Ekonomi Gazetecileri Derneği’nin (EGD) ‘Türkiye Ekonomiyi
Konuşuyor’ programının bu haftaki konukları Tekirdağ Ticaret ve Sanayi Odası
(TSO) Başkanı Cengiz Günay ve TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Nurten
Öztürk oldu. Moderatörlüğünü EGD Başkanı Celal Toprak ve EGD Temsilciler
Koordinatörü Şener Meral’in gerçekleştirdiği programda bölge ekonomisiyle
ilgili bilgi veren Tekirdağ TSO Başkanı Günay tarım potansiyeline dikkat çekti.
Tekirdağ’ın Türkiye buğday üretiminin yüzde 5’ini tek başına sağladığına dikkat
çekerek, “Yine ülkemiz kanola üretiminin yüzde 40’ını, ayçiçeğinin yüzde 30’unu
Tekirdağ sağlıyor. Yılda iki kez verim alınabilen bu topraklarda eskiden 50
metreden çıkarılan su, şimdi 200 metrelerde bulunabiliyor. Yeraltı sularımız
azaldı. Bu sorunu çözmek ve gelecek kuşaklara yeraltı sularımızı teslim etme
çevresinde proje geliştirmek zorundayız. Debisi yüksek Meriç nehrinin akışını
seyretmemeliyiz. Ege Denizi’ne dökülen Meriç’i kapalı sulama sistemiyle
Trakya’nın her köşesinde dolaştırmalıyız. Sulu tarımla Trakya, ülke ekonomisine
önemli katkı sağlar” diye konuştu.
LOJİSTİK ÜS OLMA YOLUNDA İLERLEME
Tekirdağ’ın İstanbul’a, Yunanistan’a ve Bulgaristan’a bir
saatlik mesafede olmasının yatırımcılara cazip imkânlar sunduğunu, kentte yer
alan 13 organize sanayi bölgesi (OSB) ve ‘Avrupa Serbest Bölgesi’nde doluluk
oranının yüzde 60’ların üzerine çıktığını belirten Günay, “Son dönemde
faaliyete geçen limanlarla konum avantajını güçlendiren Tekirdağ, birçok ulusal
ve uluslararası markaya ev sahipliği yapıyor. Bu anlamda tek dezavantajımız
birçok şirketin merkezi İstanbul’da olduğu için vergi gelirleri başta olmak
üzere şehre yeterli katkı sağlanamıyor olması. Camdan elektroniğe, tekstilden
deriye kadar birçok sektörde güçlü bir sanayiye sahibiz. OSB’lerimizi ve
limanlarımızı demiryolu bağlantısıyla entegre edecek proje üzerinde
çalışıyoruz. Bu anlamda Gazi Üniversitesi’yle çalışıyoruz. Bunu sağladığımızda
Tekirdağ, daha yüksek katma değerli üretimin gerçekleştiği, yatırımcılar için
daha cazip bir üs haline gelecek” dedi.
Türkiye’de yabancı sermayenin ilgi gösterdiği ilk 5 şehir
arasında yer alan Tekirdağ’da eğitim seviyesi ortalamasının ülke genelinin
üzerinde olduğuna vurgu yapan Günay, 2011 yılında gündeme getirdikleri ve bölge
odalarıyla ortak olarak kurdukları Avrupa İş Geliştirme Merkezi’nin oda
üyelerine başta dış ticareti geliştirmek üzere eğitimden danışmanlığa kadar
birçok alanda hizmet verdiğini söyledi.
TEKİRDAĞ’A MACAR VE ‘SADAKATSİZ’ İLGİSİ
Namık Kemal Üniversitesi ile kurdukları teknoparka oda
olarak ortak olduklarına ve son dönemde buradan etkin şirketler çıktığına vurgu
yapan Tekirdağ TSO Başkanı Günay, “Şehrimizin her alanda gelişimine katkı
sağlayacak projeler üretiyoruz. Pandemiden kaynaklı hizmet sektöründe
sıkıntılar yaşadık. Paskalya döneminde Yunanları ağırlıyorduk. Mezarı ve evi
Tekirdağ’da bulunan Macarların milli kahramanı Rakoczi’den dolayı binlerce
Macar’ı ağırlıyorduk. Pandemi engel oldu ama yamaç paraşütü, trekking gibi doğa
sporlarına altyapısı bulunan Tekirdağ’ın yeni dönemde turizmden de önemli gelir
sağlayacağını düşünüyoruz. Son dönemde popüler bir dizi olan ‘Sadakatsiz’in
şehrimizde çekiliyor olması tanıtımımıza önemli katkı sağladı. Bu topraklarda
dört büyük medeniyet hüküm sürmüş. Toprak altında şehirlerimizi ortaya
çıkardığımızda turizmden daha fazla gelir elde eden bir şehir olabiliriz” diye
konuştu.
BILL GATES TRAKYA’DAN ARAZİ ALDI MI?
Verimli tarım topraklarına sahip Trakya’da Bill Gates’in 22
bin dönüm arazi satın aldığı duyumlarıyla ilgili bir soruyu yanıtlayan Günay,
“Bunu ben de inceleyeceğim. Ancak topraklarımıza ilginin yoğun olduğunu
söyleyebilirim. Vali Bey’le birlikte ‘Toprağınızı satmayın’ çağrısı yaptık.
İstiyoruz ki kendi insanımız bu toprakları miras yoluyla bölmeden, ekonomik
olmaktan çıkarmadan katma değeri üretim yapsın ve kendi kazansın. Bill Gates’in
22 bin dönüm arazi aldığından emin değilim ama işadamı Nevzat Demir, Trakya’dan
200 bin dönüm arazi aldı. 20 köye eşit bu arazide önemli yatırımlar yapacağını
düşünüyorum” dedi.
7 BİN KADIN GİRİŞİMCİ KURULU ÜYESİ
TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Nurten Öztürk de, son
yıllarda kadın girişimci sayısının arttığını, ancak yeterli olmadığını söyledi.
Türkiye'nin 81 kentinde TOBB Kadın Girişimciler Kurulu üyesi sayısının 7 bine
yükseldiğini belirten Öztürk, “Ciddi bir farkındalık oluşturuldu. Bugün her
şehrimizdeki kurullar projeleriyle adeta yarışıyor. Güzel işler çıkarıyoruz ama
yeterli bulmuyoruz. Türkiye’nin iş hayatına kadını daha yüksek oranda çekme
zorunluluğu var. Daha fazla kadın girişimci yetiştirirken onları eğitmek,
donatmak ve teşviklendirmek de çok önemli. Biz bu sürece destek veriyoruz”
dedi.
Dünya genelinde çalışma saatlerinin üçte ikisinde kadının
yer aldığını ancak gelirin sadece yüzde 10'unu kadınların elde ettiğini
belirten Öztürk, “Bugün dünya genelinde kadınlar eşit olarak iş hayatına dâhil
edilmiş olsa 28 trilyon dolarlık gelir artışı sağlanabilecek. Türkiye kadın
kaynağını değerlendirme çerçevesinde elini çabuk tutmalı. Dijital çağ,
e-ticaret ve evden çalışma gibi fırsatlar bu süreci hızlandırabilir. Kadın
girişimi sayısı artarsa bu girişimlerde görev alacak kadın çalışanların sayısı
da artacak. Böylece ihracatımız artacak, nitelik artacak, toplumun sosyo
kültürel yapısı gelişecek” diye konuştu.
ZORUNLU KADIN KOTASI ÖNERİSİ
Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev aldığı Opet’te bayilere
kadın çalıştırma zorunluluğu getirdiklerini, bu kararlarının toplumun her
kesiminden olumlu dönüş aldığını belirten Nurten Öztürk, “Petrol istasyonlarımızda
market çalışanlarının, pompacıların kadın olması çerçevesinde kota belirledik.
Bundan bayilerimiz de müşterilerimiz de mutlu oldu. Bugün 74 ilimizde Opet
istasyonlarında pompa başında kadınlar var. Kadınlarımızla birlikte bu
istasyonlarımızın ciro artışı oldu. Kadın kotası uygulamasının birçok sektörde
uygulanmasının yararlı olacağını düşünüyorum” diye konuştu.













