için kullanılır.
Işık dolgusu enjeksiyonundan önce uygulama bölgesinin sterilizasyonu gerçekleştirilir ve lokal anestezi uygulanır. Uygulama bölgesinde belirlenen tek bir noktadan giriş yapıldıktan sonra göz altı ve göz çevresinde belirlenen bölge dolgu malzemesinin enjeksiyonuyla doldurulur. Uygulamadan sonra hastalar hızlı bir şekilde günlük yaşantılarına dönebilse de 4-5 saat süreyle uygulama bölgesine su temas ettirilmemeli ve gözlerin ovuşturulmaması gibi noktalarda dikkatli olunmalıdır.
Tüm dolgu prosedürlerinde olduğu gibi ışık dolgusu enjeksiyonunun kalıcılık süresi de kişinin genetik yapısı, göz çevresinde müdahale edilmek istenilen sorunların hangi derecede olduğuna ve kullanılan dolgu malzemesinin miktarına göre değişiklik gösterir. Bununla birlikte ışık dolgusunun kalıcılık süresi genellikle 1-1.5 yıl arasında olur.
Işık dolgusu prosedüründe kullanılmakta olan dolgu maddesi göz altı dokusunda kullanılmak üzere özel olarak üretildiğinden herhangi bir yan etkisi olması gibi bir durum söz konusu değildir. Işık dolgusu prosedürü hücresel seviyede yapılanma oluşturması nedeniyle göz çevresinde canlanma ve aydınlanma sağlar. Uygulama bölgesindeki morlukların rengini açılması, kırışıklıkların giderilmesi ve çukurların doldurulması da ışık dolgusu ile mümkündür. Bununla birlikte kişinin göz altındaki torbalanmalar cerrahi sınırdaysa, göz çevresindeki dokularda iltihap ya da herhangi bir alerjik durum bulunuyorsa ışık dolgusu prosedürünün uygulanması mümkün değildir.
Genel
Yayınlanma: 26 Temmuz 2021 - 22:28
Güncelleme: 05 Mayıs 2022 - 13:06
Medikal Estetik Prosedürlere Gösterilen İlgi Artıyor
Son dönemlerde en sık uygulanan medikal estetik prosedürlerden biri olan dolgunun oldukça geniş bir kullanım alanı vardır. Cilt altına enjeksiyon yöntemiyle uygulanan dolgu en çok cilt altındaki bölgelerde kırışıklıkların giderilmesi, dudaklarda ve göğüslerde de dolgun bir görünüm sağlanması için tercih edilir.
Genel
26 Temmuz 2021 - 22:28
Güncelleme: 05 Mayıs 2022 - 13:06
İlginizi Çekebilir















