Açıklanan dosyalarda mağdurlara ait isimlerin sansürlenmemesi kamuoyunda tepkiye neden oldu.
ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche, Epstein soruşturması kapsamında 3 milyondan fazla yeni belgenin kamuoyuyla paylaşıldığını duyurdu. Ancak kısa süre içinde ortaya çıkan detaylar, sürecin yeniden gözden geçirilmesine yol açtı. Wall Street Journal’ın haberine göre dosyalarda yer alan 47 mağdurdan 43’ünün isimleri gizlenmedi. Belgelerde, istismara uğradıkları dönemde reşit olmayan 20’den fazla kız çocuğunun da tam adları yer aldı.
Bazı mağdurların isimlerinin yüzlerce kez tekrarlandığı dosyalarda, kimi kişilere ait adres bilgilerinin dahi açık şekilde bulunduğu belirtildi. Bu durum üzerine ABD Adalet Bakanlığı, mağdurların korunmasına yönelik yeni düzenlemeler yapmak amacıyla belgeleri geçici olarak erişime kapattı. Yetkililer, dosyalar yayımlanmadan önce isimlerin gizlenmesine yönelik çalışma yürütüldüğünü savundu.

Epstein, en küçüğü 14 yaşında olan çok sayıda kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanırken, 10 Ağustos 2019’da New York’taki Manhattan Metropolitan Cezaevi’ndeki hücresinde ölü bulunmuştu. Olay kamuoyunda uzun süre tartışılmış, intihar iddiası birçok kesim tarafından sorgulanmıştı.
Açıklanan dava dosyalarında Prens Andrew, eski ve mevcut ABD başkanları, siyasetçiler, sanatçılar ve iş dünyasından çok sayıda tanınmış ismin adı geçmişti. FBI ve ABD Adalet Bakanlığı ise yürüttükleri incelemelerde, Epstein’ın sözde bir “müşteri listesi” tuttuğuna dair kanıt bulunmadığını ve ölümünün intihar olduğu sonucuna varıldığını açıklamıştı.

Skandalın yankıları sürerken, Epstein Adası’ndan kurtulan bir kadının yaptığı açıklamalar da yeniden gündem oldu. Çocuk yaşta sistematik istismara maruz kaldığını anlatan kadın, yaşananların geniş çaplı bir insan ticareti ağı olduğunu ve yıllardır adalet arayışı içinde olduğunu ifade etti.















