Bucak ilçesinde geçen yıl üniversite öğrencisi 22 yaşındaki
Tamer Yaşar, emniyet şeridinde elektrikli bisikletiyle ilerlerken, arkadan
gelen Muhammed A'nın (27) kullandığı otomobilin çarpması sonucu hayatını
kaybetti.
Sürücünün, polis ve bilirkişi raporlarında yüzde 100 oranında
asli kusurlu sayılmasına rağmen tutuksuz yargılanması yaşamını yitiren gencin
ailesinin üzüntüsünü ikiye katladı.
Yaşar Ailesi, Bucak Asliye ceza Mahkemesinde "taksirle
ölüme neden olma" suçundan yargılanan sanığın ceza alması ve başkalarına
da zarar vermesinin önüne geçmek için hukuk mücadelesi veriyor.
Oğlunun gömleğini elinden düşürmeyen anne Leyla ve baba Mehmet
Yaşar, sık sık evlatlarının mezarına giderek dua ediyor.
- "Hız tutkusu uğruna oğlumu öldürdü"
Anne Leyla Yaşar, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, oğlunun herkesçe sevilen, saygı duyulan, çalışkan ve
geleceği parlak bir öğrenci olduğunu söyledi.
Oğlunun ölümüne neden olan sürücünün bir gün bile tutuklu
kalmadığına dikkati çeken acılı anne, bu durumun kendilerinde büyük
üzüntüye yol açtığını dile getirdi.
Evlat acısını 7 aydır yüreklerinde taşıdıklarını ifade eden
Yaşar, şunları söyledi:
"Adaletin yerini bulması için yetkililere sesleniyorum.
Cumhurbaşkanımızdan olaya el atmasını istiyorum. Evladımı öldüren elini kolunu
sallaya sallaya dolaşıyor, benim çocuğum toprağın altında. Oğlum üniversite son
sınıf öğrencisiydi, hayalleri toprak oldu. Hukuk mücadelesini sonuna kadar
vereceğim. Oğlumun ölümüne neden olan kişi, raporlara göre yüzde 100 kusurlu
olduğu halde bir gün bile tutuklu kalmadı. Sorumsuzun biri zevki uğruna, hız tutkusu
uğruna oğlumu öldürdü. Bizi kazadan sonra ne aradılar ne de sordular.
Başka canlar yanmasın diye bu gibi sorumsuzların ceza almasını istiyoruz.
Adalet istiyorum, adalet yerini bulsun."
- "Devlete ve adaletine sonsuz güveniyorum"
Baba Mehmet Yaşar da oğlunun kaza günü kendisine yardım ettikten
sonra elektrikli bisikletle emniyet şeridinden eve giderken olayın meydana
geldiğini aktardı.
Oğluna çarpan aracın yol kenarındaki telefon ve ağaçları da
devirdikten sonra metrelerce ileride durabildiğine işaret eden Yaşar,
hukuk mücadelesine sonuna kadar devam edeceklerini kaydetti.
Yaşar, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve adaletine sonsuz
güveniyorum. Oğlumun katili, dışarıda geziyor. Başkalarının da canının
yanmaması için bu mücadelemizi sürdüreceğiz. suçlu cezasını çekmediği zaman
vatandaş da huzursuz oluyor. Cezalar yetersiz olunca trafik kurallarını ihlal
edenler çoğalıyor. Kazayı gerçekleştiren kişinin sosyal medya hesaplarına
baktığımızda hız tutkunu olduğunu gördük. Devletimize sığınıyoruz, adalete
güvenimiz tam." ifadelerini kullandı.
Abla Rabia Şener ise kardeşini her geçen gün daha da özlediğini
belirterek, "Acımızı yaşıyoruz, psikolojik desteklerle ayaktayız. Bunlara
sebep olan insanların ıslah edilmesi gerekiyor ve bu olayda idari hiçbir
yaptırım yapılmaması bizi çok üzdü. Şunlar en azından yapılamaz mıydı.
Ehliyetine el konulabilirdi, bu hızla ilgili sorunundan dolayı bir
rehabilitasyon sürecine tabi tutulabilirdi. Cezasını çekmesini istiyoruz, bu
konuda da geride kalanları da düşünmelerini istiyoruz, adalete gerçekten
ihtiyacımız var." diye konuştu.
- "İki mahkeme arasındaki anlaşmazlık nedeniyle
tutuklanmadı"
Yaşar ailesinin avukatı Abdullah Özel, yargılamanın devam
ettiğini belirtti.
Bucak Sulh Ceza Hakimliğince tutukluluk koşulları oluşmadığı
gerekçesiyle sanık hakkında adli kontrol şartının yeterli görüldüğünü belirten
Özel, bunun üzerine burdur Sulh Ceza Hakimliğine itirazda bulunduklarını
anlattı.
Özel, tutukluluk kararının tatbik edilmesinde iki mahkemenin
görüş ayrılığına düştüğüne dikkati çekerek, "Burdur Sulh Ceza
Hakimliği, tutukluluk kararını verme yetkisinin Bucak Sulh Ceza Hakimliğinde
olduğuna hükmetti. Bucak ise yetkinin kararı kaldıran hakimliğe ait olduğuna
karar verdi. Bucak ve Burdur Sulh Ceza Hakimlikleri arasında yaşanan hukuki
görüş ayrılığı nedeniyle tutukluluk kararı bugüne kadar tatbik edilemedi. O
günden bu yana sanık tutuksuz olarak yargılamaya devam ediyor." diye
konuştu.
- "Delillere göre aşırı hızlı, fren izi yok"
Özel, toplanan delillere göre otomobilin aşırı hızlı olduğunu,
olay yerinde herhangi bir fren izine rastlanmadığını söyledi.
İddia makamının kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur
durumlarını tespitine dair bilirkişi raporları aldığını belirten Özel, şunları
kaydetti:
"İlk raporda tüm kusurun araç sürücüsünde olduğuna karar
veriliyor. Raporunun sağlıklı olması adına Adli Tıp Kurumu Ankara Grup
Başkanlığından bir rapor daha alınıyor. Bu raporda da asli kusur yine araç
sürücüsüne ait. Alt düzeyde tali kusurun ise kask takmaması nedeniyle vefat
eden kişiye ait olacağına karar veriliyor. Ailenin burada amacı büyütüp
yetiştirdikleri çocuklarının ölümüne sebebiyet veren kişinin hak ettiği cezayı
alması. Savcılık makamı iddianamede 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85/1.
maddesi gereği 6 yıla kadar hapis cezası istedi."
Antalya-Burdur kara yolu Karapınar köyünde 26 Temmuz 2018'de
Muhammed A'nın idaresindeki 20 ABY 86 plakalı otomobil, Tamer Yaşar'ın (22)
kullandığı elektrikli bisiklete çarpmış, kazada Uşak Üniversitesinde Bankacılık
ve Finans Bölümü son sınıfta okuyan Tamer Yaşar, olay yerinde hayatını
kaybetmiş, kaza sonrası sürücü Muhammed A. hakkında dava açılmıştı.















