Komisyon, Adıyaman, Kahramanmaraş, Gaziantep Nurdağı, Hatay İskenderun, Malatya, Elazığ ve Diyarbakır gibi bölgelerde incelemelerde bulunarak durumu değerlendirdi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türk Kızılay Derneği, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve UNICEF Türkiye Temsilciliği'nden alınan bilgiler doğrultusunda 278 sayfalık kapsamlı bir rapor hazırlandı.
Raporda dikkat çeken bazı bulgular ve öneriler şunlardır:
Konteyner kentlerde içme suyu arıtma cihazlarının eksikliği ve elektrik kesintilerinin özellikle sınavlara hazırlanan çocuklar üzerinde stres yarattığı belirtildi.
Eğitim faaliyetlerinin aksamaması için internet ve telefon çekim gücünün artırılması gerektiği vurgulandı.
Çocuk oyun alanlarında güvenlik önlemlerinin artırılması gerektiği ifade edildi.
Depremden etkilenmeyen okullarda öğrenci yoğunluğunun artmasıyla sınıfların kalabalıklaştığı ve bu durumun akran zorbalığını ve devamsızlığı artırdığı belirtildi.
Bölgede çocuk psikiyatristi sayısının artırılması gerektiği vurgulandı.
Raporda ayrıca, sağlık hizmetlerinin bazı konteyner kentlerde sınırlı günlerde sunulduğu, acil durumlarda sağlık personeline ulaşmada zorluk yaşandığı, eğitim materyallerinde eksikliklerin olduğu, belediyelerin acil durumlarda görev tanımlarının netleştirilmesi gerektiği ve üniversitelerin afet yönetimi konularında eğitim programları geliştirmesi önerildi.
TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu tarafından hazırlanan bu rapor, çocuk haklarının korunması ve geliştirilmesi adına önemli bir adım olarak değerlendirilecek.














