Özellikle çocuk kaçırma iddiaları ve isim listelerindeki Türk vatandaşları, Türkiye gündemini derinden sarstı.
İşte belgelerdeki Türkiye detaylarına dair merak edilen başlıklar:
Türkiye’den Çocuk Kaçırıldı mı? "1999 Depremi" İddiası
Belgelerde yer alan en vahim iddialardan biri, Epstein’ın uluslararası fuhuş ağına Türkiye, Çekya ve Asya ülkelerinden reşit olmayan çocukların dahil edildiğidir.
Sorgu Tutanakları: Mahkeme dosyalarındaki çapraz sorgu kayıtlarında, avukat Katherine W. Ezell'in, Epstein'ın ortağı Jean Luc Brunel ile iş birliği yaparak Türkiye'den çocuk kaçırıp kaçırmadığına dair sorular yönelttiği görülmektedir.
Deprem Bağlantısı: Sosyal medyada ve bazı siyasi çevrelerde, özellikle 1999 Gölcük Depremi sonrası kaybolan çocukların bu ağ tarafından hedef alınmış olabileceği yönündeki şüpheler, yeni belgelerle birlikte tekrar tartışılmaya başlanmıştır. Ancak bu konuda henüz resmi bir "ispat" sunulmuş değil, iddialar "bilgi ve inanç dahilinde" (upon information and belief) ibaresiyle dosyalarda yer almaktadır.
Belgelerde Adı Geçen Türk İsimler
Açıklanan belgelerde sadece kurbanlar değil, Epstein ile yolu kesişen bazı Türk vatandaşlarının da isimleri yer alıyor:
Refia Banu Küçükköylü: Epstein'ın özel uçağı "Lolita Express"in uçuş kayıtlarında adı geçen isimlerden biridir. Küçükköylü, konuya ilişkin yaptığı açıklamalarda isim benzerliği olduğunu veya iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek bağlantısını reddetmiştir.
Turabi Fırat: Uçuş listelerinde adı geçen bir diğer isim olan Fırat'ın, o dönemde bir otelde yönetici olduğu ve iş gereği o uçuşlarda yer almış olabileceği öne sürülmüştür.
Şamil Tayyar ve Siyasetin Tepkisi
Eski Milletvekili Şamil Tayyar, dosyaların açıklanmasının ardından yaptığı çağrıda bu meselenin bir "insanlık suçu" olduğunu vurguladı. Tayyar, Türkiye'den çocuk kaçırıldığına dair iddiaların devlet organları tarafından ivedilikle incelenmesi gerektiğini ve bu vahşete ortak olanların en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini belirtti.
Yeni ve Sarsıcı Bir İddia: Kabe Örtüsü (Kiswah)
Şubat 2026 itibarıyla sızan son belgelerde, İslam dünyasını ayağa kaldıracak bir detay daha ortaya çıktı. İddialara göre, Kabe'nin örtüsü (Kiswah) Epstein'ın çevresindeki bir ağ tarafından ele geçirilmiş ve bu kutsal emanet, güç ve nüfuz elde etmek amacıyla bir "sembol" olarak kullanılmıştır. Bu durum, Türkiye gibi Müslüman nüfusun yoğun olduğu ülkelerde büyük infial yaratmıştır.












