Dr. Odyolog Emel Uğur, dünya genelinde her 1000 bebekten 3'ünün işitme kaybı ile dünyaya geldiğini, Türkiye’de ise her 1000 bebekten 2-3'ünün işitme sorunu yaşadığını belirtiyor. Türkiye, yenidoğan işitme kaybı tarama programlarında dünya çapında en başarılı yüzde 20’lik dilimde yer alıyor. Dr. Uğur, işitme kaybının erken tanısının ve müdahalesinin önemine dikkat çekiyor ve bu konuda bilinmesi gerekenleri açıklıyor.
İşitme Kaybına Neden Olan Etkenler:
İşitme kaybının en önemli risk faktörleri arasında genetik yatkınlık, annenin hamilelik döneminde geçirdiği enfeksiyonlar, prematüre doğum, düşük doğum ağırlığı, yenidoğan sarılığı ve yenidoğan yoğun bakımda uzun süre kalma durumları yer alıyor. Ayrıca annenin hamilelikte kullandığı bazı ilaçlar, kimyasallar ve doğum sırasında yaşanan travmalar da işitme kaybına yol açabilir. İşitme kaybı doğumsal olabileceği gibi hayatın herhangi bir döneminde de ortaya çıkabilir.
Bebeklerde İşitme Kaybının Önemli Belirtileri:
3 aylık bir bebek sesin geldiği yöne dönmüyorsa,
6 aylıkken babıldama (örneğin, "bab-bab", "mam-mam" gibi sesler) yapmıyorsa veya yapıp sonradan bırakıyorsa,
Yüksek seslere tepki vermiyorsa,
12 aylık olduğunda ismine tepki vermiyorsa ve basit komutları anlamıyorsa,
18 aylık olduğunda tek kelime bile söylemiyorsa işitme testi için doktora başvurulmalıdır.
Yenidoğan İşitme Tarama Testleri:
Yenidoğan işitme testleri, bebek hastaneden taburcu olmadan önce yapılır. Test sırasında bebek uyurken, dış kulak yoluna bir kulaklık yerleştirilir ve başına elektrotlar bağlanır. Bu test, bebekte işitme sinirinin tepkilerini ölçer ve sonuç "geçti" ya da "kaldı" olarak belirtilir.
Testten Kalan Bebeklerde İzlenecek Yol:
İlk testte başarısız olan bebekler için testler farklı günlerde iki kez daha tekrarlanır. Test sonucunda hala işitme kaybı şüphesi varsa, ileri tanısal testler yapılmak üzere bebek referans merkezine yönlendirilir.
Tedaviye Erken Başlanmalı:
İşitme kaybı tanısı konulan bebeklerde tedaviye en geç 6 aylıkken başlanması gerekir. Erken tanı ve tedavi, bebeğin dil gelişimi ve sosyal uyumu için kritik öneme sahiptir.
İşitme Kaybı Sonradan da Ortaya Çıkabilir:
İşitme kaybı sadece doğuştan değil, yaşamın herhangi bir döneminde de ortaya çıkabilir. Erken tanı ve müdahale, çocuk için her zaman avantajlıdır.
İşitme Kaybı Tüm Yaşamı Etkiler:
Dr. Odyolog Emel Uğur, işitme kaybının tanılandığı ve müdahalenin başladığı günün bir milat olduğunu belirtiyor. İşitme kaybı olan bireylerin topluma entegrasyonu, bireysel potansiyellerine ulaşmaları ve gelecekte topluma yararlı bireyler olmaları için tedavinin önemine vurgu yapıyor. Bu nedenle tedavi sürecinde çocuğun dil, bilişsel gelişimi, akademik başarısı ve sosyal yaşamı gibi tüm faktörler göz önünde bulundurulmalıdır.















