Uşak’ta yaptığı esnaf ziyaretleri sonrası bir televizyon
kanalına konuk olan Ali Öztunç, hükümet politikalarını eleştirerek, “Esnaf
sinek avlıyor, batmak üzere. Çünkü esnaf kovit yüzünden tamam kapalı,
lokantalar kapalı, restoranlar kapalı, sadece paket servis yapabiliyorlar.
Milletin alım gücü düştü alışveriş yapamıyor. Aynı zamanda hafta sonları zaten
dükkanlar kapalı, akşam dükkan kapalı, evet millet gidip cebinde para olmadığı
için alışveriş yapamıyor. Dolayısıyla bu esnafa yansıyor, esnaf yanında çalışan
işçi varsa onu çıkartmak zorunda kalıyor. Kendisi tek başına gidermeye
çalışıyor, bir süre sonra kirasını ödeyemiyor. Mal sahibi geç kiramı ver
kardeşim birçok konuda kendine ve ekonomik düzeni var ve kira ödeyemiyor. SGK
borcu, Bağ-Kur, şudur, budur derken esnaf bugüne kadar cepten yedi. Bir yıldır
dayanıyor. Hükümete destek olmuyor. Maalesef öyle hükümet var şuanda.
Türkiye'nin en büyük şanssızlığı bu oldu. Dünyada kovit var, yaygın doğru ama
Türkiye'deki kovit 2 kat etki yaptı. Bir virüsten kaynaklı etki, bide
hükümetten kaynaklı etki. Şansız bir dönemdeyiz. Bu virüse AK Parti dönemde
yakalamak büyük şansızlık oldu. Çünkü esnafın, işçinin, emeklinin, çiftçinin
halinden anlamayan bir hükümet var. Zaten o yüzden de sokağa çıkmıyorlar,
vatandaşın arasına girmiyorlar. Esnafın yanına gitmiyorlar, kulaklarını
kapatmışlar hiçbir şey duymak istemiyorlar. Gözleri var görmüyor kulakları var
duymuyor. Ama Türkiye'de çok ciddi bir ekonomik kriz artık buhrana döndü. Büyük
bir ekonomik buhran var. İnsanlar evine ekmek götürmekte artık zorluk yaşıyorlar.
İşleri zaten zor, açmış zar-zor geçiniyor. Bu krizden sonra yani pandemi var
evet, ama pandemiden kaynaklı değil asıl kaynaklanan sebep ekonomik kriz ve
hükümetin esnafa sahip çıkmaması. Hükümetin esnaf umursamaması, hükümet 5 tane
müteahhitte sahip çıkıyor, başka kimse sahip çıkmıyor. 5 tane müteahhitti var,
biliyorsunuz onların kimler olduğunu. Onun dışında hiçbir emeklinin derdi
umurunda değil. Çiftçinin derdi umurunda değil. Hükümet görmüyor daha doğrusu
görüyor da hiçbir şey yapmıyorlar. Çünkü gerçekten millet umurlarında değil,
milletten koptular. Bunlar 2002’den buyana iktidarlar. Son 19 yıl olmuş. 19
yılda bir araba alsanız bile eskir. Bunlar 19 yıldır öyle işler yaptılar ki,
öyle duyarsızca davrandılar ki,
vatandaşı o kadar umursamazlar ki, 19 yılının sonunda geldiğimiz noktada
5 müteahhitte çalışıyorlar, bide kendilerine çalışıyorlar” dedi.
“AA’YI KINIYORUM”
Anadolu Ajansı’nın yayın politikasını eleştiren Öztunç, “Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan bu ajans, Anadolu’nun sesi olacaktı. Bütün dünyaya duracaktı Anadolu’yu. Ama şuan AK Parti’nin sesi. Tetikçilik yapıyor maalesef. AA’ya baktığınız zaman onlara göre Japonya’daki esnafın durumu sıkıntılı. Japonya’da batan bin esnaf sıkıntılı. Türkiye'de sadece geçen sene Uşak'ta 963 esnaf, dükkan kapatmış, kepenk kapatmış. Türkiye'de on binlerce esnaf battı, batma noktasına geldi. Anadolu Ajansı, ey Anadolu Ajansı bir bakıver, sana ne Japonya'dan bizi ne ilgilendirir. Biz önce evimizin önünü süpüreceğiz, ondan sonra başka yerlere bakacağız. Önce kendi derdimize düşeceğiz. Ama bunların dünyasında saçma sapan haberler var. Ben Anadolu Ajansı’nı kınıyorum. Ve Anadolu Ajansı yönetimine ediyorum ki, Türkiye'de yaşanan sıkıntıları duyurmak sizin boynunuzun borcu” dedi.
“KAHRAMANMARAŞLI HEMŞERİME BİR TELEFON ÇOK GÖRÜLÜYOR”
Öztunç, konuşmasının sonunda AK Parti Genel Başkanı Mahir Ünal’ın Kahramanmaraşlı bir çiftçi arasında yaşanan telefon polemiği hakkında ise, şunları kaydetti: “Mahir beyle bugün telefonla görüştük. 12 Şubat Kahramanmaraş’ımızın kurtuluşunun yıl dönümüdür. Yapılan görüşmede bu konuyu dile getirdim. Onun iddiası şu, ‘Ben bunu söylemedim’ diyor, Montaj yapılmış. Öylede olsa böyle de olsa bir telefon meselesi oldu. Bir telefonu çok görüyorlar. Onu da taksitle almış. Orada da hesap hatası var zaten. Benim Kahramanmaraşlı hemşerim, Bertizli hemşerim bir telefon almış. Çiftçiye telefon çok görülüyor. Yazıktır, günahtır. Geldikleri nokta bu işte. AK Parti'nin geldiği nokta maalesef, kendi çiftçisine, kendi köylüsüne, kendi yurttaşına benim Kahramanmaraşlı hemşerime bir telefon çok görülüyor. Ufacık bebelerin elinde cep telefonları var. Onlara ses edemeyenler, benim Bertizli hemşerime laf ediyorlar. Üzülüyorum, bu gece de Kahramanmaraş’a gideceğim. Yarın bir bakayım diyorum Kahramanmaraş’ta hangi çiftçimizde hangi telefon var bir görelim.”















