Ziyaretler, misafirliklerde ikram edilen çikolatalar,
şekerler ve hamur işi tatlılar da eklenince neşeli ve mutlu geçirilmesi gereken
günler, sağlık sorunları yaşayabileceğimiz riskli günlere dönüşebilir.
Herbalife Nutrition Beslenme Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr.İsmet Tamer, Kurban
Bayramı’nda nasıl beslenmemiz gerektiğini anlattı…
Kurban bayramında artan kırmızı et tüketimi, aslında
beslenmemizin çok önemli bir öğesi olan protein ihtiyacımızı karşılar, ama
günlük protein ihtiyacı her bireyin kilosuna, aktivite yoğunluğuna ve fizyolojik
durumuna göre farklılık gösterir. Vücut ağırlığımızın her kilogramı başına
yaklaşık 1 gr kaliteli protein, pratikte ihtiyacımızı rahatça karşılayabilir.
Ama ihtiyacımızdan fazla protein, hele bir de yağlı kırmızı et tüketerek
alınıyorsa, gereksiz kalori ve aşırı doymuş yağ olarak depolanma ile
sonuçlanır. Hem fazla kilolarımızda artış, hem de vücut yağ oranımızda olumsuz
bir yükselmeye neden olur. Üstelik yağ ve şeker içeriği yüksek ağır yemeklerden
sonra ani kalp ve damar rahatsızlıkları gelişebileceği de unutulmamalıdır… Pek
çok kanıta dayalı bilimsel çalışmada, aşırı ve yağlı et tüketimi sonrasında kan
yağlarında ve kanda ürik asit düzeylerinde yükselme olduğu gösterilmiştir. Bu
nedenle bayramı güzel ve keyifli geçirmek için birkaç öneriye dikkat etmekte
yarar var:
Kahvaltıda kavurma porsiyonunu küçük tutun
Öncelikle bayramda da her zaman olması gerektiği gibi güne
sağlıklı ve erken bir kahvaltı ile başlayın. Kahvaltıda protein almayı
unutmayın. İşte size bayram kahvaltısında kavurma yemek için bir sebep! Ama siz
siz olun porsiyonu küçük tutmaya özen gösterin, çünkü 100 gr kavurmada 20-25 gr
protein yanı sıra 250-300 kalori civarında enerji bulunduğunu hatırlayın!
Etlerin çok yağlı kısımlarından her zaman uzak durun!
Özellikle sakatat ve iç yağlar her ne kadar size lezzetli gelse de hepsinin
kolesterol ve yağ bombası olduğunu ve az miktarlarda olsa bile sağlık açısından
riskli olduğunu aklınızdan çıkarmayın.
Düşük ısıda ve yavaş pişen etleri tüketin
Her ne kadar kahvaltıda azıcık kavurmaya tamam dediysek de
etlerin besin değerlerini kaybetmeden ve en sağlıklı şekilde pişirilme
yöntemleri buğulama, ızgara ve haşlama metotlarıdır. Kızartmalar ise uzak
kalınması gereken tercihler olmalıdır. Alevde pişirmek yerine düşük ısıda ve
yavaş yavaş pişen et daha sağlıklıdır.
Kırmızı et, protein içeriğinin ötesinde pek çok vitamin ve
mineral açısından da zengin bir besindir. Bu zenginliğinden yeterince
faydalanabilmek için pişirme yöntemleri kadar saklama koşullarına da dikkat
etmek gerekir. Uygun şartlarda kesilen kurban etleri, yağlı kısımları
ayıklandıktan sonra en az bir gün buzdolabında dinlendirilmelidir. Aksi halde
hem uygun şekilde pişirilmesi, hem de kolay sindirilmesi mümkün olmayacaktır.
Etlerin, çeşitlerine göre ayırdıktan sonra, günlük tüketilebilecek miktarlarda
bölüştürülerek buzdolabında birkaç gün, derin dondurucuda da birkaç ay süreyle
besin değerlerini yitirmeden saklanması uygundur.
Sebze ve meyveyi ihmal etmeyin
Bayram boyunca günlük 3 öğün yemek yemeye devam edilebilir,
ama misafirliklerde ikram edilenleri hesaba katarak küçük porsiyonlar halinde
ve dengeli beslenmeye özen gösterilmelidir. Çikolata ve şekerlemelerden
olabildiğince uzak durmaya çalışın; hamur işi tatlılar yerine sütlü tatlı
ikramlarını tercih etmek daha uygun olacaktır.
Porsiyon demişken, günlük et tüketimi gereğinden çok olan
bireylerde kilo ve yağlanma problemleri dışında başka sağlık sorunlarının da
baş gösterebileceğini bilmekte fayda var. Çalışmalar, yanlış pişirme yöntemleri
ile hazırlanan kırmızı eti fazla tüketen bireylerde, başta kolon kanseri olmak
üzere diğer sindirim sistemi hastalıklarının da daha fazla görüldüğünü
gösteriyor. Bunu önlemenin bir yolu da liften zengin meyve ve sebzelerden bolca
tüketmek! Bayram boyunca da her öğünde sadece et değil, mutlaka bolca sebze
tüketmek gerekiyor, özellikle taze ve çiğ yenebilenlerden veya haşlanmış sebze
tüketmeli; ara öğünlerde meyveyi de ihmal etmemeli!













