Depremde 150 kişinin hayatını kaybettiği Palmiye Sitesi’nin duruşmasında, tutuklu sanık Ali Babaoğlu, cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBIS) aracılığıyla katıldı. Diğer sanıklar Hacı Mehmet E. ve Ömer T. ile müştekiler ve taraf avukatları ise duruşma salonunda hazır bulundu.
Duruşmada tutuklu sanık müteahhit Ali Babaoğlu, depremle ilgili olarak "6 Şubat depremi sıradan bir deprem değildir, bin yıllık tarihi eserler yıkılmıştır" dedi. Kendisinin Kahramanmaraş’ın güvenilir mühendislerinden biri olduğunu belirten Babaoğlu, açıklamalarında şunları ifade etti:
"Ben kaçmadım, çünkü kronik bir hastayım ve çok ağır ilaçlar kullanıyorum. Deprem sabahı çok büyük travmalar yaşadım, benim de arkadaşlarım, dostlarım enkaz altında kaldı. Herkes Kahramanmaraş’tan ayrılıyordu, ben de ayrılmak zorunda kaldım. Mal varlığımı kaybettim, en çok da özgürlüğümü kaybettim, hala hapisteyim. 40 yıllık tecrübeli inşaat mühendisiyim ve Kahramanmaraş'ın en güvenilir mühendislerinden biriyim."
Babaoğlu, projelerinin belediye ve oda tarafından onaylandığını, malzemeden çalındığı iddialarını reddetti ve projeyi birebir uyguladıklarını öne sürdü. Ayrıca, iddianamenin aceleyle hazırlandığını ve hazırlanan raporlarda çelişkiler bulunduğunu belirterek, tekrar bilirkişi raporu alınmasını talep etti.
Ortaklık ilişkileri hakkında da bilgi veren Babaoğlu, "Bu projeyi bana Mehmet Bey getirdi. Noterde vekalet vermek için bulundum. Kahramanmaraş’ın önemli esnaflarından biriyim, 10 yerden haciz geldi, ancak ben namuslu biriyim, malımı sattım ve borçlarımı ödedim. Yakalanmayı göz göre göre gittim, çünkü mecburdum. Yakalanmasaydım, arabamla duruşmaya gelecektim" dedi.
Tutuksuz sanık Hacı Mehmet E. ise, binaya ortak olmadığını ve binanın yapımıyla ilgisinin bulunmadığını, sadece müşteri bulmak amacıyla çalıştığını belirtti. Tutuksuz sanık Ömer T. ise kendisine atfedilen suçları kabul etmeyerek beraatini talep etti.
Müştekilerden Hatice Öztarakçı, depremde anne ve babasını kaybettiğini, kendisinin ise 16 saat sonra enkazdan çıkarıldığını anlattı. Emine Özcan ise, anne ve babasıyla birlikte enkaz altında kaldığını, yaşadığı acıları detaylandırarak, "17 saat boyunca bu dünyada çekmeyeceğim acıyı çektim. Bu binayı bize yönetmeliğe uygun olarak sattılar. Sanık Ali Babaoğlu, pişmanlık göstermeden mal varlığını kaybettiğini söylüyor. Biz bu binayı Ali Babaoğlu'ndan satın aldık. Evin satış sözleşmesinde Hacı Mehmet E.’nin adı vardı ve ortak olduğu belliydi. Ben bu binayla ilişkisi olan herkesten şikayetçiyim, ben tesadüfen hayattayım" dedi.
Mahkeme heyeti, dosyanın yeni bilirkişi heyetine gönderilmesine ve sanıkların mevcut halinin devamına karar vererek duruşmayı 26 Aralık’a erteledi. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanıklar hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl altışar aya kadar hapis cezası talep ediliyor.













