Mizantropi, insanlardan nefret etme, onları sevmeme ve güvenmeme eğilimini ifade ediyor. Yıldırım, mizantropi yaşayan kişilerin genellikle etraflarındaki insanlardan uzak durma ve yalnız kalma isteğinde bulunduklarını belirtti. Bu kişiler, insanlarla iletişim kurmamak için çeşitli yollar deneyebilir ve kendilerini sosyal ortamlardan izole edebilirler.
Yıldırım, mizantropinin çocukluk döneminin etkisiyle ortaya çıktığını vurguladı: “0-6 yaş grubunda yeterince sevgi almayan bireylerde sağlıklı bir bağlanma gelişmediği için kişilik bozuklukları daha sık görülür. Mizantropi, olumsuz çocukluk deneyimlerinin bir sonucu olabilir.”
Mizantropi genellikle olumsuz deneyimlerle tetiklenir ve kişi, sosyal ortamlardan kaçınarak yalnız yaşamayı tercih eder. Yıldırım, "Mizantropi, kişinin insanlarla iletişime girmemesi ve asosyal yaşam tercihleriyle kendini gösterir. Bu kişiler kalabalık ortamlardan kaçınır ve sosyal etkileşim gerektirmeyen meslekleri seçebilirler" dedi.
Uzman Psikolog, mizantropinin tek başına bir hastalık olmadığını, daha çok kişilik bozukluklarında görülen bir özellik olduğunu belirtti. Ancak, bu özelliklerin kişinin işlevselliğini bozması durumunda ciddi bir sorun haline gelebileceğine dikkat çekti.
Güven problemi, mizantropist kişilerin en büyük sorunlarından biridir. Yıldırım, “Mizantropi yaşayan kişiler genellikle insanlara güvenmediklerini, hayvanlara ise daha çok güvendiklerini ifade edebilirler. Çocukluk dönemindeki olumsuz deneyimler ve güvensizlik, yetişkinlik döneminde de etkili olabilir,” dedi.
Sonuç olarak, çocukluk döneminde yaşanan olumsuz deneyimlerin yetişkinlikteki yaşamı ve seçimleri şekillendirebileceğini vurgulayan Yıldırım, terapi seanslarının kişinin kendini daha iyi tanıması ve ifade etmesi için değerli olduğunu belirtti.















