ÖNDER Genel Başkanı Halit Bekiroğlu ve Yönetim Kurulu üyeleri, Üsküdar İmam
Hatip Mezunları ve Mensupları Derneği’nin (USİMDER), Üsküdar’daki yeni
binasının açılışına katıldı. ÜSİMDER Başkanı Murat Güngör ev sahipliğindeki açılışa
Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, ÖNCÜ Spor Genel Başkanı Yavuz Kurt,
Sadakataşı Derneği Genel Başkanı Kemal Özdal ile İSAM Genel Sekreteri Fahrettin
Ergün de iştirak etti.
Ülkeye savaş açtılar
Açılış öncesinde 28 Şubat’a ilişkin bir açıklama yapan Halit Bekiroğlu, 28
Şubat’ı ve bugüne dönük etkilerini değerlendirdi. 28 Şubatla birlikte ülkeye
topyekün bir savaş açıldığını belirten Bekiroğlu’nun açıklaması şöyle:
22 yıl önce 28 Şubat 1997 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti’ne kurulan bir
tuzak, yerli işbirlikçilerin gönüllü çaba ve gayretleriyle hayata geçirilmeye
çalışılmıştır. Görev ve yetki alanlarını aşan darbe heveslisi asker ve
bürokratlar, halkın iktidara layık görmediği siyasiler, faizden ve ranttan
beslenen iş ve ekonomi baronları, işçi ve memurun sırtından geçinen sendika
ağaları, topuk selamıyla “hazır ol” vaziyette bekleyen medya mensupları;
ülkenin seçilmiş hükümetine ve bin yıllık kadim manevi değerlerine her türlü
enstrümanla savaş açmıştır.
Kamusal alan ve irtica
Avrupa başkentlerinde ve okyanus ötesinde hazırlanıp onaylanan bu kirli
planın uygulamaya konulması ile birlikte tüm ülke sathında bir “cadı avı”
başlatılmıştır. Ancak cadı niyetine avlananlar başörtülü üniversiteliler, imam hatip okullarında okuyan gencecik kız çocukları, başörtülü memurlar, namaz kılan
asker ve bürokratlar olmuştur. 28 Şubatçı zihniyet, “İrtica” ve “kamusal alan”
diye uydurduğu iki kavram üzerinden, menfur niyetlerini uygulamaya engel
gördükleri herkesi bir şekilde bertaraf etmiştir. Öğrenciler okullarından,
askerler ordudan atılmış, kendileri gibi düşünmeyen hiçbir memura hayat hakkı
tanınmamıştır. Mütedeyyin iş adamları iflas ettirilmiş; milyonlarca insan,
kendi vergilerinden maaş alan darbeci asker ve bürokratlar tarafından horlanıp
hakir görülmüştür. Yüzbinlerce vatandaşımız yapılan zulüm ve haksızlıklardan
doğrudan etkilenmiş ve mağdur edilmiştir. Devletin etkili makamlarını ele
geçirip işgal etmiş bu bir avuç zalim, zulümlerinin 1000 sene sürmesi için kararlar
alıp planlar yapmıştır.
Direnen halk planları boşa çıkardı
Fakat acı çeken, horlanan, hakları elinden alınan ve hesapların dışında
tutulmak istenen Halk, inancı ve feraseti sayesinde tüm planları boşa
çıkarmasını bilmiştir. Gerek halk tarafından desteklendiği halde post modern
bir darbeye maruz kalan hükümet, gerekse akıl almaz uygulamalarla karşı karşıya
bırakılan millet nazarında, 28 Şubat süreci tarihin akışında bir nokta
mesabesinde görülmüştür. Hukuk tanımayan ve sivil olmayan darbecilerin beklentilerinin
ve planlarının aksine, dönemin kanaat önderleri ve millet, oyuna gelmeyip
mücadelesini hukuki zeminde ve sivil tepkilerle göstermiştir.
Medya ve sendikacılar yargı karşısına çıkmadı
Yaşanan çok derin sarsıntılar ve acılardan sonra yakalanan ilk fırsatta,
dönemin siyasetçileri halk tarafından cezalandırılıp siyasetin karanlık
sayfalarına ve sandıklara gömülmüştür. Yıllar sonra başlatılan davalarla
birlikte darbeci asker ve bürokratlar yargılanmış ve bir kısmı
cezalandırılmıştır. Ancak darbecileri destekleyen ve onlara akıl veren iş
adamları, medya mensupları, sendikacılar gibi unsurlar henüz yargı karşına
çıkmamıştır. O dönem haksızlığa uğrayan ve zulme maruz kalan insanımızın
haklarının ödenmesi ise ahirete kalmıştır.
Eğitim hayatımızı derinden etkiledi
28 Şubat’ı organize eden aklın Türkiye’nin üreten, güçlü ve lider bir ülke
olmaması için eğitim alanında attığı adımlar zannedildiğinden daha etkili ve
derin olmuştur. Geride kalan yirmi yılı aşkın bir sürede, gerek meslek liseleri
alanında gerekse din eğitiminde yaşanan sıkıntılar, darbecilerin uzun vadeli
sinsi planlarının kısmen tuttuğunu göstermektedir. Meslek Liselerini ve İmam
Hatip Okullarını, aldıkları akıl almaz kararlarla kapanma noktasına getiren
darbeci zihniyet; yerli ve milli bir üretimin önünü tıkamış, gençlerimizi
manevi değerlerinden ve özünden koparmıştır. Gösterilen onca çaba ve gayrete
rağmen bu tıkanma açılamamış ve bağ tam manasıyla onarılamamıştır.
Ödenen bedellerle atlatıldı
28 Şubat post modern darbe sürecinde; Türkiye’nin daha adil, daha sivil,
daha müreffeh ve daha özgür bir ülke olması için kendi mevziisinde mücadele
veren ve bedel ödeyen genç-yaşlı, kadın-erkek her ferdi, çok tarihi bir görevi
yerine getirmiştir. Bugün özellikle haklar ve özgürlükler alanında elde edilen
kazanımlar, onların çabalarının sonucudur. Bu vesileyle darbe sürecine direnen,
mücadele eden herkese şükran borcumuz vardır. O gün vermiş oldukları mücadele
ve kararlılığı minnetle anıyor ve onları saygıyla selamlıyoruz.
Ümit ederiz ki; devletin güçlü bir şekilde devamına ve milletin dinini
özgürce yaşamasına kasteden 28 Şubat benzeri süreçler bir daha yaşanmaz















