Halk arasında ‘Sara
hastalığı’ olarak bilinen epilepsi, merkezi sinir sisteminden kaynaklanan ve
bilinen bir sebebe bağlı olmaksızın tekrarlayan nöbetlerle ortaya çıkan
nörolojik bir hastalık. Dünya nüfusunun yüzde 1’inde görülen ve her yaştaki
erkek ile kadının kapısını çalabilen epilepsi nöbetleri çok çeşitli olabiliyor.
Öyle ki bazı kişilerde nöbet sırasında birkaç saniye boş bakma ve hareketsiz
kalma gibi dalma nöbetleri yaşanırken, bazılarında ise bilinç kapanması, kollar
ve bacaklarda tekrarlayan istemsiz kasılmalar ile hırıltılı solunum gibi ağır
tablolar gelişebiliyor.
Güzel haber ise ilaçlarla veya ihtiyaç halinde cerrahi
yöntemle epilepsili hastaların çoğunda nöbetlerin kontrol altına alınabilmesi.
Tedaviler sayesinde hastalar iş ve sosyal hayatta aktif bir yaşam sürebiliyor.
Ancak toplumda ‘epilepsili hastalar diğer insanlar kadar akıllı değiller’,
‘Nöbet sırasında soğan koklatılmalı’ gibi epilepsi hakkında doğru sanılan
yanlış bilgiler hastaların yaşam kalitelerinin düşmesine, doğru tedaviye ulaşamamalarına,
hatta atak sırasında yapılan hatalı müdahaleler nedeniyle yaralanmalarına neden
olabiliyor. Peki epilepsi hastalarının hayatını kabusa dönüştürebilen yanlış
bilgiler neler? Acıbadem Bakırköy Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Ayla
Sifoğlu epilepsi hakkında toplumda doğru sanılan yanlışları anlattı,
önemli uyarılarda bulundu.
Yanlış: Epilepsi nöbeti geçiren herkes epilepsi
hastasıdır
Doğrusu: Epilepsi nöbetiyle epilepsi hastalığını
ayırmak gerekiyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Ayla Sifoğlu “Tek bir nöbet geçirmek
kişinin mutlaka epilepsi hastası olduğu anlamına gelmiyor”diyerek sözlerine
şöyle devam ediyor: “Nöbet, beyin hücrelerinin anormal ve aşırı elektriksel
aktivitesi nedeniyle ortaya çıkıyor ve geçici bir beyin fonksiyon bozukluğu
olarak nitelendiriyor. Bazı epileptik nöbetler ateş, kafa travması ile
enfeksiyon gibi başka bir tıbbi nedenle oluşuyor ve tekrarlamıyor. Ayrıca
senkop, kalp rahatsızlıkları veya duygusal temelli ataklar gibi epileptik
olmayan tablolar da gelişebiliyor. Epilepsi tanısı için genellikle en az 2 kez
tetiklenmemiş, yani enfeksiyon ve metabolik bozukluk gibi bir nedene bağlı
olmayan nöbet gerekiyor”
Yanlış: Epilepsi sadece çocuklarda görülür
Doğrusu: Bazı epilepsi tipleri sadece çocukluk çağında
görülmekle birlikte, daha önce sağlık sorunu olmayan yetişkin kişilerde de kafa
yaralanmaları, inme ve enfeksiyon gibi nedenlerle epilepsi nöbetleri
başlayabiliyor. Epilepsinin görülme sıklığı erişkinlerde yaşla artıyor ve 65
yaş üstü kişilerde neredeyse 10 yaş altı çocuklarda görüldüğü kadar sık
görülüyor.
Yanlış: Epilepsi ömür boyu devam eden bir hastalık
Doğrusu: Nöroloji Uzmanı Dr. Ayla Sifoğlu günümüzde
epilepsi hastalarının yaklaşık yüzde 80’inde nöbetlerin ilaç tedavisiyle
kontrol altına alınabildiğini belirterek şu bilgileri veriyor: “İlaç kullanan
hastalarda nöbet en az 2 yıl ortaya çıkmadıysa ilaçlar yavaş yavaş azaltılıp
kesilebiliyor. Ancak bazı hastalarda ilaçlar bırakıldığında nöbetler tekrar
görülebiliyor, bu durumda tedaviye yeniden başlanıyor. Ayrıca bazı epilepsi
türleri yaşla ilişkili oluyor ve yıllar içinde ortadan kalkıyor. Epilepsiye
Karşı Uluslararası Birlik (ILAE), en az 10 yıldır nöbet geçirmiyor ve en az 5
yıldır ilaç da kullanmıyorsa hastayı iyileşmiş kabul ediyor”
Yanlış: Epilepsi zihinsel bir hastalık ve epilepsili
insanlar diğer insanlar kadar akıllı değiller
Doğrusu: Epilepsinin zihinsel bir bozukluktan
kaynaklandığı yönünde doğru olmayan bir düşünce var. Oysa epilepsisi olan
kişiler de epileptik olmayanlarla aynı yetenek ile zekâya sahipler ve zorlayıcı
iş alanlarında başarılı olabiliyorlar.
Yanlış: Nöbet sırasında kişi dilini yutabilir veya
boğulabilir
Doğrusu: İnsanın dilini yutması fiziksel olarak
imkansızdır. Nöbet sırasında meydana gelebilecek en kötü şey, çene kaslarındaki
istemsiz kasılma nedeniyle kişinin dilini ısırması olabilir.
Yanlış: Epilepsi nöbeti geçiren hastaya soğan ve
kolonya gibi keskin kokular koklatılması nöbeti sonlandırır
Doğrusu: Epilepsi nöbeti geçiren kişilere koklatılan
soğan ve kolonya gibi şeylerin hiçbir yararı olmuyor, hatta hastanın solunumu
üzerine olumsuz etki yapabiliyor.
Yanlış: Nöbet geçiren ve çenesi kitlenen kişinin ağzını
açmak gerekir
Doğrusu: “Nöbet geçirmekte olan kişinin ağzını açmak
için zorlamak onun yaralanmasına neden olabiliyor” uyarısında bulunan Nöroloji
Uzmanı Dr. Ayla Sifoğlu şunları söylüyor: “Çene kasları istemsiz ve çok güçlü
kasıldığı için kaşık gibi bir şeyle zorlamak dudak- diş eti yaralanması ile diş
kırıklarına yol açabiliyor, hatta yardım etmeye çalışan kişinin parmaklarında
da yaralanma olabiliyor. Nöbet geçiren birine yardım etmek için etrafında
çarpıp yaralanabileceği eşya gibi şeyleri uzaklaştırmak, varsa gözlüğünü
çıkarmak, yan çevirerek ve mümkünse başının altına yumuşak bir şey koyarak
nöbetin sonlanmasını beklemek, nöbet birkaç dakikadan fazla sürerse 112 acil
yardım hattını aramak gerekiyor”
Yanlış: Epilepsili kadınlar hamile kalamazlar ya da
sağlıklı çocuk sahibi olamazlar
Doğrusu: Epilepsi genellikle kadının hamile kalma
yeteneğini etkilemiyor, çocuğun gelişimi üzerinde de çok az bir etkiye sahip
oluyor. Anne anti-epileptik ilaçlar kullanıyorsa, doğumsal kusurların ortaya
çıkma riski yüzde 2 ila 10 arasında seyrediyor. Ancak Nöroloji ve Doğum
uzmanlarının yakın takibiyle risk azalıyor ve bebeğin sağlıklı olma şansı çok
daha fazla artıyor.
Yanlış: Epilepsili kişilerin çocuklarında da epilepsi
olur
Doğrusu: Yaklaşık 100 kişiden 2'sinde, yaşamları
boyunca bir noktada epilepsi gelişiyor. Eğer babada epilepsi varsa bu oran
biraz daha fazla oluyor. Annenin epilepsisi varsa risk halen 100'de 5'ten daha
düşük oluyor. Her iki ebeveynde de epilepsi varsa, risk biraz daha yükseliyor.
Çoğu çocuk ebeveynden epilepsi miras almıyor, ancak bazı epilepsi tiplerinin
çocukta görülme olasılığı daha yüksek oluyor.
Yanlış: Epilepsi ile normal, aktif bir hayat yaşanamaz
Doğrusu: Epilepsi yaşam tarzını etkileyebiliyor, ancak
bu aktif bir yaşama engel olmuyor.Hastalar yaşam tarzında aşırı uçlardan
kaçınarak, hekim ile işbirliği yaparak ve tedaviye özen göstererek yaşamın her
kesiminde, örneğin iş hayatında bilim insanı, yönetici, politikacı, olarak veya
değişik sanat alanlarında her seviyede bulunabiliyorlar. Bunları her zaman fark
etmiyoruz çünkü çoğu insan, bugün bile, başkalarının ne düşüneceğinden
çekindiği için epilepsiden bahsetmiyor.















