Türkiye’de manevi değerleri yayma, Osmanlı Türkçesi eğitimleri ve insani yardım faaliyetleriyle tanınan Hayrat Vakfı, kamu kurumlarıyla gerçekleştirdiği eğitim protokolleriyle dikkat çekiyor. Vakfın kurumsal yapısı, Nur Cemaati içindeki konumu ve tartışılan iş birlikleri kamuoyunda geniş yer buluyor.
HAYRAT VAKFI’NIN SAHİBİ VE KURUCUSU KİMDİR?
Vakıf statüsünde faaliyet gösteren Hayrat Vakfı, ticari bir şirket yapısına sahip değildir; dolayısıyla tek bir "sahibi" bulunmuyor. Vakıf, tüzel kişiliğiyle faaliyetlerini sürdürüyor. Kurumsal kayıtlara göre vakıf, 1974 yılında Ahmet Hüsrev Altınbaşak tarafından kuruldu. Altınbaşak, Nur hareketi içerisinde Bediüzzaman Said Nursi’nin talebesi ve yakın dava arkadaşı olarak tanımlanıyor.
HAYRAT VAKFI HANGİ CEMAATİN VE HANGİ TARİKATA BAĞLI?
Hayrat Vakfı, kamuoyunda Nur Cemaati’nin "Yazıcılar Grubu" olarak bilinen kanadıyla ilişkilendiriliyor. Nur hareketi, tek bir lider veya merkezden yönetilen homojen bir yapı barındırmıyor; bünyesinde farklı ekoller bulunuyor. Yazıcılar Grubu; Risale-i Nur eserlerinin Osmanlı Türkçesiyle yazılmasına, okunmasına ve yaygınlaştırılmasına özel bir önem veriyor. Vakıf, klasik bir tarikat yapısından ziyade, Risale-i Nur odaklı bir hizmet hareketi olarak konumlanıyor.
HAYRAT VAKFI BAŞKANI KİMDİR?
Vakfın idari süreçleri Mütevelli Heyeti tarafından yönetiliyor. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, Hayrat Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı olarak Said Nuri Ertürk görev yapıyor. Vakfın stratejik kararları ve kurumsal temsil faaliyetleri bu heyet yapısı üzerinden gerçekleştiriliyor.
HAYRAT VAKFI HANGİ ALANLARDA ÇALIŞIYOR?
Vakıf; Kur’an-ı Kerim eğitimi, tecvid dersleri, Osmanlı Türkçesi kursları ve Risale-i Nur çalışmalarıyla öne çıkıyor. Yayıncılık faaliyetlerini "Hayrat Neşriyat" bünyesinde sürdüren vakıf; Kur’an-ı Kerim baskıları ve dini içerikli kitapların dağıtımını gerçekleştiriyor. Ayrıca "Hayrat Yardım" çatısı altında, yurt içi ve yurt dışı insani yardım çalışmalarına yetim desteği ve gıda yardımı gibi programlarla devam ediyor.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI VE MEB PROTOKOLLERİ NEYİ AMAÇLIYOR?
Hayrat Vakfı, kamu kurumlarıyla imzaladığı eğitim protokolleri nedeniyle sıkça gündeme geliyor. Özellikle Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile yapılan ve yurt genelinde Osmanlı Türkçesi kurslarını kapsayan iş birlikleri, eğitimin içeriği ve vakıfların kamu kurumlarındaki rolü üzerinden tartışılıyor. Son dönemde İçişleri Bakanlığı ile gündeme gelen protokol ise mülki idare personeline yönelik Osmanlı Türkçesi eğitimlerini içeriyor. Bu çalışmalar, destekleyen kesimler tarafından "kültürel mirasın korunması" olarak değerlendirilirken; eleştiren kesimler tarafından "kamu tarafsızlığı ve laiklik" ekseninde analiz ediliyor.











