Zirve kapsamında paralel oturumlar gerçekleştirildi.
Oturumlarda, ailenin güçlendirilmesi yönünde farklı alanlardaki gelişmeler,
başarılı örnekler ve devam etmekte olan sorunlarla ilgili tespit ve çözüm
önerileri tartışıldı.
“Çatışmaların ve Yoksulluğun Aile Üzerindeki Etkisi” konulu
oturumu Ürdün Eski Sosyal Kalkınma Bakanı Reem Abu Hassan yönetti. Hassan,
Ürdün’de birçok stratejileri olduğunu belirterek, “Hükümetler olarak
yoksulluğu, şiddeti ve sosyal sorunları çözmemiz gerekiyor. Yoksullar birçok şeyden
mahrum bırakılıyor. Eziliyorlar ve suçlanıyorlar. Uzun vadeli değil kısa vadeli
çözümler üreterek bu konuları çözmeliyiz” dedi.
Güvenli evler sağladık
İlahiyatçı Sabiha Husic, savaştan sonra Bosna’da sivil
toplum hareketinin başladığını belirterek, “Medica Zenitsa adında bir derneği
temsil ediyorum. Amacımız savaş travmalarını gidermek. Öncelikle kadın ve
çocuklar için güvenli evler sağladık, psikolojik danışmanlık hizmetlerine
başladık. Binlerce kadın aile fertlerini kaybetmişti. Ailelerini geçindirmek
zorundaydılar. Bu nedenle meslek kurslarına başladık. Aile içi şiddet için bir
telefon hattı açtık. Sağ kalanlar sorunlarla baş etmek için ailelerin
yardımıyla tedavi edildi. İyi bir iş birliği kurduk devlet organlarıyla. Güçlü
kadın, güçlü aile, güçlü devlet istiyorsak kadınların sesini yükseltmeliyiz.
Bosnalı kadınlar bu sürece çok destek oldular. Dünyanın her yerinde dehşet
verici tecrübelerini anlattılar” diye konuştu.
Hiçbir aileyi geride bırakmayacağız
Dünya Aile Örgütü Başkanı Dr. deisi kusztra Weber,
istediğimiz geleceği ancak ve ancak ailelerin refahı olursa inşa
edebileceğimizi belirterek, şunları söyledi:”Biz ailelerin savunucularıyız.
Hiçbir aileyi de geride bırakmayacağız. Bu 2030 programının gündemidir. Adalet,
ortaklık gibi konular bizim için çok önemli. Yoksulluğun olmaması için
ailelerin refahı sağlanmalıdır. Bunun için eğitim açığını ve açlığı
gidermeliyiz. Sağlık sorunlarını ortadan kaldırmalıyız, çalışma koşullarını
iyileştirmeliyiz. Bu stratejiler yoksulluğun sonunu getirecektir” dedi.
Dünyada 5 milyon Filistinli mülteci aile var
Filistin Eski Adalet Bakanı Dr. Ali Khashan, kadın hakları
olmadan insan haklarının düşünülemeyeceğini vurgulayarak, “Toplumun temel yapı
taşı ailedir. Ama uygulamaya baktığımızda bunun teoride kaldığını, insan
hakları beyanının da sözde kaldığını görüyoruz. Baktığımızda birçok göçmen aile
Trump politikası nedeniyle Amerika’yı terk etmek zorunda kaldı. Bu durum, bütün
uluslararası sözleşmelere ve kanunlara aykırı. Filistinliler ise 1948 yılından
itibaren göçe zorlandılar. Dünyada, 5 milyon Filistinli mülteci aile var. BM’ye
göre Filistinli göçmenlerin statüsü de farklı.. Bulunduğumuz toprakların
Yahudilere kalması isteniyor. Mültecilerin en büyük sorunları da çifte
standart. Avrupa, Suriyeli mülteciler için verdiği sözleri yerine
getirmemektedir. Filistinliler öldürülüyor, saldırı altındalar. İnsan haklarını
konuşmak mesele değil, bunları fiiliyata geçirmek gerekiyor” diye konuştu.













