Türk Tabipleri Birliği, homeopati, hacamat ve sülük uygulamalara teşvik edilmesi ile ilgili yaptığı açıklamalara 'Geleneksel Tıp Dünyası'ndan tepki geldi. Kahramanmaraşlı Araştırmacı-Yazar Nuray Karpuzcu, Türk Tabipler Birliği'nin geleneksel tıp yöntemleri açıklamasına tepki göstererek hacamat ve sülük tedavilerinin en güvenilir tedavi yöntemi olduğunu ifade etti.
Türk Tabipleri Birliği (TTB), Twitter hesabından yaptığı açıklamada Peygamber Efendimiz'in (sav) de sünnetlerinden olan hacamatın yanı sıra sülük tedavisine de 'bilim dışı' diyerek karşı çıktı. İnsanların, yüzyıllardır kullanılan bu yöntemlere teşvik edilmesine tepki gösterdi.
İşte Twitterdan yapılan o açıklama; "Tıbbın alternatifi olmaz. Bilimsel ve çağdaş tıp uygulamaları yerine ‘alternatif' yöntemlerle telafisi mümkün olmayan toplum sağlığı sorunlarına yol açılacaktır. Bilim dışı ‘Alternatif tıp’ uygulamaları halk sağlığını olumsuz etkilemektedir. Yaş kupa (hacamat) uygulamasının cilt mikobakteriyal enfeksiyonların, uygunsuz skar oluşumunun gelişmesine neden olur, uygulanan hastadan diğerine veya tedaviyi uygulayan kişilere HIV, hepatit B ve hepatit C bulaşması riski taşır."
KARPUCU: HACAMATIN 300 YILLIK GEÇMİŞİ VAR!
Türk Tabipler Birliği’nin o açıklamalarına tepki gösteren kahramanmaraşlı yazar Nuray Karpuzcu, konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Tıp'ın kanıt istediğini vurgulayan Araştırmacı-Yazar nuray karpuzcu Türk Tabipler Birliğinin söylemiyle ilgili bir kanıtı yok. Şu an da Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kongresindeyiz. Bu söylemin kongreye denk gelmesinin düşündürücü bulduklarını söyledi ve sözlerine devam etti. Hacamatın Milattan önce 300 yılına kadar uzanan bir geçmişi var. Tıbbın kurucusu olarak bilinen hipokrat hastadan kan almayı en güvenilir tedavi yöntemi olarak övmüşler. Hacamat, sülük tedavilerinin kesinlikle enfeksiyon kapma riskinin sıfır olduğuna dair tüm dünyada kanıtlanmıştır. Eğer böyle bir risk olsaydı bugün kraliyet ailesi bu uygulamayı asla kabul etmezdi. Hemen hemen dünyanın bir çok ülkelerinde kliniklerde bu uygulamalar yapılıyor. Amerika'da bulunan çok önemli doktorlarımızdan Ömer Küçük sülükten aldıkları enzimleri ilaç haline getirdiler ve özellikle prostat kanseri üzerine denemişler kemoterapiden bile daha başarılı olduğunu ve riskin olmadığını açıkladı. Türk Tabipler Birliğinin bu tarz açıklamalar yaparken dünyada nasıl çalışmalar var kanıta dayalı çalışmaları araştırmalarını isterim.”












