Erkeklerin daha fazla bağımlı olduğu sanılır oysa kadınlarda
da bağımlılık oranları giderek artıyor. Uzmanlar, “Erkeklerin madde ve alkol
kullanım sıklığı kadınlara göre daha yüksekken, kadınlar daha düşük miktar ve
sürede madde kullansalar da erkeklere oranla çok daha hızlı bağımlılık
geliştirmektedirler” uyarısında bulunuyor.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi
Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Gül Eryılmaz, bağımlılık konusunda kadınla erkek
arasında farkın kapandığını söyledi.
Madde kullanımı kadınlar için de önemli bir sorun
Uzun yıllar boyunca madde kullanımı ve buna bağlı sorunların
erkekler arasında daha yaygın olması nedeni ile kadınlarda kullanım ve
bağımlılığın daha az ilgi çektiğini belirten Doç. Dr. Gül Eryılmaz, şunları
söyledi:
“Fakat son zamanlarda genel olarak dünyada madde
kullanımındaki cinsiyetler arası farkın giderek kapanmaya başladığı ve madde
kullanımının kadınlar için de önemli bir sorun haline geldiği ileri
sürülmektedir. Yurt dışında yapılan çalışmalarda 1990’lı yıllar ile 2000’li
yıllar arasında kadınlar açısından madde kullanımında bir artış olduğunun
belirlenmesi ve bu konuya dikkat çekilmesi ülkemiz içinde aynı durumun söz
konusu olacağı sonucunu bize düşündürmektedir.”
Sigara kullanımı açısından fark yok
Sigara kullanımı açısından bakıldığında 2000’li yıllardan
önce erkek cinsiyette sigara bağımlığının daha fazla iken bu oranın 2000’li
yıllardan sonra değiştiğini ifade eden Doç. Dr. Gül Eryılmaz, “Sigara kullanımı
açısından cinsiyetler arasında genel olarak bölgelere göre değişse de fark yok
denilebilir. alkolizm prevalansı 1980’lerde erkek kadın oranı 5’te 1 iken
şimdilerde bu oran 3’te 1’e inmiştir. Erkeklerde alkole başlama yaşı kadınlara
göre daha erken iken son yıllarda kadın-erkek alkole başlama yaşları arasında
fark giderek azalmıştır” diye konuştu.
Kadınlar daha çok etkileniyor
Kadınların biyolojik nedenlerden dolayı madde etkilerine
daha kolay maruz kaldıklarını ifade eden Doç. Dr. Gül Eryılmaz, “Kadınlarda
düşük dozlarda bile etkinliğin ortaya çıkması bağımlılık açısından risk
oluşturmaktadır. Erkeklerin madde ve alkol kullanım sıklığı kadınlara göre daha
yüksekken, kadınlar daha düşük miktar ve sürede madde kullansalar da erkeklere
oranla çok daha hızlı bağımlılık geliştirmektedirler” dedi.
Sosyal rollerindeki değişiklik maddeye ulaşılabilirliği
artırıyor
Doç. Dr. Gül Eryılmaz, ayrıca kadınların sosyal rollerindeki
değişiklikler, ekonomik özgürlük kazanmaları, değişen sosyoekonomik ve kültürel
yapılanmalar nedeni ile maddeye ulaşılabilirlik oranlarının erkek cinsiyetin
madde ulaşılabilirlik oranlarına yakın olduğunu da sözlerine ekledi.
Travma ile bağımlılık arasında güçlü bir ilişki var
Kadının travma yaşaması ile madde kullanımı arasında güçlü
bir ilişki olduğunu kaydeden Doç. Dr. Gül Eryılmaz, “Kadınların seksüel ve
fiziksel kötüye kullanıma erkeklerden daha fazla maruz kalması ile kadının
madde kullanımı arasında güçlü bir ilişki vardır. Kadınlar güvenlerini
arttırmak, gerilimi azaltmak, sorunları ile başa çıkmak, baskıları azaltmak
veya kilo kaybetmek gibi nedenlerle sigara, alkol veya diğer ilaçları
kullanmaya eğilimlidirler” dedi.
Kadınlar psikolojik, erkekler akademik nedenlerle tedaviye
başvuruyor
Kadınların eşlik eden diğer psikiyatrik hastalıkları sebebi
ile bağımlılık tedavisinden önce diğer psikiyatrik hastalıkları için tedaviye
başvurduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Gül Eryılmaz, “Erkekler daha çok akademik ve
iş kaynaklı sebepler ile tedaviye başvururken, kadınlar daha çok yaşamış
oldukları psikolojik sorunlar sebebi ile tedaviye başvurmaktadırlar.
Bağımlılık tedavisinde başarı oranları birbirine yakın
Kadın ve erkeklerin bağımlılık tedavisinde başarı
oranlarının hemen hemen birbirine yakın olduğunu kaydeden Doç. Dr. Gül
Eryılmaz, “Kadınların başarı oranlarının, erkeklere oranla daha iyi olduğu
söylenebilir. Tedavi sonrasında bağımlılığın tekrar etme oranı, kadınlarda
erkeklere oranla daha düşük olmakla birlikte relaps olduğunda kadınlar erkeklere
göre tedaviye daha çabuk başvurmaktadırlar” diye konuştu.














