Demirel’li erken emeklilik
Bilindiği gibi 1991 genel seçimlerinde, Süleyman Demirel
liderliğindeki DYP’nin seçim vaatlerinden biri olan 'emeklilik yaşının
düşürülmesi'yle birlikte çok sayıda sigortalı emeklilik hakkına kavuşmuş,
yüzbinlerce vatandaşımız 33 ile 35 li yaşlarda emekli olmuştu.
Gözler TBMM’de
Bir dönem SSK müdürlüğü de yapan Kemal Kılıçdaroğlu’nun
partisi CHP, TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu'na
başvurarak, “Emeklilikte yaşa takılanlara” ilişkin verilen kanun tekliflerinin
görüşülmesi ve bu kesimin sorunlarına çözüm üretilmesi için komisyonu
toplantıya çağırdı.
MHP Milletvekili sayın Arzu Erdem’in vermiş olduğu ve basına
da yansıyan kanun teklifinde çalışanların erken emekliliğine ilişkin
düzenlemeler yer alıyor.
Buna göre kadın ise 50 yaşını, erkek ise 55 yaşını doldurmuş
olması, kadın ise 20 erkek ise 25 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 5000
gün sayısını tamamlayanlara aylık bağlanması olduğunu buradan açıklamalıyız.
Yine 50-55 yaşlarının esas alınması halinde ise kısmi emekli aylığı bağlanabilmesi
için de kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmuş olması, 15 yıldan beri
sigortalı bulunması ve en az 3600 gün prim ödemesi gerekecek.
Emeklilik yaşını bekleyenlerin durumlarıyla ilgili
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ise, hükümetin gündeminde erken
emeklilik olmadığını ancak konunun Meclis’e taşınması halinde düzenlemelerin
içeriği ve maliyetlerini dikkate alarak değerlendirilebileceğini açıkladı.
Sonuç
Çalıştıkça emeklilik yaşının düşmesi en önemli sorunlardan
birisidir. Bana göre, emeklilik yaşının düşürülmesi kulislerinden ziyade sosyal
güvenlikte yaşanan bu hataların telafi edilmesi daha büyük katkı sağlar.
Benim kişisel görüşüm, kadınların 50 ve erkeklerin ise 55
yaşını tamamlayarak emekliliklerinin düzenlenmesinin ülkemiz için en uygun yaş
olduğudur. Ancak burada kişisel görüşlerden ziyade toplumsal çıkarlar
dikkate alınmalıdır. 4 milyondan fazla kişiyi ilgilendiren ve yasalaştığı
takdirde 3 ay içinde en az 2 milyon kişinin daha hemen emekli olacağı dikkate
alındığında yıllık bütçe yükünün yaklaşık 50 milyar TL olacağı dikkate
alınmalıdır.
Yine, kamuoyunun beklentisi olan meslek lisesi
stajyerlerinin borçlanma hakkı, 1.10.2008 öncesi vergi kaydı ve şirket
ortaklığı olup Bağ-Kur kaydı olmayanların borçlanma hakkı beklentileri olduğunu
da buradan hatırlatmak isterim.
Sosyal güvenlik sisteminde yapılacak radikal değişiklikler
tartışılıp, özümsenerek ve tüm sonuçları masaya yatırılarak yapılmalıdır. Aile,
Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanımız sn. Zehra Zümrüt Selçuk hanımın
himayelerinde akademisyen, ehil uzmanlar ve sendika temsilcilerinin
oluşturacağı kişilerle yapılacak çalıştaylarda her türlü siyasi baskı ve
beklentilerden uzak bir şekilde sosyal güvenlik sorunları ve erken emeklilik konusu tartışılmalıdır. Bu çalıştayların sonuçlarına göre ilerlenmesi çok daha
iyi olur.















