Açıklanan verilere göre 2024/2025 eğitim yılında net okullaşma oranları ortaokullarda yüzde 91,5’ten yüzde 89,1’e, liselerde ise yüzde 88’den yüzde 82,9’a geriledi. Okul öncesi eğitimde de düşüş yaşanırken yalnızca ilkokul seviyesinde sınırlı bir artış görüldü.
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Ali Öztunç, yaşanan tablonun yalnızca eğitim politikalarındaki yanlışlardan kaynaklanmadığını, ekonomik kriz ve yoksulluğun çocukları eğitimden kopardığını ifade etti.
Öztunç açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’de çocuklarımız artık eğitimden uzaklaşıyor. Bunun nedeni sadece eğitim sistemindeki plansızlık ve yanlış politikalar değildir. Derinleşen ekonomik kriz, yoksulluk, işsizlik ve gençlerin geleceğe dair umutlarını kaybetmesi de bu tablonun temel nedenidir. Çocuklar okula değil, çalışmaya yöneliyor. Aileler çocuklarını okutmakta zorlanıyor.”
“GENÇLERİMİZİN EĞİTİMLE SINIF ATLAMA İNANCI YOK EDİLMİŞTİR.”
Gençlerin eğitimle gelecek kurma umudunun giderek yok olduğunu vurgulayan Öztunç, üniversite mezunu gençlerin dahi işsizlik ve güvencesizlikle karşı karşıya kaldığını belirtti.
“Bir dönem eğitim, yoksul ailelerin çocukları için kurtuluş kapısıydı. Bugün ise üniversite mezunu gençler işsiz geziyor, asgari ücretin altında çalışıyor. Gençler, anne ve babalarından daha eğitimli olmalarına rağmen daha düşük yaşam standartlarına mahkûm ediliyor. Eğitimle sınıf atlama inancı yok edilmiştir.”
“15-29 YAŞ ARALIĞINDA 5 MİLYON GENÇ NE EĞİTİMDE NE DE İSTİHDAMDA YER ALIYOR”
Öztunç, genç işsizliği ve eğitim dışına çıkan genç nüfusun ulaştığı boyutun da vahim olduğunu belirterek şu verileri paylaştı:
“2024 yılında 15-29 yaş aralığındaki yaklaşık 18 milyon gencin yüzde 25,9’u, yani 4 milyon 676 bin genç ne eğitimde ne de istihdamdadır. Kayıt dışı rakamlarla birlikte bu sayı 5 milyonu aşmaktadır. Türkiye’de 18-24 yaş aralığındaki gençlerin yüzde 31,3’ü ne eğitimde ne istihdamdadır. OECD ülkelerinde ise bu oran ortalama yüzde 14,1 seviyesindedir. Türkiye gençlerini kaybetmektedir.”
“ÇOCUKLARIN YERİ OKUL SIRALARIDIR!”
Türkiye’de çocuk işçiliğinin de ciddi boyutlara ulaştığını ifade eden Öztunç, resmi verilerin gerçeği tam olarak yansıtmadığını söyledi.
“TÜİK verilerine göre yaklaşık 970 bin çocuk işçi bulunmaktadır. Ancak buna MESEM kapsamında çalıştırılan çocuklar, kayıt dışı çalışanlar ve 15 yaş altı çocuk işçiler de eklendiğinde ülkemizde en az 2 ila 3 milyon çocuk işçi olduğu gerçeğiyle karşı karşıyayız. Çocukların yeri okul sıralarıdır, ağır çalışma koşulları değildir.”
İktidarın eğitim politikalarını eleştiren Öztunç, eğitimde fırsat eşitliği sağlanmadan Türkiye’nin geleceğinin güvence altına alınamayacağını vurguladı.
“Eğitimde fırsat eşitliği sağlanmadan, çocuk yoksulluğu azaltılmadan ve gençlere umut verilmeden bu kötü gidişat durdurulamaz. Türkiye’nin ihtiyacı bilimsel, laik, kamusal ve eşit bir eğitim sistemidir. Çocuklarımızın geleceği siyasi hesaplara kurban edilemez.”













