Dünyanın her
köşesinden şirketler, çalışanlarının dijital dağınıklığı önleme
sorumluluklarını bilmemesi nedeniyle verilerini korumakta zorlanıyor.
Dijital belge ve dosya sayısının artmasına rağmen bunların
nasıl yönetileceğinin düşünülmemesi güvenlik sorunlarına yol açıyor.
Kaspersky’nin hazırladığı “İş yerlerindeki dijital dağınıklığı düzeltmek”
başlıklı küresel raporda, iş yerlerindeki dijital dağınıklığın oluşması ile
buzdolabı düzenlemek gibi insan alışkanlıkları arasında bir bağ bulundu.
Yapılan araştırmada, buzdolabının düzenli olduğunu söyleyen on kişiden dokuzu
(%95) dijital çalışma hayatı için de aynı şeyi söyledi.
Dijital dağınıklık; şirketin tamamen göremediği veya nasıl
saklandığı ve kimlerin erişebildiği konusunda kontrol sahibi olmadığı, işle
ilgili dosya, belge ve verilerden oluşuyor. Çalışanların %72’sinin kime ait
olduğu anlaşılabilen belgeleri veya hassas verileri iş yerinde sakladığı
düşünüldüğünde, bir güvenlik riskinin ortaya çıktığı görülüyor. Bu belge ve
veriler sızdırıldığında şirketlerin, çalışanların ve potansiyel olarak
müşterilerin itibarına veya maddi durumuna zarar gelebiliyor.
Dijital dağınıklıkla mücadele şirketler için zorlu bir
süreç. Bunun en önemli adımlarından biri ise bu dağınıklıktan kimlerin sorumlu
olduğunu bulmak. Çalışanların yaklaşık dörtte üçü (%71), e-postalara, dosyalara
ve belgelere kimlerin erişebileceğinden sorumlu olan kişilerin kendileri değil
de yöneticiler ve BT veya güvenlik ekipleri olduğunu düşünüyor. BT ve güvenlik
ekipleri çalışanların dosya ve klasörlere erişimini kontrol edebilse de bu
insan hatasının tamamen önüne geçemiyor. Kazara veya isteyerek, çalışanlar
erişim bilgilerini iş arkadaşlarına veya şirket dışındaki kişilere verebiliyor
veya yeni ortak çalışma araçları ile BT yöneticilerini atlatabiliyor. Aynı anda
birden fazla belge üzerinde çalışan kişilerin tümü, dijital dağınıklığa yol
açabilecek hareketlerden kaçınma sorumluluğunu taşıyor.
Rapora göre, çalışanların günlük yaşantısındaki
alışkanlıklar ile dijital dağınıklık arasında bir ilişki bulunuyor. Buzdolabını
düzenleme alışkanlığına sahip olanların çoğunun dijital yaşantılarının da
düzenli olduğu görülüyor. Tatilden önce buzdolabını yeniden düzenleyenlerin
%88’i iş dosyalarını da düzenliyor.
“Veri miktarı katlanarak arttıkça, şirket yöneticileri de
dijital dağınıklığın ve beraberinde getirdiği güvenlik risklerinin farkına
varmalı.” diyen kaspersky Global Satışlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Maxim
Frolov, sözlerini şöyle sürdürdü: “Buzdolabınızı düzenli tutmanız güvenlik
açıklarına karşı koruma sağlamayabilir fakat aynı alışkanlıkları dijital
dağınıklığı önlemek için de kullanırsanız siber tehditlere karşı daha dayanıklı
olabilirsiniz. Çalışanlara dijital varlıklarını en iyi şekilde nasıl
yönetecekleri gösterilmeli. Bunun yanı sıra basit fakat etkili bir koruma
yöntemi olan “Karmaşıklığı artırma, azalt.” anlayışı benimsenmeli.”
Kaspersky, dijital dağınıklığın kurbanı olmak istemeyen
şirketlere şunları öneriyor:
- · Çalışanlarınızı eğitin. Kaspersky Automated
Security Awareness Platform gibi hizmetler üzerinden çalışanlara günlük
işlerinde uygulayabilecekleri pratik beceriler kazandırmak çok önemlidir.
- · Siber güvenlik kurallarını uygulamanın ne kadar
önemli olduğunu çalışanlara düzenli olarak hatırlatın. Örneğin bunun için ofise
posterler asabilirsiniz. Böylece, edinilen siber güvenlik becerilerinin
kaybolmasını önleyebilirsiniz.
- · Kurumsal bilgilerin güvenliğini sağlamak için
önemli verilerin yedeğini alın, kapatılmamış açıklardan kaçınmak için BT
ekipmanlarını ve uygulamalarını düzenli olarak güncelleyin.
- · Sade yönetim özelliklerine ve kanıtlanmış koruma becerilerine sahip, küçük ve orta ölçekli işletmeler için özel olarak hazırlanmış, Kaspersky Endpoint Security Cloud gibi bir güvenlik çözümü kullanın.















