1504 yılında Akkoyunlu hükümdarı Mirza Elvend Han'ın ölümünden sonra, Alaüddevle Bey'in emriyle Güneydoğu Anadolu'daki Akkoyunlu topraklarını düzenlemek üzere Diyarbakır'a gönderilmiştir. Abdurrezzak Bey ve oğlu Ahmet Bey, Diyarbakır, Mardin ve Hasankeyf kalelerini ele geçirerek Silvan, Savur, Egil, Selim Kalesi, Sincar ve Cezire-i Mevsil'e kadar ilerlemişlerdir.
Ancak 1515 yılında gerçekleşen Turnadağ Savaşı'nda Osmanlılar, Dulkadirli beylik güçlerine ağır bir yenilgi vermişlerdir. Abdurrezzak Bey, bu savaş sırasında Osmanlılar tarafından esir alınmıştır. Savaşın ardından Osmanlılar, Dulkadir Beyliği'nin başına Şehsuvaroğlu Ali Bey'i getirmişlerdir. Abdurrezzak Bey'in oğullarından biriyle birlikte Memlüklere sığınmıştır.
Memlüklerle olan ilişkileri düzeltmeye çalışan Şehsuvaroğlu Ali Bey, Kansu Gavri tarafından Abdurrezzak Bey'e karşı kışkırtılmıştır. Kansu Gavri, Abdurrezzak Bey'e mali destek sağlayarak onun güçlenmesini sağlamıştır. Abdurrezzak Bey, 18 Mart 1516'da Kahire'den ayrılarak Şehsuvaroğlu Ali Bey'e karşı harekete geçmiştir. Ancak bu sırada Yavuz Sultan Selim'in Suriye seferi başlamıştır ve Abdurrezzak Bey, Mercidabık Savaşı'nda Osmanlı ordusu karşısında mağlup olmuştur. Abdurrezzak Bey, bu savaşta Osmanlılar tarafından esir alınmıştır ve Köstendil Sancakbeyliği'ne getirilmiştir.
Bazı kaynaklar, Abdurrezzak Bey'in Köstendil görevinde iken 1516 yılında vefat ettiğini iddia etse de, daha sonraki gelişmeler bu bilginin yanlış olduğunu göstermiştir. Abdurrezzak Bey'in hayatının daha sonraki dönemlerinde, Şehsuvaroğlu Ali Bey'e karşı yeniden harekete geçtiği ve Elbistan, Maraş gibi bölgeleri ele geçirdiği haberleri yayılmış, ancak bu bilgilerin doğru olmadığı anlaşılmıştır. Mehmed Süreyya'nın verdiği bilgiye göre, Şehsuvaroğlu Ali Bey'in vefatından sonra (1522), Abdurrezzak Bey'in de vefat ettiği kaydedilmiştir.















