Enflasyonla mücadeleye kapsamında iş dünyasına fedakârlık
çağrısında bulunan Kaan şu şekilde konuştu:
Bizler uzun yolların yolcusuyuz. Zira hedefimiz büyük ve
meselemiz Türkiye’dir. Çünkü üzerinde var olduğumuz, bizlere şüheda kanıyla
emanet edilmiş bu topraklar, memleketimizdir. O yoksa bu dünyada aldığınız
nefesin bedeli de büyük olur.
Örneklerini görüyoruz.Dünyanın güç konjonktüründe dengeler
yeniden tesis edilirken Türkiye, hakkı olanı geri istiyor. Büyük hedefler,
büyük sorumluluklar ve elbette büyük fedakârlıklar ister. Bugün burada, böylesi
yürekli ve gönüllü insanlar, işte bu sorumluluğun bilinci ile toplandı.
Bizler, analizlerimizi ve doğru bildiğimiz hususları
devletimizle her vesile ile paylaşmaktan geri durmadık. Ekonominin,
üretim-yatırım-tasarruf sacayağına oturması şartı temel düsturumuzdur. Bunun
dışında, bizim bir temennimiz, daha doğrusu ısrarla savunduğumuz bir ilkemiz
var. İki konuda millileşme:
Üretimde, sermayede millileşme ve stratejik planlama
Ticarette millileşme ve paramızın değerini koruma
Bu ikilinin sıhhati sağlanırsa Türkiye’nin,yeni global
iktisadi mimari içinde hak ettiği payı almasının önünde hiçbir engel yoktur.
Biz, bu temenni için çalışırken, 11 Ağustos’ta Dolmabahçe’de, Sayın bakanımız
tarafından genel felsefesi çizilen yeni ekonomik anlayış, bizleri memnun etti
ve umutlandırdı.
Ardından açıklanan Yeni Ekonomi Programı ise Türkiye’nin
iktisadi anlamda paradigma değişimini gösterdi ve netleştirdi.
Enflasyon sarmalı, hedeflerimizin önünde bir pranga gibi
duruyor. Enflasyon, tek başına ekonomik bir olgu değil, sosyal kodlarımıza da
zarar veriyor. Değerini yitiren sadece para mı? Hayır! Alın teri, üretim azmi,
yatırım hevesi, gelecek umudu. Eriyen para değil, eriyen milli servetimiz
oluyor.
Bu nedenle, Enflasyonla Topyekûn Mücadele programı, bizim
zaviyemizde bir destek çağrısıdır. Bu topraklar ve bu millet, memleketimizdir.
Bizler, iş insanları olarak memleketimize varlığımızı borçluyuz. Şimdi
kendi varlığımızdan fedakârlık etme vaktidir.
Türkiye’nin büyük sermaye güçlerinden biri olan MÜSİAD,
üzerine düşen görevi yapmaya hazırdır. Ekonomi yönetimimizin enflasyonla topyekûn
mücadele kararlılığını sonuna kadar desteklediğimizi, verimli üreterek, israfı
önleyerek ekonomideki kısa süreli dalgalanmalara karşı sürdürülebilir, etkili
bir mücadele için bugünkü ekonomik şartları dikkate alarak, 2018 yılı sonuna
kadar devamında üyelerimizle elimizden gelen çabayı göstereceğimizi ifade etmek
istiyorum.
Türk milleti olarak bizler, hepimiz dava adamlarıyızdır.
Çılgın denmesinin bir sebebi de budur. Bizler inanırız ve harekete geçeriz.
Sonra önümüze setler çekilemez ama zarafeti de elden bırakmayız. Sözlerimi yine
kıymetli bir dava adamının, sözleri ile tamamlamak istiyorum: Su üstünde akan
yaprağa bakar gibi bakalım hayata. Ama azimli ama inatçı girişelim bu
seferberliğe. Bastırdığımız duyguların esiri olmadan…











