Vücudun
ihtiyacından daha fazla miktarda tüketilen tuzun başta hipertansiyon ve
damar sertliği olmak üzere, böbrek yetmezliği, inme, böbrek taş hastalığı,
kemik erimesi ve mide kanseri gibi pek çok hastalığa sebep olduğunu
belirten Anadolu sağlık Merkezi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç.
Dr. Enes Murat Atasoyu, “Günlük tuz tüketimi bir çay kaşığını geçmemeli”
açıklamasında bulundu.
Türkiye’de aşırı tuz tüketiminin kademeli olarak azaltılmasını
sağlamak amacıyla Sağlık Bakanlığı tarafından “Türkiye Aşırı Tuz Tüketiminin
Azaltılması Programı” yürütülmeye başlandı. Anadolu Sağlık Merkezi İç
Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, programın
uygulanmaya başlanmasının ardından yapılan yasal düzenlemelerle; ekmeklerdeki
tuz miktarının yüzde 25 azaltılarak yüzde 2'den yüzde 1,5'e; pastırmadaki tuz
oranının yüzde 8,5'dan yüzde 7'ye; kırmızı pul biberdeki tuz oranının yüzde
9'dan yüzde 7'ye; salçaların tuz içeriğinin yüzde 64 azaltılarak yüzde 14'den
yüzde 5'e; sofralık zeytinde tuz miktarı yaklaşık yüzde 50 azaltılarak en fazla
yüzde 8’e düşürüldüğünü ve tuz paketlerinde ‘Tuzu Azaltın, Sağlığınızı Koruyun’
ifadesinin yer almasının zorunlu hale getirildiğini söyledi.
Hazır ayranlardaki gizli tuz alımına dikkat edilmeli
İçeriğinde tuz bulunan besinlerin tüketilmesi ile gizli tuz
alımının söz konusu olabildiğini hatırlatan İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı
Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, “Bu besinler içinde peynir çeşitleri, tuzlu
zeytinler, hazır soslar; ketçap, mayonez, hardal, kavrulmuş kuruyemişler, hazır
çorbalar, bulyonlar, konserve yiyecekler, turşu, sucuk, salam ve sosis gibi
şarküteri ürünleri, cipsler, bisküviler ve krakerler, hazır ayranlar
sayılabilir” dedi.
Yemeğin tadına bakmadan tuz eklemeyin
Yemeğin tadına bakmadan tuz atmanın yanlış bir yaşam tarzı
örneği olduğunun altını çizen Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, “Kişinin yemeğin
tuzu ile ilgili bir sorun olup olmadığı konusunda bilgisi yokken yemeğe tuz
eklemesi diğer günlük davranışlarında da sorunu görmeden çözüm üretmek gibi
yanlış davranışlara yönlenmesinin bir işareti olabilir” şeklinde konuştu.
Kronik böbrek hastalığının altında yatan en önemli neden
hipertansiyon ve diyabet
Türkiye’de halen diyaliz tedavisi görmekte olan veya böbrek
nakli ile yaşamını sürdüren yaklaşık 62 bin civarında böbrek hastası olduğunu
belirten İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu,
“Ayrıca diyalize girmeyen ancak böbrek fonksiyon testlerinde bozukluk olan 7.5
milyon civarında hasta olduğu biliniyor. Kronik böbrek hastalığının altında
yatan en önemli nedenleri diyabet ve hipertansiyon oluşturuyor” dedi.
Dengeli beslenmek ve kiloyu korumak önemli
Düzenli egzersiz yapmanın, kan şekeri ve kan basıncını doktorun
önerdiği aralıklar ile kontrol ettirmenin, sağlıklı ve dengeli beslenerek ideal
kiloda kalmanın, yeterli miktarda sıvı almanın, sigara alışkanlığından
vazgeçmenin ve gelişigüzel ilaç kullanmamanın kronik böbrek hastalıklardan
korunmada önemli olduğunu belirten İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr.
Enes Murat Atasoyu, “Diyabetik hastalar, hipertansiyonu olanlar, koroner arter
hastalığı ve/veya kalp yetmezliği hastaları, obez insanlar, ileri yaştaki
insanlar, onkolojik hastalıklar ve romatizmal hastalıklar gibi ile sürekli ilaç
kullanan hastalar böbrek sağlığına dikkat etmeli” dedi.
Su yerine meyve suyu veya çay içilmemeli
Vücudun sıvı dengesini korumanın ve özel bir neden yoksa günde
1.5 litre civarında su içmenin, düzenli egzersiz yapmanın ve dengeli
beslenmenin faydalı olduğunu söyleyen Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, “Sigara
içmek, su yerine meyve suyu, çay içmek, doktor önerisi olmadan sık sık ağrı
kesici ilaçlar kullanmak böbrek sağlığı için zararlı alışkanlıklar” şeklinde
konuştu















