Hamile olduğunuzu
öğrendiniz! Heyecan ve mutlulukla birlikte korku ve anksiyete de sizinle
olacak.
Özellikle de ilk hamileliğiniz ise! Daha önce tecrübe
etmediğiniz 40 haftalık bir yolculuğun başındasınız. Merak duygusuyla beraber
internetten, kitaplardan ve çevrenizdeki tecrübeli kişilerden bazı soruların
cevaplarını aramaya başladınız. Peki eş dosttan duyduğunuz öneriler gerçekten
doğru mu, yoksa sizi yanlışa sürükleyebilen efsaneler mi? Acıbadem Üniversitesi
Atakent Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı dr. pınar kadiroğulları hamilelik hakkında toplumda yerleşmiş olan 'yanlış' bilgilerin doğrularını
anlattı, önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.
Yanlış: Birkaç adet
sigaranın zararı olmaz
Doğrusu: Hamilelik sürecinde içilen sigara, miktarından
bağımsız olarak bebeğe zarar veriyor. Günlük içilen sigara sayısı arttıkça,
sigaraya bağlı düşük doğum tartılı bebek gibi normal dışı durumların ortaya
çıkma riski de artıyor. Bu nedenle hamile kalmayı planladığınızda ya da en geç
hamile kaldığınızı öğrendiğiniz andan itibaren sigarayı mutlaka bırakmalısınız.
Yanlış: Diş tedavisi
yapılamaz
Doğrusu: Hamilelikte, rutin kontroller için diş hekimine
devam etmenizde hiçbir sakınca yok. Sorunların tedavisi amacıyla hamileliğe
uygun ilaç da başlanabiliyor, diş çekimi de yapılabiliyor. Kontrollerden
birinde, eğer diş hekiminin bir müdahale yapması gerekiyorsa, bu müdahalenin
ilk 3 aylık dönem geçtikten sonra yapılması tercih ediliyor. Ancak abse
tedavisi gibi bir durum söz konusuysa, bu acil bir durum oluyor ve mutlaka
hızlıca tedavi edilmesi gerekiyor.
Yanlış: Anne adayı 2
canlı olduğu için 2 kişilik yemeli
Doğrusu: “Anne adayının hamile kaldıktan sonra 2 kişilik
yemek yemeye başlaması, hatalı bir beslenme davranışıdır” uyarısında bulunan
Dr. Pınar Kadiroğulları bunun nedenini şöyle anlatıyor: “Bu alışkanlık
hamilelik döneminde gereksiz kilo alımına ve beraberinde şeker mekanizmasında
bozulmalara, artan kiloya bağlı hareketsizlik ve pıhtı atması riskine, tansiyonda
oynamalar gibi bir takım hastalıklara neden olabiliyor. Anne adayı hamilelik
süresince sadece 9-16 kilo almalı. Ayrıca gıda kalitesi ve yeme düzeni de çok
önemli. Dengeli beslenmeli ve aynı zamanda da hareket etmeli ki çok kilo
almasın”
Yanlış: İlaç kullanılamaz
Doğrusu: Günümüzde, hamilelik döneminde gelişen
bulantı-kusma, üst solunum ve idrar yolları enfeksiyonu ile mide şikayetleri
gibi bazı sorunlarda, bebek üzerine olumsuz etkisi olmadığı saptanmış birçok
ilaç güvenle kullanılabiliyor. Ancak özellikle ilk 3 ay bebeğin organlarının
geliştiği ve son 4 hafta da bebeğin doğumuna yakın dönem olduğu için bu
süreçlerde ilaç kullanımında dikkatli olmak gerekiyor. Hamilelik sürecinde tüm
ilaçların doktorun tavsiyesi üzerine alınması anne ve bebek sağlığı için büyük
önem taşıyor.
Yanlış: Hamilelik
döneminde spor yapılmaz
Doğrusu: Dr. Pınar Kadiroğulları hamilelikte hareketsiz
kalmanın hem anne adayının hem de bebeğin hayatı için risk oluşturduğu
uyarısında bulunarak, “Hamilelikte hareketsiz kalmak kasları tembelleştireceği
için doğum zorlaşıyor. Bu nedenle düzenli spor yapan anne adayları doğum
sürecini çok daha kolay atlatabiliyorlar. Hamilelik sürecinde ağır ve zorlu
sporlar yapılmamalı, ancak düzenli yüzme, hafif egzersizler, özellikle de yürüyüş
ihmal edilmemeli.”
Yanlış: Uçak seyahati
düşüğe neden olabilir
Doğrusu: Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Pınar
Kadiroğulları, sanılanın aksine hamilelikte seyahat etmenin sakıncalı
olmadığını söyleyerek şu bilgiyi veriyor: “Ancak kısa mesafeler, en fazla 2
saat sürecek arabalı yolculuklar ve mümkünse uçak yolculuğu tercih edilmeli.
Arabayla ya da otobüsle uzun yol gitmektense, uçakla seyahat etmek daha
sağlıklı.Yolculuk süresi kısalacağı için otobüs ve araba ile olan seyahatlerde
uzun süre hareketsiz kalamaya bağlı artan pıhtı artması riski azalmış oluyor.
Erken doğum ya da düşük riski olmadığı sürece anne adayı 36. haftaya kadar
uçağa binebilir.”
Yanlış: Hamilelikte
cinsel ilişki zararlıdır
Doğrusu: Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Pınar
Kadiroğulları toplumdaki yaygın inanışın aksine, hamilelikte cinsel ilişkinin
bebeğe herhangi bir zarar vermediği gibi, yarattığı mekanik etkiyle rahim
ağzından birtakım maddelerin salgılanmasını sağlayarak doğumu da
kolaylaştırdığını belirterek, “Sadece anne adayının düşük ve erken doğum riski
varsa cinsel hayat kısıtlanıyor. Dolayısıyla bu riski taşımayan hamilenin,
rahat ettiği sürece, son haftaya kadar cinsel ilişkiye girmesinde bir sakınca
yok” diyor.
Yanlış: Şeker yükleme
testi yapılması sakıncalı
Doğrusu: “Şeker yükleme testinin ne anne adayına ne de
bebeğe zararı vardır. Şeker yükleme testiyle vücuda alınan şekerin daha fazlası
hamileler tarafından gün içinde atıştırmalıklarla tüketiliyor. Esasen tanı
konulmamış diyabet hastalığı zararlıdır” diyen Kadın Hastalıkları ve Doğum
Uzmanı Dr. Pınar Kadiroğulları şu bilgiyi veriyor: “Tanı koyamadığımız için
kontrol altına alınamayan diyabet bebeğin kalbinde ciddi anomalilerden anne
karnında ani ölümlere kadar pek çok olumsuz tabloya yol açabiliyor. Bu nedenle
doktorun bireysel olarak çıkaracağı risk skalasına göre, anne adayı için
belirlenen hamileliğin erken haftalarında, ek risk faktörleri yoksa hamileliğin
24-28. haftaları arasında mutlaka şeker taraması yapılması gerekiyor”
Yanlış: Evdeki kedi
veya köpeği uzaklaştırmak gerekir!
Doğrusu: Kedilerin, özellikle de sokağa çıkarılan kedilerin
en büyük tehlikesi, bazılarının dışkılarında toksoplazma adı verilen ve
doğmamış bebekte enfeksiyon yarattığında ciddi durumlara yol açabilen bir
parazitin olması. Ev kedilerinde bu parazit nadir görülmekle beraber, parazit
kedinin dışkısıyla bulaştığı için önlem olarak kedinizin dışkı kabını başka
birinin değiştirmesini sağlayabilirsiniz. Kediyi sevmenizde, ona dokunmanızda
ise bir sakınca yok. Köpeklerin en büyük tehlikesi ise "köpek kisti"
adı verilen, yine bir parazit tarafından oluşturulan ve sıklıkla karaciğer
yerleşimli kistlere neden olabilmeleri. Hamilelikte bu enfeksiyon
geçirildiğinde enfeksiyonun bebek üzerinde olumsuz bir etki yaratması
beklenmemekle birlikte, yine de köpeğinizin bakımını başka birinin
üstlenmesinde fayda var.
Yanlış: Hamileler X-
Ray cihazından geçemez ve akciğer filmi çektiremez
Doğrusu: Radyon hamileler için risk taşıyor. Ancak X-Ray cihazları radyasyon içermiyor, dolayısıyla bu cihazlardan geçmenin herhangi bir zararı olmuyor. Ayrıca akciğer filmi esnasında alınan radyasyonunun dozu da çok düşük olduğu için güvenilir bir yöntem.Dolayısıyla hayati bir zorunluluk varsa akciğer filmi, içerdiği radyasyonun düşüklüğü nedeniyle çektirilebilir.















