Göğüs ağrısı şikayetiyle başvurduğu özel hastanede yapılan işlemleri ve ortaya çıkan ihmalleri anlatan Karatutlu, “İlaçlı anjiyo yapılan kolumda 30 santimetrelik pıhtı oluştu. Pıhtıyı eritmek için ek ilaçlar verildi.
Ancak beş gün sonra hemoglobinime hiç bakılmadığı anlaşıldı, çünkü o tetkikten para kazanılamıyormuş. Bu durumu bir milletvekili ve hekim olarak ben bile yaşadıysam, vatandaş kim bilir neler yaşıyor” diyerek dikkat çekti.
“Basit Bir Kan Testi Yapılsaydı, Onca Tetkike Gerek Kalmayacaktı”
Karatutlu, yaşadığı sağlık problemlerinin detaylarını paylaşarak şu ifadeleri kullandı:
“Kahramanmaraş’a döndüğümde kendi doktoruma muayene oldum. Göğüs ağrımın aslında hemoglobin değerimin 18’in üzerine çıkmasından kaynaklandığı ortaya çıktı. Eğer ilk başvuruda sadece bir ünite kan alınarak hemoglobin değerime bakılsaydı, ne sanal göğüs anjiyosu ne de diğer tetkiklerin yapılmasına gerek kalmayacaktı. Ama bu testten gelir elde edemedikleri için yapılmamış.”
“Sağlıkta Liyakat Yok, Rant Var”
Kürsüdeki konuşmasında sağlık sistemindeki yönetim anlayışına da sert eleştiriler yönelten Karatutlu, liyakat ve ehliyet eksikliğine dikkat çekti:
“Sağlık politikası artık bilimsel yaklaşımlardan değil, talimatla yönetilen bir düzene dönüştü. İhale kime verilecek, hangi cihaz hastaneye alınacak, kim nereye atanacak... Bunlar perde arkasından şekillendiriliyor. 9 bin nüfuslu ilçelere hastane yapılıyor, ama sonra personel bulunamıyor, işletilemiyor. Daha önce Malatya Yeşilyurt’ta yaşananlar ortada. Bilim insanlarıyla, meslek kuruluşlarıyla değil; sadece iktidarı destekleyen bir sendikayla konuşuluyor. Bu sendikadan seçilen isimler ise yönetici pozisyonlarına getiriliyor. Sormak istiyorum: Hani liyakat? Hani ehliyet?”
“Vatandaşın Sağlığı Üzerinden Ticaret Yapılamaz”
Karatutlu, sağlık hizmetlerinin ticarileşmesini eleştirerek vatandaşların temel haklarının ihmal edildiğini savundu:
“Sağlık ticarethaneye döndü. Para getirisi olmayan test yapılmıyor. Hekim olan bir milletvekili olarak yaşadıklarımı anlatıyorum. Bu sistemde dar gelirli vatandaşın neler yaşadığını düşünmek bile istemiyorum.”














