Türkiye’nin sağlıklı yaşam ve beslenme
alanında ilk dijital bilimsel bilgi platformu “Bilim Bunu Konuşuyor” ile en
güncel bilgileri kamuoyuyla paylaşan Sabri Ülker Vakfı, “Genlerimiz
beslenmemizde ne kadar söz sahibi?” sorusunun yanıtını arıyor. Genetik farklılıklarımızın
tükettiğimiz besinlerin sağlığımız üzerine yaratacağı etkiyi de değiştireceğini
hatırlatan Vakıf, bu nedenle beslenmenin mutlaka kişiye özel olması
gerektiğinin altını çiziyor.
Sabri Ülker Vakfı kurulduğu 2009 yılından bugüne, gıda,
beslenme ve sağlıklı yaşam bilincinin gelişmesine katkı sağlamak, topluma bu
konulardaki en doğru, güncel ve bilimsel bilgiyi aktarmak hedefiyle
çalışmalarını sürdürüyor. Vakıf bu çerçevede hayata geçirdiği Türkiye’nin
sağlıklı yaşam ve beslenme alanında ilk dijital bilimsel bilgi platformu “Bilim
Bunu Konuşuyor” ile sağlık ve beslenmeyle ilgili gündemdeki konuları, bilimsel
ve en güncel bilgileri tarafsız bir yorum ve anlaşılır bir dille kamuoyuna
aktarıyor. Sabri Ülker Vakfı, Bilim Bunu Konuşuyor’da genlerimizin besin tüketimi ve besin öğelerinin kullanımı üzerine etkilerini masaya yatırıyor.
Bireye özgü beslenme hastalıklardan koruyor!
Genetik özelliklerimiz anne ve babamızdan gelir. Ancak
atalarımızdan bize miras kalan özelliklerimiz de vardır ve buna kalıtım denir.
Genlerimiz, dış görünümüşümüzün yanı sıra beslenme alışkanlıklarımız, yaşam
tarzımız ve hastalıklara olan yatkınlığımızın da birbirimizden farklı olmasına
yol açar. Yani bir restoranda seçeceğiniz yemek bile genetiğinizden
etkilenebilir. Beslenmeyle ilgili bazı genler ve bu genlerde görülen
farklılıklar; bireylerde görülen şeker, kalp-hastalığı gibi kronik
hastalıkların görülme riski, hastalığın gelişmesi, ilerlemesi ve şiddetini de
etkileyebilir. Beslenmenin bireye özgü olması, hem sağlığın sürdürülmesi hem de
yetersiz ya da yanlış beslenme veya hastalıklara yakalanma riskini azaltmak
için önemlidir.
Genlerimiz Sağlığımızı Nasıl Etkiliyor?
Tükettiğimiz besinlerin sağlığımızı nasıl etkileyeceği
genetik özelliklerimize göre farklılık gösterebilir. Örneğin; aynı besinleri
aynı miktarda tüketen bireylerin bazılarının kan kolesterolü, kan yağları veya
ürik asit seviyeleri normal aralıklardayken bazılarınınki yüksek olabilir.
Beslenme alışkanlıkları ve fiziksel aktivite yoğunlukları benzer, aynı yaştaki
iki kişiden biri ideal vücut ağırlığındayken diğeri şişman olabilir. Bu
farklılıkların tümü bireyin genetik özellikleri ile beslenme durumu ve yaşam
tarzı arasındaki ilişkiden kaynaklanır.
Genetik farklılıklar besin gereksinimi de etkiliyor
Her insan birtakım hastalıklara genetik olarak yatkınlık gösterir. Bazı
hastalıklarda genetik yatkınlık söz konusu olsa da, savunma sistemimiz bu
hastalıkların ortaya çıkmasına engel olabilir. Örneğin ailesinde kronik
hastalık öyküsü bulunan bireylerde, bağışıklık sistemindeki zayıflık sonucu
vücuttaki denetimin azalmasıyla ilerleyen yaşlarda hastalıklar ortaya
çıkabilir. Bu hastalıkların ortaya çıkma riskini azaltmada bağışıklıkla
ilişkili olarak beslenme etkin rol oynar. Bireyler arasında genetik farklılıklar
ve çeşitlilik bulunması onların besin gereksinimlerini, beslenme durumlarını ve
dolayısıyla sağlık durumlarını etkiler. Az bir miktar besin alımı bazı bireyler
için riskliyken diğerleri için olmayabilir; tersine bazıları için yarar
sağlarken bazıları için zararlı olabilir. Bütün bu nedenlerden dolayı genetik
özelliklerimiz ve yaşam tarzımız ve sağlığımızı etkilediği için beslenme bireye
özgü olmalıdır.















