Aşiretler, boyun altında ancak cemaatin üzerinde yer alan gruplar olup, güçlü akrabalık bağları ve ortak çıkarları olan kişilerden oluşuyordu. Mevsimlerin değişimine göre hareket eden bu topluluklar, kış aylarında şehir ve kasabalara yakın yerleşim alanlarında bulunurken, yaz aylarında serin yaylalara göç ediyorlardı. Geçimlerini çoğunlukla hayvancılıkla sağlayan aşiretler, kışlaklarda temel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tarımla da uğraşırlardı.
Aşiretler, coğrafi konumlarına göre Türkmen ve Yörük olarak ikiye ayrılır. Kızılırmak’ın doğusunda kalan topluluklara Türkmen, batısında kalanlara ise Yörük denir. Maraş, Elbistan ve çevresinde yaşayan Dulkadirli Türkmenleri için bu iki terim bir arada kullanılmaktadır.
Dulkadirli Ulusu’na bağlı cemaatlerin idari açıdan en büyük birimi taifedir. XVI. yüzyılda Dulkadirli Ulusu’na bağlı taifelerden biri de Araban Taifesi’dir. Günümüzde Gaziantep’e bağlı Araban ve çevresi, bu taifeye bağlı aşiretlerin yaşam alanı olarak bilinir.
1580 tarihinde Araban Taifesi; Alagözlü, Budak Fakihlü, Deliklü, Hudud, Kara Yağmurlu ve Müfiklü olmak üzere altı aşiretten oluşuyordu. Bu aşiretler Andırın, Kadirli, Kozan ve Güvercinlik taraflarında kışlaklarını kurarken, yaz aylarını Elbistan civarındaki yaylalarda geçiriyordu.
Aşiretlerin vergi nüfusu 1035 nefer, 828 bennak, 184 mücerred, 21 sipahi ve 1 kethüda olarak kaydedilmişti. Ödediği vergi miktarı ise 20.235 akçe olarak belirlenmişti.
Araban Taifesi, Dulkadirli Türkmenlerinin Osmanlı dönemindeki sosyal ve ekonomik yapısına ışık tutan önemli bir topluluk olarak tarih sahnesinde yer almaktadır.













