18. yüzyılın başlarında Osmanlı Devleti'nde önemli görevlerde bulunmuş, hayır işleriyle de tanınan bir devlet adamıdır.
Hayatı ve Kariyeri:
1702-03 yıllarında İstanbul'a gelmiş, 1714 yılında akrabası Surre emini Hüseyin Ağa ile hacca gitmiştir.
Hüseyin Ağa'nın vefatının ardından İstanbul'a dönerek Sarı Mustafa Efendi'nin himayesine girmiş ve Sakız muhassılı olmuştur.
1730-31'de Mora muhassılı, 1732'de şehremini, ardından matbah ve arpa emini olarak görev yapmıştır.
1735 ve 1741 yıllarında iki kez ruznâmeci olmuştur.
1744 yılında Kars Ordusu defterdarı olarak görev yapmıştır.
1746 yılında üçüncü kez ruznâmeci olmuş ve aynı yıl vezir rütbesiyle Sivas valisi ve İran büyükelçisi olarak atanmıştır.
İran'la yapılan Kasr-ı Şirin muahedesi çerçevesinde müzakerelerde bulunmuştur.
1747'de Basra valisi, 1748'de Bağdat valisi olmuş, aynı yıl azledilerek Maraş valiliğine atanmıştır.
1749 yılında Maraş'ta vefat etmiştir.
Hayır İşleri:
Ahmed Paşa, akıllı, edip ve siyasetçi bir kişiliğe sahip olmasının yanı sıra hayırseverliğiyle de tanınmıştır.
Kırkçeşme Camii, Şeyh Murad Tekkesi ve bir çeşme inşa ettirmiştir.
Kesriye'de bir medrese, dershane ve kütüphane yaptırmıştır.
Medine'de de bazı hayır işlerinde bulunmuştur.
Ailesi:
Oğlu ricalden Ebûbekir Bey'dir.
Damatlarından biri Abdurrahman Bey, diğeri ise yeğeni Seyyid Mehmed Ağa'dır.
Ahmed Paşa'nın diğer oğulları arasında Enderûnî şehzade lalası Osman Bey, Mehmed Sâdık Bey ve Hamdullah Bey bulunmaktadır.
Ahmed Paşa, Osmanlı Devleti'nin çeşitli kademelerinde önemli görevler üstlenmiş, hem idari hem de hayır işleriyle tanınan bir şahsiyettir.












