Uluslararası
danışmanlık ve denetim şirketi EY’nin (Ernst & Young) Yenilenebilir Enerji
Ülke Çekiciliği Endeksi’ne göre; yenilenebilir enerji üretimine yatırım iklim
değişikliğiyle mücadelede çözümün bir parçası, ancak küresel olarak sıfır
emisyon hedefine ulaşılması için ulaşım ve ısınmada elektrik enerjisinin
kullanılması, hidrojen enerjisi ve akıllı şebeke altyapısı öne çıkan yatırım
alanlarını oluşturuyor
Dünyanın lider danışmanlık ve denetim şirketlerinden EY, 54. Yenilenebilir Enerji Ülke Çekiciliği Endeksi (RECAI) sonuçlarını açıkladı. 40 ülkenin yenilenebilir enerji yatırımları bakımından sıralandığı endekste, Çin ve ABD ilk iki sıradaki yerlerini koruyor. Endeks sonuçlarıyla oluşturulan rapora göre; küresel çapta sıfır emisyon hedeflerine ulaşılması için yenilenebilir enerji üretimine yatırımın yanı sıra ulaşım ve ısınmada elektrik enerjisinin kullanılması, hidrojen enerjisi ve akıllı şebeke altyapısına yönelik yatırım yapılması gerekiyor.
Yenilenebilir
enerjiye 2050’ye kadar 18,6 trilyon dolar yatırım yapılmalı
Rapor;
dağıtık enerji kaynakları, elektrikli araçlar ve enerji depolama sistemleri
gibi yeni teknolojilerin uygulamaya koyulma sürecinin yakın gelecekte hız
kazanacağına işaret ediyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın Sürdürülebilir
Kalkınma Senaryosu’nun gerçekleştirilmesi için 2018’de 300 milyar dolar olan
yenilebilir enerji yatırımının yıllık ortalama 600 milyar dolar ile iki katına
çıkarılması gerektiği öngörülüyor. Bu kapsamda yenilebilir enerji
yatırımlarının 2050 yılına kadar küresel olarak 18,6 trilyon dolara ulaşması
gerektiği ifade ediliyor.
Çin
ve ABD yenilebilir enerjide liderliği koruyor
Çin,
2019’un ilk yarısında ülkedeki yenilenebilir enerji yatırımlarının %39 düşüş
göstermesine rağmen, gerçekleştirilen büyük ölçekli yatırımların etkisiyle
endekste ilk sıradaki yerini koruyor. Yatırımlardaki gerilemede, yeni rüzgâr ve
güneş enerjisi kapasitesi yaratılmasında şebekeye satış tarifesinden ihaleye
geçiş yapılmasının etkili olduğu belirtiliyor.
ABD,
offshore rüzgar enerjisi hattının piyasayı canlandırması, güneş ve onshore
rüzgar enerjisi piyasasının ise vergi sübvansiyonlarından destek bulmasının
etkisiyle ikinci sırada yer almayı sürdürüyor.
Avrupa
Birliği’nden ayrılma sürecinin (Brexit) getirdiği belirsizliklerine rağmen
endekste yedinci sıraya yükselen Birleşik Krallık’ta offshore rüzgâr ihaleleri
gelecek vaat ediyor. Güneş enerjisi piyasaları hareketlenen İspanya ve Vietnam
ve zorlu birkaç yılın ardından endekse yeniden giriş yapan Polonya ise endekste
öne çıkan diğer ülkeleri oluşturuyor.
Sıfır
emisyona geçişin küresel enerji sektörü için sunduğu fırsatları mercek altına
alan rapor, sektörün bu alanda üstesinden gelmesi gereken güçlüklere de dikkat
çekiyor. Raporda; sermaye ile kapasitenin eşleştirilmesinde daha inovatif yatırım
modellerine açık olunması gerektiğine işaret ediliyor.
Karbonsuz
ekonomiye geçiş imkânsız değil
EY Türkiye Enerji Sektör Lideri Erkan Baykuş, rapor ile ilgili
yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Ölçek bakımından endüstriyel hale
gelen yenilenebilir enerji projelerine etkin sermaye yaratılması için yeni
kaynak ve yapılar bulunması ihtiyacı gittikçe artıyor. Yenilebilir enerji
projeleri için sermaye ihtiyacı devam ederken, diğer yandan pek çok yeni
yatırım modeli de ortaya çıkıyor. Dünya genelinde sıfır karbon ekonomiye geçiş
için ekonominin her alanında köklü değişimler yapılmalı. 60’tan fazla ülke
sıfır emisyon hedefinin 2050 yılına kadar gerçekleştirilmesine yönelik yasalar
üzerinde çalışıyor. Enerji sektörünün hayati bir rol oynadığı bu dönüşüm sektör
için çok büyük fırsatlar barındırıyor.”















