Yağmur deyince
bulutları anımsayın
göğe dönün yüzünüzü
aşkın yatağı mavi derinliğe
Kimilerinin sıklamen
benimse buhurumeryem
dediğim, o orman gülünü
düşürün aklınıza
Kentler zaten sırılsıklam
sarp yokuşlara vurun
nazik bacaklarınızı
dağ yolunda soluklanın
Bahar mı yalancı, kış mı
içinizde kabaran o deniz
anlatacaktır size
kimin kim olduğunu
Gökyüzüne yağan yağmurun
sesiyle geldim aranıza
yüküm hüzün, çokca yalnızlık
bana da yer var mı masanızda?















