Binaların tüm kontrol sistemlerinin ele geçirilebileceği uyarısında
bulunan ESET Kıdemli Güvenlik Araştırmacısı Stephen Cobb, bina otomasyonsistemlerini hedef alan zararlı yazılımlara “Siegeware” yani kuşatma yazılımı
adını verdi.
“X adresindeki binanızın tüm kontrol sistemlerini ele geçirdik ve 24 saat
içinde Bitcoin karşılığı olarak 50 bin dolar ödemezseniz binayı üç gün boyunca
kapalı tutacağız.” ESET Güvenlik Araştırmacısı Stephen Cobb’a göre,
bina yöneticinizin telefonuna ulaşacak böyle bir mesaj artık hayal değil.
Cobb, “Böyle bir mesaj alan biriyle tanıştım ve bu bir
aldatmaca değildi. İlgili bina yöneticisi, cesurca bir hareketle saldırganlara
ödeme yapmayı reddettiğinde hedeflenen binanın kullanımı gerçekten altüst oldu”
diye konuştu.
Siegeware gerçektir
“Bir binanın yazılımla olan bağını suistimal etmek, artık siber suçluların
gündemindedir” tespitini yapan Stephen Cobb, bu amaçla kurgulanan
zararlı yazılımlara da özel bir isim verdi: Siegeware.
Stephen Cobb, “Tecrübelerime göre farklı saldırı türlerine isim vermek,
onların farkındalığını yaymaya ve onlara karşı savunma çabaları oluşturulmasına
yardımcı olmaktadır. Bu nedenle bu saldırı türüne Siegeware denilmesini
öneriyorum” diyor. Siegeware yani kuşatma yazılımı, fiziksel
tesislere erişimi tehdit etmek için ekipman kontrol yazılımlarının kötüye
kullanılması esasına dayanır.
Yeni bina ve plazaların neredeyse hepsinde Bina Otomasyon Sistemi (BAS
-Building Automation System) adı verilen sistemler kullanarak ısıtma,
iklimlendirme, havalandırma, yangın alarmları, ışıklandırma ve güvenlik gibi
pek çok özellik uzaktan kontrol edebiliyor. siber suçlular tam da bu uzaktan
kontrolü istismar etmeye odaklanıyor.
Siegeware sorunu 2019'da ne kadar yaygınlaşacak?
ESET Kıdemli Güvenlik araştırmacısına göre bu, meydana gelen olayların kolluk
kuvvetleri tarafından ne kadar ilgiyle incelendiği, kaç kurbanın ödeme yapmayı
reddettiği ve suçluların ne kadar fırsat bulabileceği gibi birçok faktöre bağlı
olacak.
Stephen Cobb, şu tespitleri yapıyor: “Şu anda pek çok farklı BAS
sistemlerinden birini hedeflemek üzere araştırma yapan bir suçlu, yalnızca
Amerika Birleşik Devletleri’nde 30 bine yakın hedef tespit edebilir. Bunlar,
bir web tarayıcısına girildiğinde BAS giriş ekranları üretebilen IP
adresleridir. Saldırgan için bir sonraki adım, bu tip bir sistem için geçerli
olabilecek varsayılan kullanıcı adı ve parolaları denemektir.”
Riski görmek için özel hayal gücüne ihtiyaç yok
ESET Araştırmacısı sözlerini şöyle sürdürüyor: ”Çoğu kuruluş bu kadar
korumasız olmasa da üstünkörü bir arama bile, ABD'de BAS giriş bilgilerini
afişe ederek suistimal edilmelerine yol açan pek çok klinik ve hastanenin yanı
sıra sayısız okul ve üniversite, hatta bazı bankaların bulunduğunu ortaya
koymaktadır. Burada olasılıkları görmek için özel hayal gücüne sahip bir suçlu
olmanıza gerek yok. Kötü amaçları, bir binanın zayıf şekilde korunan uzaktan
erişim yazılımıyla bir araya getirdiğinizde siegeware, gerçekleşmesi yüksek bir
ihtimal haline gelmektedir.”
Peki, tüm bunlar nereye doğru gidiyor?
Cobb’a göre “Şu an çalıştığınız binadaki tesis otomasyonunun durumunu
belirlemek için iyi bir zaman. Herhangi bir seviyede otomasyon var mı? Varsa
bina otomasyon sistemine erişim nasıl korunuyor? Bir siegeware saldırısı
olasılığı konusunda endişeleriniz varsa, sizin binanızda BAS için uzaktan
erişim olup olmadığını öğrenmek amacıyla etrafa sorular sorun. Sonra ne kadar
iyi korunduğunuzu bulmaya çalışın. Siegeware saldırı riskini azaltmak isteyen
kuruluşlar için gerek ABD’de, gerek başka ülkelerde bol miktarda tavsiye ve
kaynak bulumak mümkün.”
Saldırı vektörü olarak IoT'nin geleceği
Elbette otomatikleşme sadece binalar, ofisler ve fabrikalarla sınırlı
değil. Birçok ev sahibi, nesnelerin interneti (IoT) cihazlarının
etkinleştirdiği ev otomasyonunu benimsiyor. ESET uzmanları, bu konuları 25 – 28
Şubat 2019 tarihleri arasında Barcelona'da gerçekleştirilen Mobil Dünya
Kongresi’nde de mercek altına alıyor.















