İŞTE KAHRAMANMARAŞ CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NIN AÇIKLAMASI
25/03/2009 tarihinde Kahramanmaraş’ın Çağlayancerit ilçesinden Yozgat’ın Yerköy ilçesine helikopterle gitmek üzere hareket eden BBP Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının içinde bulundukları helikopterin Keş Dağı’na çarpması sonucunda meydana gelen olayla bağlantılı olarak Başsavcılığımızca 11.12.2020 tarihinde düzenlenen iddianameye ilişkin basın açıklaması yapılması gereği hasıl olmuştur.
Bilindiği üzere, olayın hemen ardından başlatılan soruşturma sonunda 20/06/2016 tarihinde 132 şüpheli yönünden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Bu karara yönelik itiraz üzerine Kahramanmaraş 2. Sulh Ceza Hakimliği, 10/04/2018 tarihinde bazı şüpheliler yönünden kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı kaldırmış, bunun üzerine Cumhuriyet Başsavcılığımızca yeniden soruşturma başlatılmıştır.
Soruşturma kapsamında şüpheli ve tanıkların ifadelerinin alınması, dosyaya yansıyan iddiaların ayrıntılı olarak araştırılması ve bu iddialara ilişkin somut delillerin toplanması için gerekli çalışmalar yapılmıştır.
Sulh Ceza Hakimliğinin Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararı kaldırma gerekçesi dikkate alınarak FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün olayla irtibatına dair geniş kapsamlı bir araştırma yapılmıştır. Bu kapsamda, ülke genelindeki Bylock içerikleri ile dijital materyal taraması yapılmış, ana dosya ile ilgili olan diğer ifadeler de alınarak soruşturma sürdürülmüştür. Bilirkişi raporlarında olay mahallinde uçuşu bulunduğu belirtilen pilotların ifadeleri alınmış bir pilotun ise adresinin yurtdışı olması nedeniyle ifadesi henüz alınamamıştır.
Ayrıca olay mahallindeki uçak sayısı, uçak pilotlarının kimlikleri, uçakların güzergah ve irtifalarının netleştirilmesi ve teyidi ile yeniden aldırılacak bilirkişi raporuna esas olmak üzere Hava Kuvvetleri Komutanlığından yeniden bilgi istenilmiştir. Bu çalışmalar neticesinde süreç içerisinde dosyayla bağlantılı oldukları tespit edilen bir kısım şüphelilerin ve tanıkların ifadelerine başvurulmuş alınan bu ifadeler doğrultusunda soruşturma genişletilmiştir. Şüphelilere ait soruşturma ve kovuşturma dosyaları mahkemelerden ve Cumhuriyet Başsavcılıklarından talep edilmiş olup tüm evraklar değerlendirilmiştir. Soruşturma dosyasındaki ihbar mektuplarının tamamı incelenmiştir.
Dosya kapsamında birçok mesnetsiz beyan ve iddiada bulunan tanık ve gizli tanıkların yeniden ifadelerine başvurulmuş olup şahısların FETÖ/PDY terör örgütü irtibatları ayrıntılı olarak araştırılmış HTS analiz raporları aldırılmıştır. Olay sonrasında FETÖ/PDY terör örgütü yapılanmasının gerek arama kurtarma faaliyetleri öncesi ve sonrasında gerekse soruşturmanın gereği gibi yürütülmesi esnasında, aşama aşama dosyaya müdahalelerde bulunarak kamuoyunu yanlış bilgilerle manipüle etmeye, soruşturmayı içinden çıkılmaz hale getirerek toplum nezdinde adalete duyulan güveni sarsmaya çalıştıkları iddialarını güçlendiren delillere ulaşılmıştır. Bu kapsamda posta ile gönderilen imzalı bir ihbar mektubunun yaptırılan kriminal incelemesinde imzanın takliden atıldığı belirlenmiş, sahte ihbar mektubuyla Hava Kuvvetleri Komutanlığındaki bir kısım subay ve generallerin telefonlarının dinlendiği görülmüştür. Fetö/Pdy irtibatlı dönemin yargı mensuplarınca ifadelerine başvurulan bir kısım gizli tanıkların yeniden başvurulan ifadelerinde gizli tanık sıfatıyla verdikleri ifadeleri inkar yoluna gittikleri dolayısıyla gerçek olmayan ifadelerle kurgulama yapılmış olduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca, 17-25 Aralık süreci ve 15 Temmuz fiili darbe kalkışması başarılı olsaydı bazı devlet adamlarının ve hükümet mensuplarının uydurulmuş delillerle yargılanmalarına yol açabilecek bir kumpas davası hazırlığı içinde olunduğuna dair önemli deliller elde edilmiştir.
Bu kapsamda, terör örgütü üst yapısı ile teması bulunduğu ortaya çıkan birçok tanığın dosyaya asılsız beyanlarının dahil edildiği ve bu beyanların genişletilen soruşturma usulleri ile delillendirme çabalarına girişildiği tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra, olay ile ilgili oluşturulan kamuoyu algısını güçlendirmek adına FETÖ/PDY terör örgütünce yönlendirilen sosyal medya hesapları ile müzahir basın yayın kuruluşları tarafından yapılan paylaşım ve haberlerle konunun dosya bulgularından farklı olarak topluma lanse edilmeye çalışıldığı, asılsız içeriklerin kamuoyuna duyurulduğu anlaşılmıştır. Yine bu süreçte örgüt mensubu olduğu belirlenen dönemin askeri personelleri tarafından kırıma uğrayan helikopterin kara kutu özelliği olmayan parçalarının sökülerek görüntülerin sosyal medyaya servis edildiği belirlenmiştir.
Aynı doğrultuda, gerek kollukta gerekse dönemin Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı (CMK 250. maddesi ile özel yetkili savcılık) nezdinde yapılan işlemlerde soyut ihbar mektubu içerikleri ile birçok kişinin, adı konulmamış bir suç örgütüne mensup olduğu iddia edilerek, üç yıla varan sürelerle teknik takibe alındıkları tespit edilmiştir. Usulsüz dinleme kararı veren hakim ve savcılar ve irtibatlı şüpheliler hakkında Hakimler ve Savcılar Kuruluna suç duyurusunda bulunulmuştur. Yukarıda açıklandığı şekilde FETÖ/PDY terör örgütünün amaçları doğrultusunda yürütülmekte olan soruşturmaya farklı biçimlerde müdahalede bulunan bir kısmı FETÖ/PDY terör örgütü üyesi bir kısmı ise örgüt üyesi olmamakla birlikte örgütle irtibatlı olarak aynı amaca yönelik olarak yalan tanıklık, iftira ve suç uydurma gibi eylemleri işledikleri, hayatın olağan akışına aykırı beyan ve iddialar ile dosyaya ibraz edilmeyen görüntülerin varlığından bahisle, soruşturmayı içinden çıkılmaz hale getirmeye çalıştıklarına dair yeterli delil bulunan 17 şüpheli hakkında, ana soruşturma dosyasından tefrik edilerek düzenlenen iddianame, yetkili ve görevli Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesine sunulmuş olup, mahkemece iddianame 25/12/2020 tarihi itibariyle kabul edilmiştir. Söz konusu iddianame ile aynı zamanda Göksun Asliye Ceza Mahkemesinde ve Kahramanmaraş 1.Asliye Ceza Mahkemesinde devam eden bağlantılı davaların maddi gerçeğin ortaya çıkması için birleştirilmesi gerektiği hususları mahkemenin takdirine sunulmuştur. Öte yandan, milletimizin gönlünde acısı hala taze olan bu elim olaya ilişkin tüm iddiaların eksiksiz ve ayrıntılı bir şekilde araştırılarak sonuçlandırılması için Cumhuriyet Başsavcılığımızca ölüm olayına yönelik ana soruşturma kapsamlı olarak yürütülmeye devam etmektedir.
Bu soruşturma, özellikle 15 Temmuz 2016 tarihi sonrasında elde edilen tüm deliller ışığında yürütülmektedir. Gelinen aşamada, olayın nasıl meydana geldiği, olayın oluşumunda harici kişilerin kastı, kusuru ya da ihmali bulunup bulunmadığı gibi hususlarda tüm soru işaretlerinin giderilmesine yönelik yeni bir rapor hazırlanması için konusunda uzman isimlerden oluşan yeni bir bilirkişi heyeti teşekkül ettirilmiştir.
Yine, arama kurtarma çalışmalarındaki ihmal ve gecikme iddialarıyla ilgili dönemin Jandarma Bölge Komutanı ve yardımcısı, Sivil Havacılık Genel Müdürü ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürü hakkında görevi kötüye kullanma suçundan Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturma tamamlanmış olup, Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesine hitaben iddianame düzenlenmiştir. Olay akabinde arama kurtarma çalışmalarında ihmal ve gecikme iddialarına ilişkin olarak ise arama kurtarma çalışmalarını yöneten üst düzey kamu görevlileri hakkında Yargıtay 5. Ceza Dairesinde görevi ihmal suçundan yargılama devam etmektedir. Kamuoyuna saygıyla arz olunur.















