Abur cuburlar
hastalıklara davetiye çıkarıyor
Sağlıksız besinlerin ve paketli gıdaların tüketimi her geçen
gün daha çok artıyor. Özellikle paketli gıdaların etiketinin mutlaka okunması
gerektiğini vurgulayan anadolu sağlık merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba
Örnek, ”Raf ömrünü uzatan, aroma ve kıvam verici katkı maddeler birçok
hastalığa davetiye çıkarıyor” açıklamasında bulundu.
Lancet Global Health dergisinde yayımlanan, 1990-2010
yılları arasında yaklaşık 190 ülkede yapılan gözlemlere göre insanların
sağlıklı yiyecekleri daha fazla tükettiklerinin görüldüğünü ancak besin değeri
olmayan abur cubur tüketiminde ise sağlıklı yiyecek tüketiminden daha fazla bir
artış görüldüğünü vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı
Tuba Örnek, “Kentleşme hızının yüksekliği, çalışan sayısının artışı, hızlı ve
aşırı işlenmiş gıdalara olan talebin artışına sebep oluyor. Bununla beraber
Birleşik Devletler Sağlık Enstitüsü’nün yayınladığı bir derlemede, 2-11 yaş
arası çocukların yiyecek ve içecek tercihleri ve isteklerinin televizyon gıda
reklamlarından etkilendiği görüldü” dedi.
Abur cuburlar hastalıklara
davetiye çıkarıyor
Cips, asitli şekerli içecekler ve tatlı tuzlu
atıştırmalıkların lif, vitamin ve mineraller bakımından da yoksun olduğunu
belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, “Dolayısıyla bu yiyecekler kalp
hastalıkları, diyabet, tansiyon gibi hastalıklara zemin hazırlarlar. Mide
bağırsak hastalıkları ve hatta kanser riskini arttırabildiğine dair çalışmalar
mevcut. Bu gıdalar aynı zamanda bağışıklık sistemini baskılar ve vücudu
dirençsiz bırakarak çeşitli hastalıklara da davetiye çıkarabilirler” şeklinde
konuştu.
İşlenmiş et ürünleri kanser
riskini arttırıyor
Paketli gıdaları alırken etiketinin mutlaka okunması
gerektiğini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, “Trans yağ
içermemesi, 100 gramında 1,25 gramdan fazla tuz içermemesi, monosodyumglutamat
(MSG), şeker çözeltisi, glukoz şurubu, susuz dekstroz, fruktoz şurubu, mısır
şurubu, maltoz şurubu, sodyum metabisülfit ve sodyum sorbat, sitrik asit,
benzoik asit ve fosforik asit, aspartam, sakarin içermemesi önemli. 100 kalori
başına 120 mg'dan fazla sodyum içeren ürünlerin tüketilmemesi öneriliyor”
açıklamasında bulundu. Gluten veya laktoz hassasiyeti olanların bu maddeleri
içeren paketli gıdalardan uzak durması gerektiğini söyleyen Örnek, “Salam,
sucuk, sosis gibi işlenmiş et ürünlerine antibakteriyel ve renk tutucu olsun
diye eklenen sodyum nitrit kanser riskini arttıran bir maddedir. MSG, cips,
bazı katı yağlar, et suları, hazır çorbalar, soslar, işlenmiş et ürünlerinde,
mayonezlerde bulunuyor. Bunların haricinde tabii ki son tüketim tarihine ve
paketin deforme olup olmamasına dikkat etmek de gıda güvenliği açısından
önemli” uyarısında bulundu.
Çocuklar paketli
gıdaları tattıktan sonra doğal tatlara isteksiz olabiliyor
Çocukların abur cubur tüketiminin ailelerin tutumuyla
yakından ilişkili olduğunu hatırlatan Tuba Örnek, “Çocuklar küçük yaşlardan
itibaren bu gıdaları tattıktan sonra doğal tatlara karşı isteksiz olabiliyor ve
yetersiz beslenmiş oluyorlar. Çocuklara abur cuburlar yerine sağlıklı
atıştırmalıklar sunulmalı. Bunlar ceviz, fındık, badem, kuru veya taze
meyveler, ev yapımı meyve ve süt/yoğurt karışımları, az şekerli limonata, sütlü
az şekerli ev yapımı tatlılar, fırında patates cipsleri, sade dondurma gibi
seçenekler olabilir” önerisinde bulundu.
Sağlıklı beslenerek
birçok hastalığı önlemek mümkün
Aşırı işlenmiş gıdaların her yaşta zararlı olduğunu
özellikle bebek, çocuk, hamile, emzikli, yaşlı bireylerde sakıncalı olduğunu
vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, “Diyabet, tansiyon, kalp,
kanser gibi hastalıkları olan kişilerin de bu konuda dikkatli olmaları gerekir”
dedi. Sağlıklı besinlere yönelmek için sağlık personelleri tarafından
bilinçlendirilmenin çok önemli olduğunu söyleyen Örnek, “Ev, iş, okul
ortamlarında abur cubur alışkanlıklarının yerine sağlıklı atıştırmalıklar konmalı.
İnsan ömrü ve hastalıklarıyla beslenme arasındaki ilişki hakkında pek çok
çalışma var. Bunların sonuçları bize gösteriyor ki sağlıklı beslendiğimiz zaman
birçok hastalığın önünü çok büyük oranlarda kesmiş oluyoruz” açıklamasında
bulundu.
Anadolu Sağlık
Merkezi Hakkında
Yaşam kalitesini artırmak için dünya standartlarında sağlık
hizmeti sunmak hedefiyle kurulan Anadolu Sağlık Merkezi, modern tıbbın
gereklerini yeni ve kapsamlı bir sağlık anlayışıyla hastalarına aktarıyor.
Hizmet kalitesine önemli katkı sağlayan Johns Hopkins Medicine (JHM) ile devam
eden iş birliği Anadolu Sağlık Merkezi'nin sağlığın merkezi olma vizyonunu da destekliyor.
Kurulduğu günden buyana gerçekleştirdiği çalışmalarla ‘Sağlığın Merkezi’
konumuna ulaşan Anadolu Sağlık Merkezi; onkoloji, kalp damar sağlığı, kadın
hastalıkları ve tüp bebek, nöroloji, cerrahi bilimler ve iç hastalıkları dahil
olmak üzere tüm branşlarda sunduğu hizmetlerde hasta odaklı yaklaşımla hareket
ediyor. Hizmetlerinde hasta hakları ve güvenliğini temel önceliği olarak
belirleyen Anadolu Sağlık Merkezi, kaliteli sağlık hizmeti ile dünyanın farklı
bölgelerinden gelen hastalara tedavi olanağı sunuyor.















