Uzman jeologlar, yer kabuğundaki hareketlilik ve stresin kaynak sularında önemli değişimlere yol açtığını belirtiyor.
Yer kabuğundaki hareketlilik ve stresin, gaz çıkışlarını artırarak suyun kimyasında değişikliklere neden olduğunu ifade eden uzmanlar, Kahramanmaraş’ın jeolojik önemine dikkat çekti. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde analiz edilen sular, Eylül 2022 itibarıyla element seviyelerinde ciddi artışlar gösterdi. Örneğin, normalde 7 mg/litre olan kalsiyum oranının bir anda 18 mg/litreye yükseldiği tespit edildi. Bu değişim, 6 Şubat’taki büyük deprem gerçekleşene kadar sürdü ve depremden birkaç gün sonra eski seviyelerine geri döndü.
“Gözlem İstasyonları Olsaydı Bu Değişimleri Önceden Görebilirdik”
2005 yılında TÜBİTAK destekli bir projede yer altı su hareketlerini takip eden gözlem istasyonları kurduklarını hatırlatan Prof. Dr. Sedat İnan, ancak bu istasyonların 2012 yılında kaldırıldığını belirtti. “Eğer bu sistem Kahramanmaraş’ta aktif olsaydı, depremin sinyallerini çok daha önceden görebilirdik” diyen İnan, sürekli ve düzenli yer altı incelemelerinin hayati önem taşıdığını vurguladı.Prof. Dr. Hasan Çetin ise, dünyada özellikle Japonya gibi ülkelerde su izleme yöntemlerinin aktif olarak kullanıldığını belirterek, “Radon gazı gibi yer altı hareketliliğini takip edebileceğimiz başka yöntemler de var. Ancak bunların devlet kurumları tarafından sürekli izlenmesi gerekiyor” dedi.
Prof. Dr. Sedat İnan, Türkiye’nin büyük depremlerden milyarlarca dolar zarar gördüğünü hatırlatarak, yer altı gözlem çalışmalarına daha fazla yatırım yapılması gerektiğini belirtti. “100 milyar dolar ekonomik kaybın yaşandığı bir depremde, önceden önlem alabilecek araştırmalara 5-10 milyon dolar ayırmak çok büyük bir bedel değil” diyen İnan, devletin bu çalışmalara öncülük etmesi gerektiğinin altını çizdi.Kahramanmaraş, 6 Şubat depremlerinin merkez üssü olması sebebiyle, Türkiye’de deprem izleme ve erken uyarı sistemlerinin en kritik bölgelerinden biri haline geldi. Uzmanlar, Ayran Kaynağı gibi doğal kaynakların sistematik olarak izlenmesi gerektiğini ve Kahramanmaraş’ın bir deprem gözlem merkezi haline getirilmesi gerektiğini öneriyor. 











