Zira “hem
çocuk hem de kariyer yaparım” ifadesinin vücut bulmuş halidir Zahide Eskici! Anadolu’da
düzenlenen birçok fuarda gözlerin aradığı bir isim olmayı nasıl başardı bu
kadın diyenler; ilkokul mezunu, çocuklu bir kadının çıkardığı 5 kitabı da
okumamış demektir. Köyde yaşaması sebebiyle doğaya ve sanata olan merakını edebiyata
olan ilgisiyle pekiştiren Eskici’nin şiir ve hikâyeleri Şelale, Alkış, Vesselam
ve Aydili gibi birçok edebiyat dergilerinde yayımlandı. 2003 yılında ilk eseri
olan Aşkın Gözyaşlarını okuyucusuyla buluşturdu. Gadasını Aldığım Şiirler ile
Gadasını Aldığım Hikâyeli Türküler ve Ağıtlar kitapları ise ününe ün kattı. Dördüncü
kitabı Köroğlu’nun Deli Tayı ile okurların dikkatini çekmekle kalmayıp
beğenilerini de kazanan yazar, Köroğlu’nun batı versiyonu öykülerini
Kahramanmaraş rivayetlerine dayandırarak anlatıyor. Şiirlerinden oluşan Gönül
Yongası isimli son kitabı ise şimdiden raflardaki yerini aldı.
Şiirlerini hem hece hem de serbest ölçüyle yazan Eskici’nin hece vezinli şiirleri bestelenecek kadar musikiye yakındır. Yöresinin sözlü kültürüne ve folkloruna oldukça hâkim olan başarılı yazar, sahip olduğu kültürel birikimi, öykülerine ve şiirlerine de yansıtır.
Bölgeye has sözlü eserleri, edebi araştırmalar ve gelecek kuşaklara aktarmada önemli bir kaynak olan Zahide Eskici, ünlü olup da kendi olabilen ve kendi kalabilen ender sanatçılarımızdan birisi! Zira onu farklı kılan özelliklerden birisi de katıldığı her platformda giydiği yöresel kıyafetler. Kitap fuarları, sosyal ve kültürel etkinlikler, televizyon programları, açılışlar… Evde nasılsa sosyal ve kültürel alanlarda aynı giyinen Eskici, adeta bölge kültürünün tanıtım elçisi vazifesi görüyor.















Peki şunu biliyor mu acaba bu sayfanın sahipleri ve takipçileri Bu meşhur yazar ve şair Ev kirasını ödeyecek bir işinin olmadığını Her ay ev kirasını ödemek için çırpındığını Ödeyemeyince oturup sadece ağladığını Faturalarını yatıramayınca elektriğinin kesildiğini Yetkililer biliyor mu Devlet Erkan’ı biliyor mu Sanmıyorum Ve çalışamayacak kadar hasta olduğunu Maraş’ta bu kaleme sahip çıkacak kelli felli bir babayiğit yokmu Adana kitap fuarında tanıdığım bu halk ozanı kalemin hikayesini dinleyince kahrolmuştum. Bir edebiyat öğretmeni olarak halk edebiyatımızın bu değerine Maraş’tan birileri el uzatması umudu ve dileği ile