1904 yılında Maraş’ta Ahmet Bey ve Gülsuna Hanım’ın oğlu olarak dünyaya gelen Ali Aras, sanatını uzun yıllar sürdürdükten sonra 1950’li yıllarda tüberküloza yakalanmış ve işlerini yeğeni ve damadı olan Ahmet Aras’a devretmiştir. Ali Aras, 1970 yılında vefat etmiştir.
Ali Aras meslek hayatına kalaycılık yaparak başlamış, ustasıyla birlikte köy köy dolaşarak işini icra etmiştir. Daha sonra bakırcılığa yönelmiş ve komşusu Artin Usta’nın yanında önce çırak, ardından kalfa olarak çalışmıştır. Ermeni tehciri sonrasında ustasıyla olan ilişkisi, düşmanlık ortamına rağmen saygı ve sevgi çerçevesinde devam etmiştir.
Ermeniler Maraş’ı terk ettikten sonra bakır eritme bilgisine sahip kimse kalmadığından meslek neredeyse sona ermişti. Bunun üzerine Ali Aras, Halep’e giderek ustası Artin’den bakır dökümünün inceliklerini öğrenmiş ve Maraş’a dönerek bakırı eritip bakır levha elde etmeyi başarmıştır. Böylece Maraş’ta dövme bakırcılığın yok olmasını engellemiştir.
Ali Aras, öğrendiklerini çağdaş meslektaşlarına aktararak çıraklar yetiştirmiş ve bakırcılık sanatının gelecek nesillere aktarılmasını sağlamıştır. Ayrıca meslekteki yenilikleri de takip etmiş, İstanbul’da gelişen fabrika bakırcılığının gerilettiği taşra bakırcılığını canlandırmak amacıyla 1946 yılında ikisi İngiltere’den, biri Almanya’dan olmak üzere üç dövme makinesi (şahmerdan) satın alarak Türkiye’ye ilk şahmerdanı getirmiştir.
Tüm bu çalışmalarıyla Ali Aras, Maraş bakırcılığında silinmeyecek bir iz bırakmış, şehrin el sanatları mirasını günümüze taşımıştır.













