Yapı arşiv belgelerinde; Gani Yusuf Zâde Ahmet Paşa Camii,
Ahmet Paşa Camii ve Divanlı Camii isimleriyle zikredilmiştir. Yapı günümüzde
“Divanlı Camii” ismiyle tanınmaktadır.
Bazı onarımlarla günümüze gelen cami, orijinal özelliğini
önemli ölçüde korumaktadır. Tamir kitabesine göre cami; 1210/1795 yılında
meydana gelen depremde yıkılmış, 1211/1796-97 tarihinde de halkın yardımıyla
tekrar yapılmıştır. Diğer tamir kitabesine göre, 1319/1901-2 yılında Şirikci
zâde Hacı Süleyman tarafından tamir ettirilmiştir. cami daha sonra 1965, 1986
ve 2014 yıllarında da onarım görmüştür.
Ahşap tavanlı camiler grubuna giren yapı; dıştan 16.80 x
18.00 m. boyutlarında harim, kuzey tarafına yerleştirilen 4.30 x 15.90 m.
ölçülerinde üç gözlü son cemaat yeri ve harimin kuzeydoğu köşesinde yer alan
iki şerefeli minareden oluşur. Minare, cümle kapısı, paye, kemer ve mihrapta
sarımtrak renkte ince yonu taş; avlu kapılarında iki renkli taş; örtü
sisteminde ahşap malzeme kullanılmıştır. Yapı dıştan kırma sac çatı ile
kapatılmıştır.
Son cemaat yeri üç gözlü olup sivri kemerler köşelerde duvar
payesine, ortada dikdörtgen kesitli iki payeye istinat etmektedir. Bu mekân üç
kemerle kuzeye, birer kemerle doğu ve batıya açılmaktadır. Güney duvarında,
cümle kapısının iki yanına simetrik olarak yerleştirilen iki mihrabiye
bulunmaktadır.
Harim kısmına, kuzey duvarının ortasında ve doğu duvarının
kuzey köşesinde açılan basık kemerli iki kapıdan girilir. Harim kısmının örtü
sistemi ahşap işçiliğinin değişik bir tasarımını yansıtmaktadır. Ahşap tavan,
ortada birbirlerine Bursa (sepet kulpu) tipi kemerlerle bağlanan dört payeye,
yanlarda kaş kemerler yardımıyla duvarlara istinat etmektedir. Payelerin alt
kısmı haçvarî biçiminde kesme taştan, üst bölüm ise sekizgen kesitli bağdadî
tarzında ahşaptan yapılmıştır. Haçvarî ve bağdadî tarzındaki payeler profilli
silmeli başlıklara sahiptir. Ahşap tavan; merkezde iç bükey silmeli sekizgen
derin bir kasnak ve düz örtü, yanlarda oval madalyonlarla bezeli düz örtü,
köşelerde de daire biçiminde çubuk silmelerle dekore edilen düz örtüyle dikkati
çeker. Böylece bu yapıda; dört yarım kubbeli ve dört köşe kubbeli merkezî
planlı cami şemasının, ahşap düz örtü ile tekrarlanan geç bir uygulaması
karşımıza çıkmaktadır. Caminin ahşap tavanı, kemerleri ve sekizgen kesitli payeleri
bağdadî tarzında yapılarak alçı ile sıvanmıştır. Böylece örtü sistemine kâgir
bir görüntü verilmeye çalışılmıştır. Ahşap tavan, üstten kırma sac çatıyla
kapatılmıştır.
İç mekâna aydınlık duvarlarda açılan toplam yirmialtı (26)
pencereyle sağlanmıştır. Kesme taş mihrap kıble duvarının ortasına
yerleştirilmiştir. Mihrabın batı tarafında yer alan sekiz basamaklı ahşap
minber, orijinal değildir.
Harim kuzey tarafına yerleştirilen 3.30 x 10.80 m.
ölçülerindeki ahşap mahfil, yanda duvarlara, önde payelere istinat etmektedir.
Mahfile, kuzey duvarındaki cümle kapısının iki tarafına simetrik olarak
yerleştirilen ve duvar içinde yükselen “L” biçiminde onbirer (11) basamaklı taş
merdivenlerden çıkılır. Bu mekân, “Paşa Mahfili” olabilir.
Kesme taştan iki şerefeli yapılan minare, harimin kuzeydoğu
köşesine yerleştirilmiş ve son cemaat yerinin doğu kemer gözünü kısmen
kapatmaktadır. Kahramanmaraş’taki tarihî camilerde iki şerefeli minare sadece
bu yapıda görülmektedir. Yapı genelinde sade inşâ edilmekle beraber, dikkâti
çeken bezemeler minare ve mihrapta görülür. Camide inşâ, tamir ve duâ
kitabeleri bulunmaktadır.
Caminin 24 Safer 1280/10 Ağustos 1863 tarihli vakfiyesi esas
alınarak, 23 Şaban 1324/12 Ekim 1906 tarihinde düzenlenen bir vakfiye sûreti
bulunmaktadır. Bu belgeye göre camiye; 1 ev, 2 bahçe ve Bağrıaçık Hanı
vakfedilmiştir. Bahçelerin yıllık gelirinin 500 kuruş olduğu belirtilerek,
vakıflardan elde edilen paranın caminin tamirine ve cami görevlilerine sarf
edilmesi istenmektedir.
5 Şevval 1324/22 Kasım1906 tarihli Maraş Şer’iye Sicili’nde,
Pabuçcu Çarşısı’nda vaki 3.000 kuruş kıymetindeki 1 köşger dükkânının camiye
vakfedildiği kayıtlıdır.
(Kaynak: kahramanmaraş Ansiklopedisi)















